20 Ağustos 2013 Salı

0 kan grubuna göre beslenme

0 kan grubuna göre beslenme


0 kan grubu avcı olan, ilk atalarımızın kan grubudur ve bu güne kadar bu özelliğini korumasını bilmiştir...
Öncelikle kan grubu saptamasının, tıpta, kanın içindeki antikorların değerlendirilmesiyle harflendirildiğini ve Rhesus değerinin de bu kan grubu saptamasından bağımsız olarak, Rh+ yada Rh- olarak değerlendirildiğini belirtelim... Buna göre, bu iki değerin kanları birbirine hiç bir zaman uyuşmamaktadır!.. Eğer yanlışlık sonucu verilirse, ''yapışma'' denilen çok tehlikeli bir durum ortaya çıkar... Örneğin; Rh- kan, Rh+ kanda, reaksiyona girip, ''aglutin'' denen, Rh+ kanın alyuvarlarına yapışıp onları yok eden bir durumu ortaya çıkarır. Yeni doğan çocuklarda ortaya çıkan ''Hemolitik Hastalık'' denen bu alyuvar hastalığıda, yukarıdaki nedenlere ve anne ile babanın kan grubu uyuşmazlığına dayanır!...
İlk hominid (insansı) tür olan Australopithecus'un, bundan 2-3 milyon yıl önce Afrika savanlarında ortaya çıktığı söylenir... Bunları, Robutus ve Africanus formlarının izlediği ve insana en yakın olarak da, Australopithecus Africanus'un olduğu söylenir... Bu insansı; yaklaşık 60kg ağırlığında, 1, 60 cm boylarında, ilkel kaba taş aletler yapabilen, avlanan, bir varlıktı. Olası olarak da konuşmaya başlamıştı... Sonraki zamanlarda, Almanya'nın Neander vadisinde, 130.000-30.000 yıl önce yaşamış, ilk modern insana benzeyen, Homo sapiens özelliklerini taşıyan, Neandertal insanına ait fosil ve kalıntılar ve aletler ele geçti!... Bu insansılar, mağarada yaşıyor, alet yapıp kullanıyor, avlanıyor ve ölülerini törenle gömebiliyorlardı!...
Güney Fransa'da 90.000 yıl öncesine ait, modern insana en yakın insansı olan, Cro Magnon 'lara ait fosillere ulaşıldı... İlginç bir şey vardı: Bu iki insansı türü bir dönemde ve arada yaşamış olmalarına rağmen, insanlığın modern gen havuzuna katkı sunan Cro Magnon'lar olmuş, Neandertal insanı hiç bir katkı sunmadan insanlığın tarihinden çekilmişti!... İsa'dan 45.000 yıl önce, dünya sahnesinde etkinliğinin başladığı söylenen bu tür; insan ırkını en tehlikeli canlı yapmış, varolan dünya gıda halkasının en üst pozisyonunda, acımasız bir avcı olarak varlığını sürdürmesini sağlamıştır... Yaptıkları av aletleri, onlara fiziksel güçlerinin ötesinde büyük katkılar sunup, diğer canlılar karşısında gücün ve üstünlüğün, onların tarafında olma şansını doğurmuştu...
İşte bu ilk avcı atalarımızın taşıdığı kan grubu , '' 0 '' dı..
J. D'Adamo bu konuya özetle şöyle yaklaşmaktadır: ''... Bugün bu kan grubunu taşıyan insanlar, onların metabolik olarak genetik mirasını da taşırlar!... Bu kan grubuna sahip olan insanlar, genelde, et oburdurlar, dayanıklı bir sindirim ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahipdirler... Fiziksel etkinlikleri yoğundur ve bu sayede gerilime karşı iyi bir savunma veren bünyeleri vardır... Ve dinç ve de enerjik kalabilmek için, verimli bir metabolizmaya ihtiyaçları vardır...''
0 grubu insanları, az yağlı hayvansal protein ağırlıklı beslenir ve bunu uygun bitkisel besinlerle desteklerlerse ve de düzenli ve yoğun bir egzersiz programı uygulayabilirlerse, sağlam ve güçlü bir fiziki yapıya ulaşabilirler...O zamanki varolan yaşam biçimi, 0 grubunu ihtimalen yumuşak bir şekilde Ketosis'e geçmeye yönlendirmiş, bu süreçde av kaynaklı, yüksek yağlı bir protein ve toplayabildikleri meyve ve bitkilerden aldıkları düşük yoğunlukta karbonhidrat içeren bir beslenme biçiminden oluşmuştur... Protein ve yağlar, vücudun glikoz düzeyini sabitleyebilmesi için, ketonlara dönüştürülmüştür!... Bu Ketosis'i oluşturan süreçde, aynı düzeyde devam eden fiziksel bir aktiviteyle kalori tüketimi arasında kurulan denge sonucu, avcı atalarımızı, soyunun sürdüren, basit, sıska ve güçlü bir av mekanizmasına dönüştürmüştür... Ve herhalde kan şekeri düzeyleri de, 50-60 arasında seyretmekteydi!...
Günümüz beslenmesinde, etçi, 0 grubuna da; mutsuz, hormonlu, antibiyotikli, çok yağlı hayvanların etlerini atalarımız gibi tüketmeleri önerilmez!... Bu gün bol miktarda ''doymuş yağlar'' içeren, kalp, damar hastalıkları ve kansere kapı açan bu hayvansal proteinlerin tüketilmesi önerilmez!... Her türlü hayvansal yağın; kırmızı ette, beyaz ette de olsa, en az tüketilmesine çalışılmalıdır!... Mümkünse doğal güneşli ortamlarda yaşayan ve doğada beslenen, mutlu hayvanların etleri tercih edilmelidir!...
0 grubu olarak süt ve tahıl ürünlerini rahat sindiremezler... Bu gün bile metabolizmaları bu işe tam yatkın değildir...
0 grubu, buğday ve baklagiller tüketimini azaltarak, kilolarını dengede tutabilir ve bu tüketimi en düşük düzeyde tutarlarsa, sağlıklı bir şekilde, kilo da kaybedebilirler!... Çünkü 0 grubunun kilo alma nedenlerinden en önemlisi (aşırı tüm beslenme şekilleri dışında), buğday ve buğday içeren tüm ürünlerde yüksek düzeyde bulunan glutendir!...
Gluten, yukarıda söz ettiğimiz, Ketosis durumunu, metabolizmada ters yönde çalıştırır!... Gluteni tüketmek arabanıza yanlış oktanlı benzin koyarak kullanmanıza benzer... Sizin enerjikliğinizi, glütendeki ''lektinler '' etkiliyerek, ensülin metabolizmanızı engelleyip yavaşlatarak verimli kalori kullanımını engellerler...
Gene bazı fasulye türleri (taze fasulye hariç), mercimekler de, vücut kaslarını bazik hale getiren ''lektinler'' içerirler ve bu durum kasları güçsüzleştirir... Halbuki 0 grubunun kasları biraz asidiktir ve bu durum, kalori yakımını teşvik edip, onları canlı tutar!...
0 grubunun genel olarak, Troid hormonları düşük düzeylerde olmaya yatkındır... Bu tıpsal anlamda, Hipotroidizm olarak tanımlanır. Bu gruptaki genel yatkınlık, troid hormonunu denetleyebilen, iyotu üretmeme yönündedir!... Hipotriodizmin göstergeleri; vücutta sıvı birikimi, kilo alma, halsizlik ve kas kaybı olarak ortaya çıkar ki buna dikkat edilmelidir...
Kilomuzu 0 grubu olarak kontrol etmenin en önemli yolu; yağsız et tüketimine ve yararlı bitki ve meyvelere yönelmek, mevcut porsiyonları kabul edebileceğiniz en alt düzeye indirmek, metabolizmalarını engelleyen yiyeceklerden örneğin; ekmek, makarna, süt, yoğurt ve peynir çeşitleri (çokta sevseler!...) elden geldiğince uzak durarak, yararlı olan yiyeceklerle ölçülü bir değiş tokuşa gitmekten geçmektedir!...

0 kan grubunun ilk bölümünde genel hatlarıyla 0 kan grubunu açıklamaya çalışmıştık. Gene J.Adamo'nun düşünce ve görüşlerine fazla yorum katmadan devam edelim:
0 grupları, yaşam çizgilerini iyi yönde geliştirebilmek için, kendilerine yarar sağlayan gıdalara, ağırlıkla önem vermeli, bazı zarar verici gıdaların etkilerden kurtulmak içinde ,sakıncalı olarak tanımlananları tüketmemeye çalışmalıdırlar.

HANGİ GIDALAR KİLO ALMAYI DESTEKLİYOR?

Buğday Gluteni:
Ensülinin etkisini azaltıp engelliyor, metabolizmamızı yavaşlatıyor.

Mısır : Ensülinin etkisini azaltıp engelliyor, metabolizmamızı yavaşlatıyor.

Kuru fasulye : Kalori kullanımını azaltıyor.

Mercimekler : Metabolizma düzenini bozuyor.

Lahana : Troid hormonu oluşumunu engelliyor.

Karnabahar : Troid hormonu oluşumunu engelliyor.

Brüksel Lahanası: Troid hormonu oluşumunu engelliyor.


HANGİ GIDALAR KİLO VERMEYİ DESTEKLİYOR?.

Deniz ürünleri, katkısız iyotlu doğal tuz, kelp:
Doğal İyot içeriyor, troid hormonu üretimini çoğaltıyor...

Karaciğer: B vitamini kaynağı, metabolizmaya katkı sunuyor...

Yağsız kırmızı et: Metabolizmaya destek veriyor...

Brokkoli, ıspanak: Metabolizmaya destek veriyor...

ETLER:
Çok yağlı olmamak koşuluyla eti, porsiyonlara özen göstermek kaydıyla bolca tüketebilirsiniz,.ancak bazı etler de size zarar verebilir!..
.Erkeklerde et porsiyonları, 120-180 gramı, kadın ve çocuklarda da, 60-150 gramı geçmemelidir!... İnsanoğlunun ataları; Kafkasya'lı, Afrika'lı ve Asya'lı olarak üç grupta toplanmıştır...

Az yağlı kırmızı eti;
Kafkas grubu haftada 4-6 porsiyon, Afrika grubu, 5-7 porsiyon, Asya grubu da 3-5 porsiyon olarak tüketebilirler...

Kümes hayvanlarını; Kafkas grubu haftada, 2-3 porsiyon, Afrika grubu, 1-2 porsiyon, Asya grubu da 3-4 porsiyon olarak tüketebilirler...

0 kan grubu insanlarının genel olarak mide asit düzeyleri yüksektir.Bu yüzden etleri iyi bir şekilde sindirerek kullanabilirler. Ancak mide zarına zarar verip onu duyarlı hale getirecek ve ülsere neden olabilecek bu yüksek asit düzeyini daha da arttırıp risk almamak için; bu et proteinlerini grup değerlerinizle bağdaşan uygun meyve ve sebzelerle tüketmeniz gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın!...

ÇOK YARARLI ET TÜRLERİ:

Sığır eti, kuzu eti, koyun eti, geyik eti, dana eti, yürek, karaciğer...

NÖTR ET TÜRLERİ:

Hindi eti, tavuk eti, ördek eti, keklik eti, sülün eti...

ZARARLI ET ÜRÜNLERİ:

Kaz eti, domuz eti, jambon...

DENİZ ÜRÜNLERİ:

Deniz ürünleri, özellikle kıyı kesimlerinde yaşayan atalarımız için, ikinci bir temel protein kaynağıydı... Bu yüzden en çok, Avrasya'lı , 0 kan gruplarına cevap verirler. Örneğin; omega yağları açısından çok zengin olan, uskumru, morina ve ringa balıkları, 0 kan grubu için mükemmel bir besin kaynağıdırlar!... İnsanoğlu doğal çevreyle etkileşime girip, ona uyum sağlamaya başlayınca, henüz kanında olmayan bazı pıhtılaştırıcı faktörler de gelişmeye başladı... Bu yüzden 0 kan grupları, genelde zor pıhtılaşan ''ince'' bir kana sahiptirler...
Balıklardaki yağlar, kanın pıhtılaşmasına doğal bir engel de olsa, 0 kan grupları için yararlıdırlar!... Örneğin; bağırsakları tahrip edip zarar veren, crohn ve kolit gibi rahatsızlıkları önlerler!.. Birçok deniz ürününde, troid fonksiyonunu düzenlemeye katkı sunan, doğal iyot vardır... 0 kan grubunun sağlık sorunları arasında, metabolizma sorunları ve kilo almaya neden olan troid fonksiyonlarının düzensizliği önemli bir yer tutar. Bu yüzden 0 kan grubu, beslenmesinde, deniz ürünlerine önemli bir yer vermelidir!...

ÇOK YARARLI DENİZ ÜRÜNLERİ:

Uskumru, som balığı, ringa, tirsi, alabalık, kılıçbalığı, dil balığı, tatlısu levreği, kalkan, barlam, mersin balığı, sardalye balığı...

NÖTR DENİZ ÜRÜNLERİ:
Hamsi, Sazan, köpek balığı, Deniz alası, yılan balığı, levrek, Sinarit, istakoz, karides, kalamar, yengeç, taraks, midye, salyangoz, kerevit, hani balığı, kurbağa...

ZARARLI DENİZ ÜRÜNLERİ:

Yayın balığı, somon füme, havyar, ahtapot, ringa (salamura)...

0 kan grubuna göre beslenme (III)


''İlke olarak, her zaman kan grubumuza uygun olan düşük glisemik indeksli yiyecekleri tüketmeye yada en azından sevdiğimiz yüksek glisemik indeksli uygun yiyecekleri, düşük ya da sıfır glisemik indeksli yiyeceklerle harmanlayarak tüketmeye çalışalım!...''
İlk kez açanlar için, Lektinler ve 0 kan grubuyla ilgili ilk iki yazıyı okuyarak devam etmelerini önererek,süt ürünleriyle devam ediyoruz...

SÜT ÜRÜNLERİ:

0 Grubu
kana sahip olanlar, süt ve süt ürünleri tüketimini, mutlaka kısıtlamalı ve bu konuda seçici olmalıdırlar!... Çünkü 0 grubunun metabolizmaları, genel olarak süt ve süt ürünlerini harcamaya çok uygun değildir...
Ve bu besinler içinde onlara yararlı olduğu belirtilen hiçbir besin bulunmamaktadır... Özellikle Afrika kökenli insanların, süt, süt ürünleri ve yumurtadan, bilhassa uzak durmaları gerekmektedir!...
Bu besinleri sindirmek 0 grubu insanlarını zorlasa da, Afrika kökenli ; Amerika'lı ve Avrupalı'ların işi, daha da zordur... Çünkü onlar, sütteki Laktoz'a karşı daha toleranssızdırlar!... Ancak ülkemizde Laktozsuz süt üretimi yapılabildiğinden, bu sütten başta yoğurt, ayran, kefir , lor ve çökelek olmak üzere diğer süt ürünlerini de üretebilme şansına sahibiz!...


Gıda allerjileri aslında bir sindirim problemi olmayıp, bağışıklık sistemimizin, gıdalara tepki vermesinden kaynaklanmaktadır...


Süt:
120-180 gr. arası porsiyon miktarı olup, Afrika kökenli 0 grubu insanlarının tüketmesi önerilmez.Afrikalı avcı ve toplayıcı atalarının beslenmesinde süt ve dolayısıyla Laktoz olmaması, çağdaşlarının Laktoza tolerans gösterememesiyle açıklanabilir...
Kafkas kökenliler haftada 1 porsiyon, Asya kökenlilerde haftada 2 porsiyon süt tüketebilirler...

Yoğurt:
Gene porsiyon, 120-180 gr. arasıdır Afrika kökenlilerin tüketmesi önerilmez... Kafkas kökenliler haftada 3 porsiyon, gene Asya kökenliler de haftada 3 porsiyon, yoğurt tüketebilirler...

Peynir:
Peynirde porsiyon 60 gr.dır. Afrika kökenlilere önerilmez. Kafkas kökenliler haftada 3 porsiyon, Asya kökenliler de haftada üç porsiyon, tarif edilen peynir türlerini tüketmelidirler!...

Yumurta:
Porsiyon bir adet ve gene Afrika kökenlilere uygun değil... Kafkas kökenliler haftada 3-4 adet, Asya kökenliler de haftada 5 adet yumurta tüketebilirler...


ÇOK YARARLI SÜT ÜRÜNLERİ:
Hiçbir süt ürünü temel olarak, 0 grubuna genelde bir yarar sağlamamakta, yukardaki ölçülerde tüketilirse, kısmen tolere edilebilmektedirler...


NÖTR SÜT ÜRÜNLERİ:
Keçi peyniri, Mozzarella peyniri, beyaz peynir, tereyağ, soya sütü, soya peyniri (Tofu)...


SAKINCALI SÜT ÜRÜNLERİ:
Goudo peyniri, çedar peyniri, İsviçre peyniri, süzme peynir, gravyer peyniri, Amerikan peyniri, mavi peynir, kaşar peyniri, parmesan peyniri, süt, yoğurt, ayran ve dondurma...


YAĞLAR:
0 kan grubu insanları yağlara olumlu tepki verirler...Onlar için yağlar hem besleyicidir hemde bağırsak düzenine yararlıdır...
Özellikle, Zeytin yağı ve Keten Tohumu yağı tüketimini tercih etmelidirler... Zeytinyağı Omega-9, keten tohumu yağı da bol miktarda Omega-3 içerir...
Ülkemiz özelinde, zeytin yağı çeşitleri, farklı lezzet ve rayihalarda bol çeşit olarak, bulunabilmektedir.Bu çok özel ayrıcalıktan, 0 grubu insanları da alabildiğince yararlanmalıdır!...
Bu yağlar, kalp ve kalp damarları başta olmak üzere, dolaşım sistemimize büyük katkılar sunarlar... Kandaki kolestrolün dengelenmesine katkı sundukları da, bilim insanlarınca düşünülmektedir...
Isıtmadan ve pişirmeden kullanmak kaydıyla, yukardaki katkılarının yanısıra, diabet ve göğüs ve kolon kanserine karşı da doğal bir barikat oluştururlar!...
Porsiyon bir çorba kaşığı olarak düşünülürse, Afrika kökenliler, haftada1-5 çorba kaşığı, Kafkas kökenliler, haftada 4-8 çorba kaşığı, Asya kökenliler de haftada3-7 çorba kaşığı tüketmelidirler...


ÇOK YARARLI YAĞ ÜRÜNLERİ:
Zeytin yağı, keten tohumu yağı...


NÖTR YAĞ ÜRÜNLERİ:
Balık yağı, susam yağı...


SAKINCALI YAĞ ÜRÜNLERİ:
Ay Çiçeği yağı, mısır özü yağı, pamuk yağı, yer fıstığı yağı...


KABUKLU YEMİŞLER:
Bu yemişler protein değerleri açısından, 0 kan grubu insanlarına yararlı olsalar da, hiçbir zaman yüksek protein kaynağı olan etlerle, kıyaslanamaz üstünlüklere sahip değildir... Ancak çok düşük ya da 0 değerinde glisemik indekse sahip olmaları tüm kan gruplarına kan şekerinini düzenlenmesinde çok önemli katkılar sağlar!.
Omega-3 yağ asidi içerdiklerinden dolayı da,dolaşım sistemimize destek verirler...
Bu besinlerin bazen sindirim sorunları yaratacağını hesaba katıp, 40-50 kez, çok iyi çiğneyerek tüketilmesinde de yarar vardır... 0 kan grubunda çokça görülen bağırsak sorunlarına karşı, uygun olanların, ''ezme'' olarak ve gene iyice çiğnenerek tüketilmesi de, özelikle önerilir...Glisemik indeksleri çok düşük ya da 0 olan uygun kuruyemişleri, ekmek yerine rahatlıkla tüketebilirsiniz!...Yalnız çok kavrulmamış, çiğ ve tercihen tuzsuz olanlarını tercih edelim...


Kabuklu Yemişler:
Porsiyon 6-8 adet yemişdir. Afrika kökenliler haftada, 2-5 porsiyon, Kafkas kökenliler haftada 3-4 porsiyon, Asya kökenlilerde haftada 2-3 porsiyon tüketmelidirler!...

Kabuklu Yemiş yağları:
Porsiyon, 1 çorba kaşığıdır. Afrika kökenliler, haftada 3-4 çorba kaşığı, Kafkas kökenliler haftada, 3-7 çorba kaşığı, Asya kökenliler de haftada 2-4 çorba kaşığı, bu yağlardan tüketebilirler...


ÇOK YARARLI KABUKLU YEMİŞLER VE YAĞLARI:
Ceviz ve kabak çekirdeği...


NÖTR KABUKLU YEMİŞLER VE YAĞLARI:
Amerikan cevizi, badem, fındık, ay çekirdeği, susam , çam fıstığı ve kestane...

SAKINCALI KABUKLU YEMİŞLER VE YAĞLARI:
Haşhaş, Şam fıstığı (Antep Fıstığı), Mahun cevizi...


BAKLİYAT ÜRÜNLERİ:
Asya kökenliler bakliyata karşı atalarından gelen bir eğilime sahip olsalar bile, 0 grupları genelde bakliyattan bir fayda sağlayamazlar...
Bakliyat ürünleri, metabolizmalarının et gibi vücuda daha yararlı olan besinleri kullanmasını engeller!... Ayrıca bu ürünler, kasları biraz asidik olunca kendini daha iyi hisseden 0 grubunun, kaslarındaki bu asidik yapıyı baziğe doğru çevirmeye eğilimlidir... Ancak Börülce gibi tam tersi işleve sahip, istisna bir bakliyatta vardır!...


YARARLI BAKLİYAT ÜRÜNLERİ:
Börülce...


NÖTR BAKLİYAT ÜRÜNLERİ:
Bezelye, bakla, yeşil fasulye, kırmızı soya fasulyesi...


SAKINCALI BAKLİYAT ÜRÜNLERİ: Kuru fasulye, yeşil mercimek, kırmızı mercimek...

0 kan grubuna göre beslenme (IV) /

Bu bölümde sırayla; tahıllar, ekmek grubu, sebzeler, meyveler ve meyve suları, baharatlar , bitkisel çaylar ve diğer içecekler açıklanacak ve de bölüm önerilerle sona erecektir...


TAHILLAR VE EKMEKLER:


0 kan grubu
insanları tahıllardan yararlanamadığı için bu ürünleri çok tüketmemeye özen göstermelidirler!...
Genel olarak tahıllar, sindirim sistemlerinde ve kanlarında olumsuz tepkiler oluşturan lektinlere sahiptir... Bu lektinlerin diğer bir zararı da, vücuda yararlı olan besinlerin vücutça emilimini engellemesidir!...
Buğdaygillerde bol miktarda bulunan gluten, 0 grubunun kilo almasının temel nedenidir!... Ve ayrıca gluten onların metabolizma işleyişini engelleyip, vücutlarına zarar verir!... Bu şekilde ağırlaşan metabolizma, besinlerin enerjiye dönüşümünü engelleyip, vücutta yağa dönüşmesine, olumsuz katkı sunar!...
Tahıllarda porsiyon 1 çay fincanı olup, tüm gruplar haftada 2-3 kez, ancak Asya kökenliler, bir fincan daha fazla tüketebilirler.


Çimlendirilmiş tahıldan üretilen, Essene ve Ezeikel ekmeği ve glutensiz ekmek dışında, buğday içeren ekmek,sandöviç ve çörekler, 0 kan grubuna sorun yaratabilirler!...
Biraz daha ileri gidilerek; buğday dışında, çok fazla tüketilen diğer tahıl ve ürünlerinin de, 0 kan grubunun genetik yapısının bu ürünleri sindirmeye açık olmamasından dolayı vücutta önemli sağlık sorunları yaratabileceği söylenebilir!...
Essen ve Ezeikel ekmekleri, üretilen tohumlarının çimlenme aşamasında, zarlarındaki glütenleri kaybetmesi ve canlılığını kaybetmemiş enzimleriyle, 0 kan grubu için, sağlıklı ürünlerdir!...
Ekmekde porsiyon 1 dilim olup, Kafkas kökenliler en fazla 2 dilim, Asya ve Afrika kökenliler, 4 dilim ekmek tüketebilirler!... Çörek gibi ürünlerde de haftada 1-2 dilimi geçmemek gerekir...

Makarnalar, genelde durum buğdayından yapıldığı için ve glüten içerdiklerinden 0 kan grubuna yararlı olamazlar. Ancak (ülkemizde pek bulunmayan) esmer buğday ve pirinç unundan yapılan makarnalar, 0 kan grubunca rahat tüketilebilirler!...Pirinç de ağız tadı dışında pek yararı olmayan bir gıdadır... Porsiyonu 1 çay fincanı olmak kaydıyla, tüm gruplarca, uygun olanları, haftada 3 kez tüketilebilir...


ÇOK YARARLI TAHIL VE EKMEKLER

Yararlı hiç bir buğday ürünü bulunmamaktadır!... Yalnızca çimlenmiş tohumlardan üretilen; Essen ve Ezeikel ekmekleri...


NÖTR TAHIL VE EKMEKLER:

Kepekli pirinç, pirinç, kızıl buğday, arpa, esmer buğday, akdarı... Çavdar ekmeği, glutensiz ekmek ( İstanbul'da, İHE üretiyor...), kızıl buğday ekmeği, esmer pirinç ekmeği...


SAKINCALI TAHIL VE EKMEKLER:
Buğday, bulgur, yulaf ezmesi, yulaf kepeği, buğday kepeği, mısır gevreği, mısır unu ve nişastası, mısır ekmeği, beyaz ekmek, kepekli buğday ekmeği, hamursuz ekmeği, karışık tahıllı ekmekler, durum buğday ekmeği, yüksek proteinli ekmekler...



SEBZELER, MEYVELER VE SULARI:


0 kan grubunun beslenmesinde zorunlu ihtiyaç olan vitamin ve mineralleri tamamlamada kritik bir rol oynayan, kan gruplarına uygun, çok miktarda sebze vardır!...
Bazı sebzeler 0 kan grubuna sorun ürettiği için, tüm sebzeleri rahatça tüketmek olası değildir!...
Örneklersek; beyaz lahana, Brüksel lahanası, karnabahar gibi (bizde) bolca tüketilen aynı familyadan bu sebzeler, karakteristik olarak 0 kan grubunda düşük çizgideki Troid işlevini daha da ağırlaştırırlar!...
Ispanak, brokoli gibi yüksek K vitamini içeren sebzeler, 0 grubuna yararlıdır. Kan pıhtılaşma süreci zayıf işleyen, 0 kan grubuna, bu şekilde katkı sunarlar...
Alfa alfa filizleri (bizde pek tüketimi yok..) sindirim sistemine tahriş edip zarar verebileceği için, 0 kan gruplarında bir duyarlık yaratması söz konusu olabilir. Salamura zeytinler ve kültür mantarında oluşan mikroorganizmalar, 0 kan grubunda allerjik reaksiyonlara yol açabilirler... Patates ve patlıcan da, 0 kan grubunun eklemlerinde, Artrit'e yol açan lektinlerin birikmesine neden olduğu için, sakıncalıdırlar!...
Mısırda bulunan lektinler de, vücuttaki ensülin üretimini, şişmanlık ve diyabete yol açacak şekilde olumsuzca etkilerler!...
Domates'deki Panhemaglutinan, kan gruplarında pıhtılaşmaya neden olan zararlı lektinler içerir. Bu zarar, A ve B kan gruplarında sakınca yaratırken, 0 ve AB kan grubunda bünyelerini bu olumsuz etkiyi nötr hale getirebilmelerinden dolayı , ilginçtir, bir sorun yaratmazlar!...
Porsiyonu hazırlanmış bir kase olarak düşünürsek, tüm kökenler, haftada 3-5 kase sebze tüketebilirler...

0 kan grubunun beslenmesinde, harika özellikleri olan birçok meyve yer alır...
Makarna ve ekmekdeki glütene karşı meyvelerde bulunan lifler, mineral ve vitaminler daha iyi seçeneklerdir.
Bir dilim ekmek ya da bir fincan ölçekli bir makarna tüketimi yerine bir porsiyon meyve yerseniz, hem iyi beslenmiş hem de kilo vermenize katkı sunmuş olursunuz!... Ancak, çok bildiğiniz meyvelerin size sakıncalı, hiç bilmediğiniz garip meyvelerin de çok yararlı oluşu, sizi şaşırtabilir!...
Sindirim sisteminizde asitten çok , size yararlı bazik tepkime yaratmaya eğilimli kırmızı, mor ve mavi renklerde, incir, erik gibi meyvelerin size çok yararlı olduğunu görürsünüz!...
0 kan grubu mideleri asidik bir yapıya sahiptir!... Bu yüzden gastrit, ülser gibi rahatsızlıklara karşı meyvelerin, azik özelliğiyle bir asit-alkali dengesinin sağlanmasına katkı sunması şüphesiz yararlıdır... Ancak mideye zararlı mikro organizmalar içeren, alkali de olsa kavun gibi meyvelere de az tüketerek, dikkat etmeli!...
Yüksek asit içeren, portakal, çilek ve mandalin gibi meyvelere de dikkat etmeli, uzak durmaya çalışmalı...
Greyfurt farklı asidik bir meyvedir!... Ancak sindirim sonrası alkali hale dönüştüğü için, az ve dikkatli bir şekilde tüketileblir...
Böğürtlen de sindirimi ağırlaştıran lektinler içerdiğinden, bu meyveden de uzak durulmalı...
Meyvede de porsiyonu 90-150 gr arası bir olarak düşünürsek, gene tüm kökenler, haftada 3-4 porsiyon meyve tüketebilirler...


Çok şekerli ve asidik olarak bilinen, yüksek glisemik indeksiyle ensülin ve leptin direnci yaratan, meyve sularından kaçınmaya çalışmalı!... (Şişelenmiş yada kutulanmış birçok meyve suyunun da birkaç istisna dışında, ucuz ve karlı olsun diye maalesef tatlandırıcı mısır şurubu içerdiğini de akıllardan çıkarmamalı!...) Vişne, portakal ve elma suyu gibi...
Sebze suları alkalidir!... Glisemik indeksleri de havuç hariç, düşük ya da sıfıra yakındır!... İçimde ( hazırlarda koruyucu ve katkılar hesap edilerek) tercih edilebilirler.
Havuç ve domates suyu , karışık sebze suları gibi... Ancak havuçun kan şekerini yükseltebileceği akıldan çıkarılmamalı az ve limon suyu ekleyerek tüketilmeli!...
Yararlı ve nötr kategorilerdeki sebzeleri sıkıp limon ekleyerek ve bekletmeden rahatlıkla tüketebiliriz...
Katkısız ananas suyu da, diüretik olup, vücutta ödeme karşı yarar sağlayabilir...
Tüm kökenler, haftada 2-3 kez, bir büyük bardak sebze-meyve suyu tüketebilirler...


ÇOK YARARLI SEBZELER VE MEYVELER:

Sebzeler:
Yer elması, bamya, brokoli, enginar, ıspanak, pırasa, maydanoz, tatlı patates, kırmızı biber, kırmızı soğan, sarı soğan, ispanyol soğanı, bayır turpu, şalgam, hindiba, helvacıkabağı, pancar yaprağı ve deniz yosunu...

Meyveler: Ananas, taze incir, kuru incir, kara erik, kırmızı erik, yeşil erik ve erik kuruları... Doğal ananas ve erik suları...


NÖTR SEBZELER VE MEYVELER:

Sebzeler:
Avakado, havuç, kereviz, domates, salatalık, yeşil soğan, turp, kuşkonmaz, dereotu, kestane, marul, yeşil zeytin, taze fasulye, Lima fasulyesi...

Meyveler:
Elma, greyfurt, kırmızı üzüm, kayısı, kiraz, kivi, şeftali, nar, muz, yeşil üzüm, armut, karpuz, mango, altınbaş kavunu... Papaya, domates, kayısı, üzüm, papaya, kiraz ve benzer meyve suları...


SAKINCALI SEBZELER VE MEYVELER:

Sebzeler:
Brüksel lahanası, Çin lahanası , patlıcan, beyaz lahana, kırmızı lahana, karnabahar, beyaz ve sarı mısır, kültür mantarı, patates, kırmızı biber, siyah zeytin, İspanyol ve Yunan zeytinleri...

Meyveler:
Portakal, mandalina, kantalup kavunu, böğürtlen, Hindistan cevizi...

BAHARATLAR:
Doğru seçilmiş baharatlar, sindirim sisteminin denetlenmesine önemli katkılar sunar!... Bağışıklık sisteminizi destekler....
Arnavut biberi, köri, maydanoz da sindirim sistemini yatıştırma özellikleri taşırlar...Kelp ve füküs de, 0 kan grubunun midelerindeki yüksek asidin dengelenmesine katkı sunarlar...
Yukardaki tasnifleri uzatmamak için, tasnifimizi şöyle özetleyebiliriz:
Çok yararlı olarak, safran, kırmızı biber, zencefil, köri, kelp, maydanoz ve zerdeçalı sayabiliriz.
Sakıncalı olarak da, sirkeleri, tane karabiberi, vanilya, tarçın ve Hindistan cevizini sayabiliriz!..
Bunların dışındaki, tüm baharatları nötr değere sahip olduklarından, ölçülü bir şekilde tüketebilirsiniz...
Yukarıdaki tablolara uygun meyvelerden yapılmış, az şekerli marmelat ve reçelleri, asidesi düşük, yağı ve şekeri az olan hardal, mayonez ve salata soslarını kullanabilirsiniz.
Domatesi arasıra tüketebilir, ancak sirke içeren, dolayısıyla asitli yapıya sahip ketçapı tüketemezsiniz...
Asitli turşular da, mide zarına zarar vereceği için uygun değildir...Önerilen; zeytinyağı, limon suyu ve sarmısak gibi , sağlıklı olan çeşnilere yönelmenizdir...

BİTKİSEL ÇAYLAR ve İÇECEKLER:
0 kan grubu için önemli olan, bu ürünlerin tüketilmesindeki temel yarar ve bunların sindirim ve bağışıklık sisteminin zaaflarına göre, yatıştırıcı özellikler taşımasıdır...
0 kan gruplarına bu anlamda uygun, az içecek vardır...
Nane, maydanoz, ıhlamur, kuşburnu, zencefil çayları, düşük gazlı maden suyu ve soda da uygun içeceklerdir..
Bira içilebilir ancak şişmanlatıcı özelliğini unutmadan... Günlük alışkanlık haline getirmeden ve aşırıya kaçmadan şarap içebilirsiniz...
Kekik, gingseng, adaçayı ve yeşil çay da nötr değerdedir...
Ancak, kahve, 0 kan gruplarında mide asidini arttırdığı için sakıncalıdır ve dikkatli ve de zaman içinde (bir alışkanlık varsa ) azar azar azaltılmalı...
Siyah çay da 0 kan gruplarına yararlı değildir. En azından az ve açık olarak içmeye çalışılmalı...
Bu arada, gazlı malum meşrubatların da, 0 kan grubu için sakıncalı olduğunu vurgulayalım!...

0 kan grubu yukarıdaki tablolara uygun bir beslenme şekline geçerse, genelde, sağlık açısından bir vitamin takviyesine gerek duymazlar!..
Şüphesiz ki bir sağlık sorununda buna karar verecek olan, tıp insanlarıdır...
Bilgilendirme açısından 0 kan grubunun atalarının az yiyecek bulmaya alıştırılmış ağır işleyen bir metabolizmaya sahip olması, onların günümüzde yapılan deneylerle, B vitamini takviyesine olumlu bir cevap verdiklerini, A vitamininin , kanında geç olan pıhtılaşmaya, kanı incelterek zarar verebileceğinden uygun görülmediğini, E vitamini içinde aynı şeyin geçerli olduğunu, C vitamini ve demir gibi takviyelere de ihtiyaç olmadığını, ancak gerekirse dışardan günlük 500 mg'mı geçmeyen C vitamini alabileceğini vurguluyarak, bölümümüzü sonlayalım...
Ekim 2012
Ekim 2012, Salem / Massachusetts




 

 

2 yorum:

  1. Şahane yazmışsınız ama malesef hic bir beslenme uzmani bunlara dikkat etmiyor

    YanıtlaSil
  2. Bu bılgıler ısıme yarayacak cok tesekurler bu haftadan ıtıbaren bunlara dıkkate alarak rejım yapacagım bakalım sonuc ne olacak

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için teşekkürler.