20 Ocak 2013 Pazar

ALTIN KURALLAR

1-Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.

2-Her zaman ve her ortamda anlatabileceğin üç fıkra öğren.

... 3-Sevinçlerini sakın erteleme.

4-Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığını %90’ını oluşturur.

5-Hergün 30 dakika yürüyüş yap.

6-Her yemekten sonra şükret.

7-Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.

8-maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.

9-Kaybedecek şeyi olmayan insanlardan kork.

10-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.

11-Çocukların, gelenek sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.

12-Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı.
13-Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.

14-Hergün 6 bardak su içmeyi unutma..

15-seni seven insanları koru..

16-Zor da olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene. Bu tatildeki anılar, hayatındaki en değerli anılardan biri olacak.

17-Kendine yapılmasını istemediğin hiçbirşeyi başkalarına yapma.

18-Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.

19-İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma:
a) Doğru insanı bulmak
b) Doğru insan olmak.

20-Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.

21-Evliliğini güzelleştirmek için hergün bir şeyler yap.

22-iyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.

SON SÖZ..
Hayatınızdaki kötü olayları düşünerek vakit kaybetmeyin; Yoksa güzellikleri görmekte gecikebilirsiniz….
Hangi Ayda Doğdunuz?

(SİZİN ÖZELLİKLERİNİZ UYDU MU?)

OCAK

... Hırslı ve ciddi kişilik
Öğrenmeyi ve öğretmeyi sever
İnsanların zaaflarını ortaya çıkarmayı sever
Çok eleştirir
Akıllı ve planlı programlıdır
Çok çalışır ve üretkendir
Duyarlı ve derin hisleri olan biridir
İnsani nasıl mutlu edeceğini bilir
Aşırı dikkatlidir
Bünyesi kuvvetlidir
Zor heyecanlanır
Romantiktir ama aşkını ifade etmekte zorlanır
Çocukları sever
Evcil ve sadık bir eş olur
Kolayca kıskanır
Sosyal yönden zayıftır


ŞUBAT

Somut şeylere önem verir
Değişkendir
Sessiz utangaç ve ağırkanlıdır
Kendine güveni pek yoktur
Dürüsttür
Özgürlüğüne düşkündür
Bazen saldırganlaşır
Kesin olmayan işlerden hoşlanmaz
İnatçıdır
Hayallerinin peşinden gider
Batıl inançlara eğilimlidir


MART

Çekici kişilik
Utangaç ve tutucu
Esrarengiz
Cömert ve sempatik
Rahatına düşkün
Duyarlı
Hizmet etmekten zevk alır
Kolay sinirlenmez
Güvenilir
Nezakete önem verir
İyi bir gözlemcidir
İntikamcıdır
Seyahat etmeyi sever
Dikkat çekmeyi sever
Dekorasyona meraklıdır
Tempolu müzikleri sever
Çok değişkendir


NİSAN

Aktif ve enerji doludur
Çabuk karar verip çabuk pişman olur
Şefkatlidir
Mantığını dinler
Diplomatiktir
İnsanları teselli etmeyi sever
Dostlarının sorunlarıyla yakından ilgilenir
Cesurdur
Maceraperesttir
Sevgisini ve ilgisini belli eder
Hafızası güçlüdür
Baş ve göğüs hastalıklarına eğilimlidir


MAYIS

Sert yapılı
Kolay sinirlenir
Kolay ilgi çeker
Fiziksel güzelliğe önem verir
Motivasyona ihtiyacı yoktur
Sistematik çalışır
Hayal kurmayı sever
İleri görüşlüdür
Kolay sakinleştirilir
Anlayışlıdır
Kulak ve boyun bölgesi hassastır
Edebiyat ve sanatla ilgilidir
Evde oturmayi sevmez
Çocukları pek sevmez


HAZİRAN

Aynı anda birden fazla şey düşünür
Nazik ve tatlı dillidir
Hassastır
Kararsızdır
Komik ve eğlencelidir
Konuşkandır
Kolay arkadaş edinir
Kolay incinir
Gribe yatkın bünyesi vardır
Çok inatcıdır


TEMMUZ

İyi bir sırdaştır
Anlaşılması güç biridir
Aşırı gururlu
Başkalarının düşüncelerine aşırı önem verir
Sokulgandır
Kin tutmaz
Sempatiktir
Yanlız olmayı sever
Kolay öğrenir
Arkadaş sıkıntısı çekmez
Mide sorunları olabilir
Zor ikna olur
Ağır işleri sever


AĞUSTOS

Şakalaşmayı sever
Duyarlı ve ilgilidir
Korkusuzdur
Liderlik özellikleri vardır
Ruhbilimle ilgilenir
Kolay provoke edilir
Dikkatli ve tedbirlidir
Bağımsızlığına düşkündür
Yol göstermeyi sever
Romantiktir


EYLÜL

İnsanların hatalarını yüzüne vurmayı sever
Detaylarla uğraşır
İyi bir konuşmacıdır
Sadık ve güvenilirdir
Sorumluluk almayı sever
Bilgi ve kültüre önem verir
Spor ve seyahati sever
İlişkilerinde seçicidir
Hislerini kendine saklar


EKİM

Herkesle sohbet etmeyi sever
İlgi odağı olmak ister
Yalancılığı yapmacıklığı sevmez
Arkadaşlarına çok önem verir
Çabuk kırılıp cabuk toparlanır
Kararsızdır
Duygusaldır
Kendine kolay güvenmez
Etrafından çabuk etkilenir


KASIM

Eğlenceli kişilik
İnsanları kolay etkiler
Çalışkan ve sorumluluk sahibi
Kontrolu ele almayı sever
Enerjik ve çevresini motive eden biridir
İyi bir liderdir
İçten ve yardımseverdir
Adil davranır
Sürprizleri sever
Hataları affetmez
İradesi güçlüdür
Derin duygularla sever
Herkesi oldugu gibi kabul eder
Sır saklamayı bilir


ARALIK

Sadık ve cömert
Sabırsız
Birlikte vakit geçirmesi eğlenceli kişilik
Azimli
Sosyal yönü kuvvetli
Dostlarını kendinden fazla düşünür
Kızgınlığı uzun sürmez
Sevildiğini hissetmek ister
Espri anlayışı gelişmiştir.
BU TAVSİYELERE KULAK VERİN...

•Ufak şeyleri dert etmeyin!

• Erkenden kalkmaya alışın!

... • Hayatı olduğu gibi kabul edin!

• Tenkit etme isteğinizi bastırın!

• Rastgele iyilikler yapmaya çalışın!

• Başkalarını suçlamayı artık bırakın!

• Her şeye hâkim olmaya çalışmayın!

• Kusursuz olamayacağınızı kabullenin!

• Sabrınızı geliştirme egzersizleri yapın!

• Her an bir şeyler öğrenmeye açık olun!

• Konuşmadan önce derin bir soluk alın!

• İnsanların gözlerine bakın ve gülümseyin!

• Bırakın, çoğu zaman başkaları haklı olsun!

• Aynı anda birkaç şey yapmaya kalkmayın!

• Beterin beteri vardır, her hâlinize şükredin!

• Olağan şeylerdeki olağan üstünlüğü arayın!

• Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın!

• Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın!

• Yaptığınız iyiliklerden bahsetmemeye çalışın!

• Bulunduğunuz durumda mutlu olmaya çalışın!

• Öfkeniz kabarmaya başlayınca 10′a kadar sayın!

• Sizden başka herkesin bilgili olduğunu düşünün!

• Başka fikirlerde biraz olsun doğruluk payı arayın!

• Her gün biraz vaktinizi, minnettarlık için harcayın!

• Gördüğünüz her şeyde Yaradanın izini unutmayın!
Einstein’ın Başarı Sırları

En ünlü ve en etkili bilim adamlarından biri olan Albert Einstein’ın zekâsına hayran olmamak mümkün değil… Fizikte devrim yapan, bilime sayısız fayda sağlayan bu dahi kilişiğin başarı sırlarını merak ediyor musun...uz? İşte Einstein’dan başarıya götüren önemli sözler…
1. Merakınızın peşinden gidin

“Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.”Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.
2.. Azim paha biçilmezdir.

“Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.”.Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.
3. Bugüne odaklanın

” Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir.”İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.
4. Hayal gücü güç verir

“Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.”Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ‘Zekanın gerçek göstergesi hayal gücüdür, bilgi değil’. Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.
5. Hata yapın

“Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.”Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.
6. Anı yaşayın

“Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir.”Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.
7. Değer yaratın

” Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.”Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.
8.Farklı sonuçlar beklemeyin

“Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.”Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.
9. Bilgi deneyimden gelir

” Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir.”Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.
10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın

” Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz.”Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!
Kişiliğini makamından alanlar makamını kaybedince kişiliksiz kalırlar.

Elektromanyetik Alan

alıntı...
 
Elektromanyetik Alan" konusunda doktora yapmış bir kişiyim.

Öncelikle dizüstü bilgisayarlarını asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın.

En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar (bu aletleri kullanırken acele... edin, işinizi çabuk bitirin.

"Yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması tahmin edemeyeceğiniz kadar zararlıdır. Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar.
Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak ortamdan süpürülmezler, her nefes aldığınızda ciğerlerinize bu parçaları çekiyorsunuz demektir.
Elinizin hemen altındaki klavye ve Mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir. Mutlaka kablolu mouse kullanınız. . Aynı şekilde uzun süreli klavye ve mouse kullanımı maalesef bilekleri ve eli deforme etmektedir. "RSI (Repetitive Strain Injury)" denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve "Carpal Tunnel Sendorumu (tekrar eden hareket sendromu )" ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler.

Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler.
Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar.

Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı "lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın” diyor.

Eğer bütçeniz yetiyorsa LCD dediğimiz ince ekranlardan alın. Bunun radyasyon seviyesi daha düşüktür.

Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın, Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil, ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun.
Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizi mutlaka topraklı yaptırın.

Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın.

Son olarak, bilinen tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim.

Bu ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında elektrik yükleri sıfırlanarak gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler."

Sevgili okurlar, ben şahsen Balıkesir Dursunbey Güğü Köyü'nde çalışırken, köyde ametist madeni olması nedeniyle, bol miktarda ametist kristali edinmiştim.

VE EN ÖNEMLİ KONU: . . . Eğer acil servis doktoru falan değilseniz, cep telefonunuz uyuyacağınız odada asla açık olarak kalmamalı. Gece siz uyurken Yatak Odanızdan en az 10 metre uzakta olmalıdır!!!!

Yapılan araştırmalara göre 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisiz konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığınızda hep başınız ağrır.. Unutmayınki , konuşurken de telefonun patlama gibi bir tehlikesi vardır . . . Mutlaka KULAKLIK KULLANIN ! ! !

Telsiz telefonlarda da benzer tehlikeler mevcut, ev telefonunuz telsizse değiştirin, kablolu alın.

Çamaşır ve bulaşık makineleri çalışırken yanında durmayın ( mesela bulaşık makinesini çalıştırıp yanındaki masada keyif çayı içmeyin veya masa keyfi yapmayın ), çünkü çok manyetik alan yayarlar. Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın...

Son olarak; kullanmadığınız aletleri fişten çekin. Yapılan araştırmaya göre, "stand by" da yani bekleme modunda kalan aletler, gene elektrik tuketıyorlar. Ve ABD'de bekleme modunda tüketilen elektiriğe " vampir elektirik" deniliyor. Bu da gösteriyor ki elektronik aletler fişten çekilmediği, en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece bizim için tehlike yaymaya devam ediyor...

Tüm bu aletlerin neden olduğu masraf ve küresel ısınma yetmiyormuş gibi, bizi de tüketiyorlar yavaş yavaş..
Elektromanyetik Alan konusunda doktora yapmış olan, Doç. Dr. Ayşegül YILMAZ'dan..
DETAYLA BOĞUŞURKEN ÖZÜ KAÇIRMAYINIZ…MUHTEŞEM...

MOTOSİKLET

Amerika Birleşik Devletleri ile Meksika arasındaki sınır, yıllar yılı gerek insan, gerek uyuşturucu ve gerekse illegal maddelerin yoğun olarak kaçakçılığının yaşandığı bir sınırdı...r.



Meksikalı bir genç, motosikleti ile sınırdaki giriş-çıkış noktalarından biri olan Laredo gümrük geçiş noktasına gelir ve gümrük polisine geçiş için pasaportunu uzatır. Pasaportta her hangi bir problem bulamayan polis, motosikletin arkasındaki iki büyük çantayı görür ve şüphelenir. Gence çantasının içinde ne olduğunu sorar:

Meksikalı genç:

— Önemli ve gümrüğe tabi her hangi bir şey yok. Yalnızca kum!… Diye cevap verince,

Şaşıran polis:

— Aç bakalım çantaları, der.

Genç, çantaları açar… Polis didik didik kontrol eder fakat kumdan başka bir şey bulamaz çantada! Çantaların içi gerçekten kum ile doludur. Şüpheleri daha da artan polis, çantaları laboratuarı gönderir ve kumu her tür tahlilden geçirtir. Fakat saf kumdan başka bir şey yoktur.

Polis, kumu ne için Meksika’ya götürdüğünü sorar ama tatmin edici bir cevap alamaz. Sonra da çantalarını iade eder ve sınırdan geçmesine izin verir.

Birkaç gün sonra aynı genç, motosikletinin arkasında iki büyük çantayla tekrar sınırda belirir. Polis genci gene durdurur, didik didik arar, yine kumdan başka bir şey bulamaz ve serbest bırakmak zorunda kalır.

Bu olay, görevli polis memuru emekli oluncaya kadar yıllarca devam eder!



Bir gün emekli polis, Meksika'da bir barda otururken yıllardır sınır noktasından âşina olduğu gencin içeri girdiğini görür ve hemen yanına gidip selam verir. Kendini tanıtır, sonra biraz sohbet ederler… Bir ara, emekli polis gence şöyle der:

— Bak, delikanlı… Senin yıllardır bir şeyler kaçırdığından eminim. Bunu adım gibi biliyorum ama bir türlü bulamıyorum. Mesleğimden emekli oldum ama senin sırrını bir türlü çözemedim. Çıldıracağım… Yıllardır geceleri uyku uyuyamıyordum senin yüzünden… Lütfen anlat bana ne kaçırdığını… Aramızda kalacağına emin olabilirsin. Söz veriyorum, hiç kimseye bir şey söylemeyeceğim. Sadece merakımı tatmin için soruyorum.

Genç gülümseyerek şu cevabı verir:
— Motosiklet!
İÇ HUZURUN 9 ANAHTARI

Çeşitli üniversiteler ve kuruluşlarca yapılan araştırmalar sonunda iyi ve huzurlu bir hayata giden yolun sırları belirlendi
'The Journal of Happiness Studies' adlı derginin saptamalarına göre mutluluğa götüren 9 altın... kural şöyle sıralanıyor:
1. Dış görünüşünüzü başkalarınkiyle karşılaştırmayın. Unutmayın siz bir yağlı boya tablo değilsiniz.
2. Hırslarınıza gem vurun. Hırslandıkça mutsuzluğunuz artar
3. Geçinecek kadar para yeter. Çok para biraz mutluluk getirir ama fazlasını veremez. Zenginlik arttıkça saadet aynı oranda artmaz
4. Dahi olmadığınıza üzülmeyin. Yapılan araştırmalarda fazla zekânın da mutluluk getirmediği görülüyor
5. Mutluluk biraz da genetik. Bazı insanlar genetik olarak mutlu olmaya daha yatkındır
6. Evliler bekârlara göre hayattan daha çok tatmin duygusu alıyor
7. Allah'a ve öteki dünyaya inanmak hayata bir amaç ve anlam kazandırır. Yalnızlık duygusunu yok eder
8. Bencil değil verici olun
9. Zarafeti elden bırakmayın kırıcı olmayın..
BİR İŞİ

Bilen yaparmış,
az bilen akıl verirmiş.
bilmeyen eleştirirmiş.
yapamayan da çamur atarmış.

Günümüz insanı çamur atmayı daha mı çok seviyor acaba.

DİNLEMEK GEREK

Osman Efendi bir sabah müthiş bir başağrısıyla uyanır. İlaç alır geçmez. Bir iki gün bekler, ağrı devam eder. Doktor çağrılır. Doktor muayene eder, ağrı kesiciler verir, gider.

Lakin Osman Efendi'nin başağrısı artarak sürer. Üstüne üstlük ...başağrısı yanısıra gözleri de yaşarmaya başlar. Başka doktorlar çağrılır...

Osman Efendi Uşak'ın ileri gelenlerindendir, ağrıyı kesene servet vaadeder. Doktorların hiçbiri ağrıyı durduramadığı gibi sebebini de bulamaz. Ev halkı birbirine karışır, başağrısından geceleri uyuyamayan Osman Efendi'yi İstanbul'a götürmeye karar verirler.

İstanbul'da en iyi doktorlar seferber olur. Röntgenler, beyin tomografileri çekilir, testler yapılır... Görünüşe bakılırsa Osman Efendi turp gibidir.

Oysa dayanması gittikçe zorlaşan başağrısı ve gözyaşları hayatı çekilmez hale getirmiştir. Ağrı kesici iğnelerle zor ayakta duran Osman Efendi bu defa da apar topar yurtdışına götürülür. O devirde Amerika değil İsviçre moda, Zürih'e gidilir.Haftalarca hastanede kalınır, onlarca profesör konsültasyon yapar, testler tekrarlanır.

Sonuç: Efendi'ye teşhis konulamaz. Artık yerinden kalkamayan Osman Efendi'ye ağrı kesici iğneler verilir, altmışlarını süren adamın ülkesine dönüp "dinlenmesi", daha doğrusu son günlerini evinde geçirmesi tavsiye edilir.

Osman Efendi bitkin, aile perişan. "Kader" denilir, Uşak'a dönülür. Osman Efendi yayla evinde bir odaya yatırılır ve ağrı kesici iğnelerle ölümü beklemeye başlar.

Bir gün, hastanın keyfi gelsin diye, Osman Efendi'nin eski berberi "Berber Mehmet" çağrılır. Berber yataktan kalkamayan Osman Efendi'yi tıraş ederken, adamcağız derdini anlatır ve ölümü beklediğini söyler.

Berber Mehmet bir an düşünür. "Beyim" der, "Sakın sizin burnunuzda kıl dönmüş olmasın?” Bir bakar, "Hah işte" der. "Kıl dönmüş.“

Osman Efendi'nin şaşkın bakışlarına aldırmaksızın çantasından cımbızı kaptığı gibi kılı çeker. Ev halkı Osman Efendi'nin köyü ayağa kaldıran çığlığıyla odaya koşar. Berber Mehmet, Osman Efendi'nin elinden zor alınır ve cımbızın ucunda tuttuğu yirmi santimlik kılla kapı dışarı edilir.

Osman Efendi'nin kanayan burnuna pansumanlar yapılır, kolonyalar koklatılır ve yaşlı adam tekrar yatağına yatırılır. Ertesi sabah Osman Efendi aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır. Gözlerinin yaşarması geçmiştir. Başağrısından ise eser kalmamıştır.

Dönen kılın sinire yürüyüp gittikçe uzayarak dayanılmaz ızdıraplara yol açtığını doktorlar ancak o zaman keşfeder. Çözümün bu kadar basit olabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Sapasağlam ayağa kalkan Osman Efendi, Berber Mehmet'i çağırtır ve ona bir servet bağışlar.

Şimdi bu gerçek hikayeyi niye anlattık?

1. Berber Mehmet efendilerin de fikirleri var, dinlemek gerek.
2. Bazen büyük sorunların çok basit çözümleri olur.
3. Burnundan kıl aldırtmayanların başı çok ağrıyabilir.

- Alıntı -

BOZA

      Belki biliyorsunuzdur ama ben ilk defa duydum! Geçen gün oğlumu geçmeyen öksürüğü için doktora götürdüm, doktor yokmuş biz de konuşarak eve giderken bir bayan yanımıza geldi, bana oğlunuz öküsürüyor boza içirin bakın faydasını göreceksiniz ...dedi. Tabii hemen boza aldık. Gerçekten 2 haftadır geçmeyen öksürük 2 günde 1 çay bardağı kadar boza ile geçti. Eşimin de aynı şekilde öksürüğü 3 günde bitti, biraz önce boza bitti deyince aklıma sizinle paylaşmak geldi. Daha pek çok da faydası varmış, çocuklara boşuna ilaç,antibiyotik vermekten bin kat iyidir. Tarçını iyice karıştırarak içeceksiniz yoksa daha çok gıcık yapabilir...

- Bünyesinde A ve B vitaminlerinin dört türü ile C ve E vitaminleri de bulunuyor. Mayalanması sırasında ürettiği laktik asit ise ender gıda maddelerinde bulunuyor ve bu değerli asit türünün hazmı kolaylaştırıcı etkisi var. Süt yapıcı özelliği nedeniyle hamile bayanlara ve vitamin kaynağı olarak sporculara tavsiye ediliyor. İçinde ilk başta yüzde 20 şeker olsa da daha sonra yüzde 8'lere kadar düşüyor. İçindeki yağ oranı da sıfır. Bağırsak florasını düzenler. İçindeki aktif mayalarla probiyotik özelliği vardır. Zengin karbonhidrat, protein ve B vitamini içeriği nedeniyle enerji ihtiyacı fazla olan kişiler, gebeler, sporcular ve kilo almak isteyen kişilerin kullanımı için uygundur. Karbonhidrat ve proteinin yanı sıra birçok besin öğesini içerdiğinden besleyici özelliği nedeniyle “sıvı ekmek” olarak anılır. Zihin açıcı ve sinirleri dinlendirici etkisi vardır. Öksürük tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.
Devamını Gör

KARDEŞİM İÇİN

Artık hayatın endamın gibi güzel.Bundan böyle canın cananından daha özel.Ömrün kıymet bilenlerle beraber.Gönlün gönül dostlarına mesken.Önce sevileeen sonra seven.Önce değerliii sonra değer veren.Önce sahip sonra köle olan.Herşeyden de önce sağlıklı sıhhatli,bol neşeli bir beden.Bu bir şiir,bu bir dilek,bu bir istek.Senin için.Ablanın taaaa yüreğinden.
SEMRA YAĞIZ ÜSTÜN

18 Ocak 2013 Cuma

PIRASALI BÖREK


Malzemeler
  • 1 kg. pırasa
  • 5 adet yufka
  • 1 şişe soda
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
Yapılışı
1- Pırasaları ayıklayıp, yıkayın ve ince ince doğrayın.
2- Bir tencerede yağla beraber hafifçe pişirin. Tuzunu ve biberi ekleyip tencereyi ocaktan alın. Malzemeyi soğumaya bırakın
3- Bir tepsiyi yağlayın ve 1 yufkayı uçları dışa taşacak şekilde tepsiye serin.
4- Soda ve yağı çırpıp yufkanın üstüne sürün. Diğer yufkalardan 2 tanesini de parçalayarak tepsiye serin ve aralara da sodalı harçtan sürün.
5- Yufkaların üstüne pırasalı harcı yayın ve üstüne kalan yufkaları aynı şekilde parçalayarak yerleştirin. Üzerlerine sodalı harçtan sürün.
6- Tüm yufkalar bittikten en alttaki yufkanın uçlarını tepsinin üstüne kapatın. Sonra kalan sodalı harca 1 yumurta kırın ve çırpın. Tüm tepsinin üstüne dökün. Böreğe çörek otu serperek önceden ısıtılmamış 200 derecelik fırında üstü kızarana kadar pişirin.

SIFALI OTLAR

BİTKİLERİ Kullanma Tarzları

Ağızdan kullanış:

Demleme(haşlama): bitkiyi ufalayıp kaynar su içine atınız. Bitkinin nazikliğine – sertliğine göre 2 dakikadan 10 dakikaya kadar demlenmesini bekleyiniz.
  1. Kaynatma: bitkinin dal, kabuk, kök tane gibi, daha ziyade, sert kısımlarına tatbik ediniz.
  2. İmtisas: bitkinin, ufalanarak, 10 saat kadar suda veya 2–3 gün sirkede bırakılmasıdır.
  3. Özsu çıkarma: ezerek, rendeleyerek veya günümüzün santrifüjlü aletleriyle bitki suyunun çıkarılmasıdır.
  4. Bitki tozu: bitkiyi toz haline getirip, yemeklere ekerek yada su ile ağızdan alınarak kullanılmalıdır:
  5. Nebat şurubu: bitki öz suyunu bal ile tatlandırıp şurup yapılması, bazı hallerde alımı kolaylaştırmaktadır (mesela çocuklar için)
  6. Nebat kahvesi: bitki tozu, bazen kahve gibi pişirilerek alınabilir.
  7. Marmelat şekli: bitkilerden faydalanmayı kolaylaştırmak ve bazı hassalarını yitirmemek için marmelat da yapılabilir.
Dıştan kullanış:
  1. Lapa(yakı): bitki ince kıyılarak veya rendelenerek lapa haline getirilip,ince bir tülbent arasına koyarak dıştan uygulanır. Yada ütülenmiş bitki (mesela ütülenmiş lahana yaprağı) ağrıyan yere konur.
  2. Losyon: (1) ve (2) numaradaki işlemlerle temin edilen etkili madde hasta yere sürülüp masaj yapılır. Hızlı ve bastırarak sürülürse, buna friksiyon denir.
  3. Kompres: yine (1) ve (2) de temin edilen etkili maddeye batırılan pamuk veya bez vücudun hasta kısmına konup bir müddet üzerinde bırakılır.
  4. Pansuman: yaralara oksijenli su ile yaptığımız pansuman, burada, 1, 2, 3, 4 den temin edilen etkili maddelerle yapılır.
  5. Göz damlası: mavi kantaron çiçeği’ne (1) uygulanarak temin edilir.
  6. Gargara: 1, 2, 3, 4 deki usullerden biri yoluyla temin edilen şifalı su, ılıkla- sıcak arası, gargara için kullanılır.
  7. Lavman: peklik, ishal, karaciğer bozuklukları vs. için (1) veya (2) de elde edilen tesiri az madde yarım litreyi aşmamak ve 37 C sıcaklıkta olmak kaydıyla günde tek defa uygulanmalıdır.
  8. Vajinal yıkama: beyaz akıntıdan kurtulmak için (1) veya (2) yoluyla elde edilen uygun etkili madde ile, lavmanda olduğu gibi yine 37 C de, en çok, günde iki yıkama yapılır.
  9. Banyolar: bazı nebat uzmanlarının kanaat ve tecrübelerine göre banyo şeklindeki tatbikde bitkinin hassaları hızla derinin içine geçmektedir. Hatta bu şifalı maddeler ağızdan alınana nazaran daha çabuk hastalıklı bölgeye erişmektedir. Elbette ağızdan alınandan çok daha fazla nebat kullanmak zorunda kalacağız. Birçok hallerde,tüm banyo yapmak yerine,el ve ayak banyoları kâfi gelmektedir.
    Bunun için, toprak bir göğeç alın; buna iki litre su koyup kaynatın. İçerisine hastalık bölümlerinde işaret edilecek miktarda bitkiyi atın. Göğecin ağzını kapatarak 4-5 saat bekletin. Sabah ve akşam aç karına sıcak fakat yakmayacak kadar ısıtılmış bu suda el ve ayaklarınız 10’ar dakika kalmalıdır. Uygun bir yerde saklayacağınız bu banyo suyunu bir hafta kullanabilirsiniz.
  10. Şifalı yağ: 2-3 avuç bitki, yaprak, çiçek yahut ta kök en az 15 gün zeytin yağında tutulur. Sonra kaynar su içersinde olmak üzere bu yağlı bitki kavanozunu koyarak pişiriniz. Bitkileri sıkarak içersinden alıp, kalanını kullanmaya hazır olarak, buzdolabında saklayınız.
  11. Şifalı merhemler: bitkilerin suyu çıkarılıp, yağla karıştırılarak (yerine göre tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı ve balmumu) merhem elde edilir.
Nebati Çayları Ne Zaman ve Nasıl İçmeliyiz?

Yerine göre sıcak yada soğuk içebilirsiniz. Şeker atmamanız tavsiye edilir. Muhakkak tatlandırmak zorunda kalırsanız biraz bal ilave ediniz.

Zamanına gelince, yemeklerden ya 1 saat evvel veya 3 saat sonra içilmesi en uygun olanıdır.

Çocuklar için, yaşına göre az yada çok sulandırılarak verilmelidir.


Hastalıklar ve Şifalı Bitkiler

Ağızda Ağrı

Bütün ağız içine kara dut şurubu sürünüz. Bu ameliye ağız ağrısına olduğu kadar diş etlerine, boğaz iltihabına ve öksürüğe de faydalıdır.

Ayrıca soğan yemeli kızılcık şerbeti veya şaplı su ile gargara yapılmalıdır.

Ağızda ağrı ve ağız yarasından kurtulmak ve tekrar yakalanmamak için A vitaminin kaynağı olan karotenli yiyeceklerin tazesinden devamlı yenmelidir: Havuç, maydanoz, ıspanak, tereyağı gibi
Bu arada A vitamininin kullanılması için gerekli çinkolu yiyecekler de alınmalıdır.

Ağız kokusu

Biraz maydanoz çiğnedikten sonra, bir elmayı ağızda iyice çiğneyerek yemelidir.

Ağız yarası

Adaçayı veya söğüt yaprağı ağızda çiğnenmelidir.

Ağrılı regl (hayız)
  1. Faydalı yiyecekler, baharatlar ve şifalı bitkilerle karaciğer sağlığına kavuşturulmalı, safra arıtılmalı
  2. Tüm vücudun sağlığı için bol çiğ sebze ve meyve yenmelidir.
  3. ŞİFALI BİTKİLERLE TEDAVİ:
    1. Lahana Yaprağı: 2 iri lahana yaprağı masa üzerine şişe ile ezilir ve bez üzerinde soğuk olarak kasıklara vurulur (bağlanır). İki-üç saat orada bırakılır. Ağrıyı giderir.
    2. Marul Yaprağı: 2-3 marul yaprağı ince kıyılır ev bir litre suya konup 10 dakika kaynatılır, 20 dakika demlenir ve günde 2-3 su bardağı içilir.
    3. Civan Perçemi: Bir litre sıcak suya 40 gr. Çiçekli bitki konur, 20 dakika sonra süzülüp günde 2 su bardağı içilir. Regl’i söktürür, ağrı ve sancıyı keser. Çok tesirlidir.
    4. Maydanoz: 1 litre suya 100 gram tohum veya yaprak konur; 15 dakika kaynatıp 20 dakika demlenir, süzülür, günde 3 su bardağı içilir. Ağrı ve sancıyı giderir. Regl’i söktürür.
      Beslenmede hamur işlerinden (börek, çörek, kek, makarna vs.) kaçınmalı. Polen (çiçek tozu) günde bir çay kaşığı bira mayası günde bir tatlı veya çorba kaşığı suda eritilip içilir. Buğday çimi yenir.
Albümin

1 litre suya 4 çorba kaşığı ufalanmış mısır püskülü veya 4 çorba kaşığı ufalanmış ayrık kökü konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra 30 dakika bekletilip, süzülerek su yerine içilmelidir.

Üzüm başta olmak üzere sebze ve meyve suyu içilir. Kendileri de yenebilir. Hayvani gıdalardan kaçınmalıdır.

Anjin – Bademcik

Ilık suya limon sıkarak her saat başı gargara ediniz. İki gargara arasında da ağızda limon dilimi bulundurarak eminiz.

Taze pancar suyu veya adaçayı yahut ta tuzlu su ile gargara yapınız. Balık yağı içiniz

Soğuk yiyecek ve içeceklerden, terli iken üşütmekten kaçınmalıdır.

Anne Sütü:

Anne sütünün gereğinden az oluşması da, gereğinden fazla oluşması da sıkıntı verebilir.
  • Süt Artırıcı: Badem, buğday çimi, arpa unu, havuç, mercimek, yer elması, anason, kimyon, rezeyan, fesleğen, ve şerbetçi otı.
  • Süt Azaltıcı: Enginar, maydanoz, nane ve adaçayı
Astım (Nefes Darlığı)
  1. Yumruk kadar bir siyah turp ince rendelenir, üzerine bir limon sıkılıp iyice karıştırılır ve serin bir yere konur. Sabah kahvaltıdan yarım saat önce ve akşam yatarken hazırladığımızın suyundan yarımşar kahve kaşığı içilir. Bu ilacı içtikten sonra yarım saat geçmeden artık bir şey yenip içilmemelidir. Bu tertip tekrar tekrar hazırlanıp, tahammülle içmeye devam edilirse çok faydası görülür.
  2. Isırgan otları kurtulur, kurusundan 5 yemek kaşığı 1 litre kaynar suya konur, 20 dakika bekletilip pamuktan süzülür. Ilık olarak günde 8-10 çay bardağı içilmelidir. Kaynatma cam kapta yapılır ve şeker konmamalıdır.
  3. İnce kıyılmış soğanın üzerine bal serptikten sonra bu karışımı bir gece bekletip günde dört defa birer çay kaşığı içmeli.
  4. Solunum yolları hastalıkları için Magnezyum klorür’ün önemi büyüktür. Bir litre suda 20 g MgCl2 eritilmeli ve her 6 saatte bir, bir su bardağı olmak üzere 48 saatte 8 defa içmelidir.
    Giriş kısmında anlatılan prensiplere riayet edenler, kendilerini bu hastalıktan kurtarabilirler. Ancak, bu hastalığı atlatan şahıs beyaz ekmek yiyerek ve bol süt içerek tekrar astıma yakalanabilir. Her türlü nişastalı ve şekerli besinler bu düşmanın geri dönemesin sebep olur.
  5. Yenecekler: Havuç, turp, limon, kereviz, ıspanak yenecek ve suları da çıkarılabilirse su nisbetlerde içilecek:
    1. Havuç 2 ölçü + ıspanak 1 ölçü
    2. Turp 2 ölçü + limon suyu 1 ölçü
    3. Havuç 1 ölçü + kereviz 1 ölçü
    4. Havuç 2 ölçü + turp 1 ölçü
Ayak ve El Üşümesi
  1. Çoban çantası, civanperçemi ve ökse otunu eşit miktarlarda (birer çorba kaşığı) karıştırıp çay gibi hazırladıktan sonra sabah ve akşam yemeklerinden önce bir çay bardağı içiniz
  2. Bir litre suya 1 su bardağı iyi siyah üzüm konur, 1-2 saat orta ateşte kaynatıp, suyundan günde 2-3 çay bardağı içilmelidir.
  3. Bir litre suya bir avuç çilek kökü kıyılarak konur 10 dakika kaynatıldıktan sonra yarım saat demlenmeye bırakılır. Süzüp, günde 3 su bardağı içilir.
  4. Beslenme: Maydanoz, kuru bakla, buğday çimi, nohut, mercimek, tere, ıspanak, marul, kayısı, bilhassa erik, yaş üzüm, limon ve portakal (kabuklarıyla) yeşil biber, greyfurt, soğan yenmelidir.
Bağırsak Gazları

Beyaz peynir, yoğurt, sirkeli turşu, süt kesiği, sarımsak, soğan yiyip üzüm şırası içmeli.

Sofrada, maydanoz, kekik, tarçın, kimyon, zencefil, karanfil, nane gibi şifalı ot ve baharat bulundurmalı; bunları ya toz halinde almalı, mesela yemeklere ekilerek, yahut ta çayı yapılıp içilmelidir.

Basur (Hemeroid)
  1. Patlıcanı ateşte közleyip yatarken çocuğa bez bağlar gibi konulmalıdır. Peş peşe iki üç defa tatbik ediniz.
    Ayrıca kabak, sarımsak ve soğanı bol yiyiniz. Ve çok oturmaktan kaçınınız.
  2. Bir avuç civan perçemi, bir avuç sığır kuyruğu ve bir avuç ayrık kökünü iki litre suda kaynatıp, günde iki defa bu sıcak su içersine oturunuz.
  3. Kabız olmamak için kepekli ekmek ve meyve yiyiniz.
Böbrek Hastalıkları

Bir demet kadar maydanozu soğuk suda yıkadıktan sonra 1 litre kadar suda kaynatıp süzünüz; bundan günde üç kere birer çay bardağı içiniz.

Mısır püskülü, kiraz sapı, elma kabuğu veya bunların kurularının çayı tüm idrar yollarına ve mesaneye faydalıdır.

Kurutulup saklanan bakla kapçıklarından kum ve albüminde, 1 litre suya 25 gr koyup 10 dakika kaynatmakla elde edilen sıvı bütün gün içildiğinde şifa verir.

Semizotu, roka, elma, dut, armut, kavun, karpuz, üzüm, soğan, havuç, bakla, domates, fasulye, enginar, kereviz, lahana, marul, pırasa, şalgam yenilmelidir.

Günde 1.5 litre civarında su içmeli, aksi halde böbrekler ve bağırsaklar vazifelerini yapamazlar.

Bronşit ve Öksürük

Marul, göğsü yumuşatır, bronşları ve öksürüğü iyileştirir. İncir yeyiniz.

Öksürük için, ayrıca, gece yatarken boğazınıza bir cimcik karabiber atınız. Üzerine su içmeyiniz.

Had ve müzmin bronşit için aşağıdaki reçeteler tatbik edilir.
  1. 4 bardak suya 2 çorba kaşığı 30 gram) sığır kuyruğu otu konur, kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere, birer çorba kaşığı içilir.
  2. Bir çay bardağı şalgam suyuna, iki tatlı kaşığı bal konur. 5 dakika kaynatılır. Sıcak sıcak içilir.
  3. Bir bardak havuç suyu içine yarım bardak sıcak süt konup, karıştırıldıktan sonra içilir.
  4. 4 bardak suya 2 tutam (40 gram) ebegümeci konup kaynatılır ve süzülür. Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir.
  5. Ayrıca çay, adaçayı, hatmi çayı, kırmızı turp suyu, ayva veya elma kompostosu, karadut, böğürtlen, kişniş, üzüm, marul ve lahana çok faydalıdır.
Damar Sertliği ve Kolesterol

Dut damarları yumuşatır; zira P vitamini ihtiva eder. İç ve dış kanamaları önler.

Elma kanı temizler, kolesterolü düşürür, damar sertliği ve kalp krizlerini önler.

Taze bezelye ve buğday çimi (18) çok fayda verir.

Bir litre suya 3 diş sarımsak, iki tutam Frenk maydanozu, bir tutam lavanta çiçeği, üç tutam adaçayı atarak demleyin. Bundan günde üç fincan içiniz.

Damla (Gut – Nikris) Hastalığı

Bir ufak limonu bir litre su içersine doğrayın. Buna bir tatlı kaşığı lavanta çiçeği bir tatlı kaşığı ayrık otu atın; demleyip, günde 3-4 çay bardağı içiniz.

Lahana yapraklarını ütüleyerek sızlayan yerlere sarınız. Sarımsak yiyiniz.

Diş Çürümeleri

Şekerden ve şekerle yapılmış gıdalardan son derece kaçınılmalıdır. At kuyruğu otu çayı içilmelidir.

Egzama ve Egzama Benzeri Hastalıkları

Bu cins rahatsızlar için,
  1. Vücudtaki zehiri gidermek maksadıyla karaciğeri ve bağırsakları,
  2. Zehiri dışarı atmak için böbrekleri,
  3. Kaşıntıyı durdurmak için sinirleri,
  4. Kabuklardan temizlemek için deriyi,
  5. Dokunan yiyecek ve içeceklerden kesin vazgeçmek için nefsi tedavi etmek gerekmektedir.
Girişi dikkatlice tekrar okuyup, yukardaki maddelerle ilgili kısımları da tetkik ettikten sonra, hem o tavsiyelere, hem de aşağıdakilere uyulmalıdır.

Egzamalı kimsenin sinirlerini teskin için tatil ve spor yapması gerektiği gibi, kandaki zehirlerin temizlenmesi için yenilen besinlere çok dikkat edilmelidir. İş yaparken eldiven giymeli, mümkün olduğu kadar sudan uzak durulmalıdır. Egzama suyu sevmez, sudan azar.

Soğan, havuç, marul sarımsak, hindiba, üzüm, pırasa, pancar ve enginar yenmeli; acı, ekşi, turşudan kaçınmalı ve asla bulaşıkta deterjan kullanılmamalıdır.

Enfaktüs

Kalp damarlarını açmak ev kan dolaşımını sağlamak maksadıyla:
  1. Alıç’ın çicek ve meyvası şöyle kullanılır: Bir su bardağı suya alıç’ın çicek ve meyvası konur; 10 dakika kaynatılır 30 dakika demlenir ve günde 2-3 bardak içilir.
  2. Kırlangıç otunun 2 litre sıcak suya iki avuç kuru yaprağı konur kaynatılır el ve ayak bununla banyo yapılır. Bu banyo suyunu KAYNATMADAN, sadece ısıtarak bir hafta kullanabilirsiniz.
Felç

Bir çay bardağı zeytinyağı ile; bir tatlı kaşığı toz tarçın, bir tatlı kaşığı toz karabiber ve iki çorba kaşığı su uygun bir kaba konup hafif ateşte su buhar oluncaya kadar ısıtılır. Kalan karışımla, hergün bir defa felçli kısımlar ovulur.

Manevi yönelişe ihtiyaç vardır. Felç olmamak için, dengeli beslenme kaidelerine çok dikkat etmek, devamlı sebze ve meyve yemek gereklidir.

Göz Rahatsızlığı

Bir bardak su içersine iki tutam mavi kantaron ve 3 adet papatya atıp iki dakika kaynatıp, ılık olarak göz banyosu yapın.

Guatr

Her türlü lahana, karnabahar fazla yenilen yerlerde fazla guatr görülür. Keza şalgam, mercimek, kuru fasulye, soya fasulyesi, fıstık, antep fıstığı mısır fazla yenilirse guatr’a sebep olur. Yukardaki bitkilerden ve yabani hardal fazla yiyen ineklerin sütü de bu hastalığa yol açar. Bu yiyeceklerin menfi tesirlerini azaltmak için iyotça zengin olan sarımsak, soğan, taze fasulye, pırasa, balık, dut ve dut kurusu yemelidir.

Halen guatrılı olan hastalar, hastalığa sebep olan yiyecekleri sağlıklarını kazanıncaya kadar yememelidirler.

İki litre sirke içinde bir avuç dolusu meşe kabuğu kaynatılır. İçinde keten bir bez bir müddet bırakılıp kurutulduktan sonra boyuna sarılır. Üzerine de yün batkı bağlanıp bir hafta taşımalıdır.

İktidarsızlık

Genç, orta ve yaşlı erkeklerde vakitsiz cinsel iktidarsızlık olabilir. Bunu önlemek ve cinsel gücü arttırmak için hardal, kereviz, kırmızı biber, nane, rezeyan, roka, tere, soğan, tarçın, zencefil, kimyon, kuru yemişler, yulaf, bakliyat, zeytin yağı, polen tozu ve bal sürekli yenmelidir.

İşeme

Gece yatağını ıslatan 10 yaşından büyük çocuklar için yarım litre kaynar suya 1 tatlı kaşığı sarı kantaron 2 tatlı kaşığı civan perçemi, 1 tatlı kaşığı meşe kabuğu koyarak haşlayınız. Bundan sabah ve öğle 2 fincan içiriniz.

İştahsızlık

Yarım litre kaynar suya birer tatlı kaşığı iyice ufalanmış devedikeni, kırmızı kantaron ve kısa Mahmut otlarından koyup çay gibi haşlayınız. Yemeklerden 1 saat önce birer fincan içiniz.

Kalpte şiddetli ağrı (Angine de Poitrine)

Bir tencereye 7 çay bardağı kaynar su, 7 tatlı kaşığı ufalanmış alıç, 2-3 tatlı kaşığı kuşburnu ve 15-20 adet tere yaprağı koyup ağzını kapatmalı 24 saat bırakmalı. Çay süzgecinden süzüp, her öğünde bir su bardağı olmak üzere günde 3 bardak içmelidir.

Kalp rahatsızlıklardan mısırözü, ayçiçeği veya haşhaş yağı kullanmalı. Hayvani yağlardan ve yağlı etlerden hatta etin fazlasından kaçınmalı. Daha ziyade marul, elma, erik, üzüm, patlıcan, taze fasulye, kereviz, soğan, sarımsak, lahana, nar gibi meyve ve sebzeleri bol yemelidir.

Kanamalar

İç kanamalar, bilhassa mide kanamalarında bir çay bardağı kadar suya 1-2 kahve kaşığı hesabıyla at kuyruğu otu koyun, kaynamaya başlayınca indirip 10 dakika kadar demlenmesini bekleyin, süzün. Bundan günde 2-3 çay bardağı içiniz.

Kanser

Bir su bardağı süzme bala, iyice ezilmiş iki tatlı kaşığı ısırgan tohumu karıştırılır. Hasta bundan, günde 3 tatlı kaşığı yemeli ve buna 1-2 ay devam etmelidir. Prostat kanserinin dışında bu usulün zararlı olduğu söylentisi de var.

Kansızlık

Havuç vücudun çabuk kan yapmasına yardım eder. Günde üç öğün bir çay bardağı havuç suyu içilmelidir. Suyu çıkarılamıyorsa ince rende ile rendelenip yenilmelidir.

Taze bezelye kansızlığa çok fayda verir, hafif ateşte pişirilmelidir.

Erik de kan yapımına yardımcıdır,kalbin kuvvetlenmesine yarar.

Karaciğer ve safra Rahatsızlıkları

Karaciğerin en iyi dostu baldır. Bal, pekmez veya erik yemek bu organın sağlığa kavuşmasını sağlar; kendi kendini tamir etmesine yardım eder.

Havuç da, bilhassa enginarla birlikte karaciğerin en iyi ilacıdır.

Taze enginarın bulunmadığı mevsimler için alttaki iri yaprakları yıkanmadan gölgede kurutulur; ufalanarak bir kutuya konur. Gerektiğinde, bir fincan kaynar suya yarım kahve kaşığı bu malzemeden koyup 10 dakika bekletilerek süzülür ve yemeklerden bir saat önce içilir.

Roka, patlıcan, elma ve kereviz de karaciğer için çok faydalıdır.

Turp ve domates ise safra taşını eritir, döker yeniden teşekkülünü önler.

Aç karnına sabahları zeytinyağı içmek de bu uzvumuza fayda verir.

Üzüntü, bu organlara zararlıdır. Safra akışını azaltır.

Kantaron, at kuyruğu, çentiyane, hindiba bitkilerinden bulabildiklerinizi çay gibi demleyip içiniz. Sertleşmeye karşı, bilhassa farekulağı bitkisel çayı iyidir.

Pastırma, sucuk, kahve, çay, kakao, çikolata, yumurta YASAK’tır.

Kaşıntı

Domatesin tazesinden elde edilmiş suyu ile kaşınan kısım ovulursa geçer.

Böcekten oluyor ise temizliğe son derece dikkat etmeli; yıkadıktan sonra kaşınan yer iyi kurulanmalıdır.Kaşınan yerler sıcakça bir su ile yıkanırsa, kaşıntıyı alır.

Deterjan yerine sabun kullanılmalıdır.

Biberiye kremi kullanıp şahtere çayı içiniz.

Kıl Kurdu

En etkili çare sarımsaktır.Bol bol yemeli ayrıca 4-5 sarımsak 1,5 kaşık zeytinyağında iyice ezilip akşamları dıştan tüm karına sürülmeli.Bunlara 5-6 gün devam edilmelidir.

Papatya çayı içilmeli.

Kireçlenme

Vücudumuzun herhangi bir yerinde kireçlenme zuhur ettiğinde turp ile havucu rendeleyip karıştırarak yemekler esnasında bol bol yemelidir.

Kireçlenmeyi oluşturan tulum peyniri, kaşar peyniri gibi durmuş peynirler olduğu için bunları yemeyi de derhal terk etmek lazımdır.

Krampların Sebebiyet Verdiği Atak Ağrısı

Eğrelti otu kaynatılır.Elde edilen mayi ile ayaklar yıkanır.Bu ameliyeye birkaç hafta devam edilir.

Mesane Rahatsızlıkları

3-4 litre kadar suya 2 avuç atkuyruğu bitkisi atıp 5 dakika kadar kaynatın ve süzerek oturarak yeri banyosu yapınınız.

Mide Rahatsızlıkları

Midenin sindirim sisteminin, hafta bütün organlarınızın sağlıklı kalabilmesi için çok önemli bir husus vardır : ACIKMADAN SOFRAYA OTURMAMAK ve DOYMADAN SOFRADAN KALKMAK.

Mide tembelliğini önlemek için 1 dilim pişkin ekmek üzerine 1 kahve kaşığı sumak ve 1 kahve kaşığı kimyon konup yenir.

1 çay bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı kekik konur.10 dakika demlendikten sonra içilir.Her yemekten sonra tekrarlanır.

Ceviz, badem, elma, portakal, kızılcık, vişne, nar.Gül reçeli, sarımsak, soğan, maydanoz, dereotu, aç karnına turp yemek; yemeklerin üzerine karabiber, kimyon serpmek, hamur işlerini sarımsaklı yoğurtla yemek faydalıdır.

Nezle

İki soğan ve üç diş sarımsak soyulup ince kıyıldıktan sonra bir bardak çiğ süte konarak15 dakika kaynatılmalı, yarım saat bekletilmeli ve bir miktar bal katılmalı her saat sıcak olarak bundan bir kahve kaşığı içilmelidir.Nezleyi geçirdiği gibi öksürüğe de iyi gelir.

Şalgam suyu balla tatlandırılıp sıcak içildiğinde nezle ve bronşite iyi gelir.

Peklik

Sebeplerin başında safra kesesi rahatsızlıkları geldiği için, böyle bir rahatsızlık var ise önce o halledilmelidir.

Karın hareketleri(19) yapılmalı; kepekli ekmek, marul, turp, domates, mevsimine göre mevcut sebze ve meyvalardan bol yenmelidir.Kepekli ekmek barsakları çalıştırır ve kuvvetlendirir.Bulgur, yulaf ezmesi, buğday çimi, un kepeği devamlı kullanılmalıdır (Yulaf yazın kullanılmaz).

Çok oturmamalı, yürümeli ve hareketli olmalıdır.

Erik, portakal, sebze, meyva yemeli.Sabahları aç karnına, içine limon sıkarak, 1 yemek kaşığı zeytinyağı içilmeli(ayda 8-10 günden fazla kullanılmalı).

Sofranızda bol soğan ve soğanlı yemekler bulundurunuz.Günde 3 diş de sarımsak.

Bir su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı ebegümeci ve 1/3 kahve kaşığı döğülmüş eşekhıyarı kökü koyup 10 dakika sonra süzüp içiniz.

Prostat, Mesane Hastalıkları ve İktidarsızlık

Soğan prostatı normal çalıştırarak onun bozulmasını önler.Kurusunu veya tazesini günde yeyiniz.

Kabağın her çeşidi, kabak çekirdeğinin çiği(günde bir fincanı geçmemek üzere) kereviz ve buğday çimi yenilmelidir.Kerevizin tohumu veya yaprağı,mısır püskülü, çam sürgünü, mazı yaprağı ile kaynatılıp içilmelidir.

Yemek tuzunun magnezyum klorürlüsü kullanılmalı, arıların bal yaptığı şifalı çiçek tozu (Polen) den de günde bir çay kaşığı yemeklerden 10-15 dakika önce alınmalıdır.

Taze tuzsuz peynir, süt kesiği, A vitamini alınmalıdır; ya da içerisinde çinko da bulunan bir hap şayan-ı tercihtir.

Rahim İltihabı

Vücudun mukavemetini artırmak için bol çiğ sebze ve meyve yenmeli, yorulmamalı yatakta dinlenmeli, mesane üzerine soğuk su lastiği koymalı. İki günde bir, kasıklara soğuk su ile ıslatılmış havlu YARIM DAKİKA süre ile sarılmalı. Akşamları yatmadan önce ayaklar 3 dakika soğuk suya sokulmalı sonra kurulanıp yatmalı.

Bir leğende hazırlanacak, ılık kekikli suya akşamları 3 dakika oturup kalkmalı.

Üç öğün yemek üzerine, 15 dakika kaynatıp 20 dakika demlenerek hazırlanan civan perçemi çayından birer su bardağı içilmeli.

Hergün öğleyin bakır ve mangan tuzu alınmalı (mesela bir SUPRADYN hapı)

Beslenme: Sarımsak, karaciğer, maydanoz, buğday çimi, soğan, taze fasulye, nohut, mercimek, yürek, yulaf ezmesi, kuru fasulye, tere, turp, pırasa, muşmula, fındık.

Yasaklar: Sigara, pastırma, sucuk, kaşar ve tulum peynirleri.

Romatizma

Birinci gün bir arı, ikinci gün iki arı vs.olmak üzere bardağa kapatılan arılara romatizmalı yer sokturulur. Çok faydalı olan bu usul herkes tarafından kolay tatbik edilemez; bu halde şunları tavsiye ediyoruz:

İki ölçü ince tuz, bir ölçü dövülmüş hardalla karıştırılıp üzerine bir merhem kıvamına gelinceye kadar azar azar zeytinyağı konur ve karıştırılır. Bu karışım bir gün bekletildikten sonra geceleri yatarken hasta kısımlar bununla ovulur. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.

Zamanla ağrı geçer ve varsa şişlik kaybolur. Bu merhem ellere de yumuşaklık ve canlılık verir.

Yukarıda anlatılanlar dışarıdan tatbik edilirken bir litre suya bir yemek kaşığı mısır püskülü konarak hazırlanan çay balla tatlandırılarak içilmelidir.

Kereviz yaprağı ile hazırlanan çay da faydalıdır.

Lahana yapraklarını bir ütü ile ısıtıp, gece yatarken ağrıyan yere bağlayınız.

Romatizmalılara ıspanak ve pazı yasaktır. Soğan faydalıdır.

Saçların bakımı

25 yaşını geçmiş bir şahsın başından günde 40 dan az saç teli düşüyorsa endişe edilecek bir durum yoktur. Fakat 40’ı geçiyorsa saç kökleri hasta demektir. Bu hallerde:

1. Bir litre suya 5 tatlı kaşığı çöven yaprağını ve çiçeğini koyarak kaynatın. Başınızı yıkarken son suyuna bunu katın, nihayet.

2. bir litre su içersine bir limon sıkarak hazırladığınız karışımla da iyice kurulayın.

Saç dökülmesi

Şayet henüz saçlarımızın tümünü yitirmemişsek, onları korumaya şu tedbirlerle başlamalıyız:

Alkol ve sigaradan son derece kaçınıp, B vitaminleri ihtiva eden buğday çimi, bira mayası, lahana, havuç, çiçek tozu (Polen), yumurta, beyaz peynir, ceviz, fındık, kuru erik, kuru üzüm, koyun ciğeri gibi gıdaları yiyeceklerinizin arasına alınız.

Isırganın suyunu çıkarıp içersine birkaç damla öküz gözü otu tentürü katarak elde etiğimiz sıvı ile saç diplerini ovunuz. Bunu yapamaz iseniz. Bir çay bardağı sıcak suya üç tatlı kaşığı kuru ısırgan koyarak demlenmesini bekleyin; bunun suyu ile saç diplerini ovunuz.

Sara

Ökse otunun yaprakları gölgede kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilir. Hasta şahız aç karnına günde bu tozdan 3-4 kahve kaşığı ağzına alır ve üzerine bir çay bardağı ılık su içer. Buna devamla kriz azalır ve zamanla tamamen geçer.

Siğilleri yok etmek için

Sağlıklı ve dengeli beslenme kaidelerine çok dikkat ediniz.

Siğillerin üzerine kırlangıç otu özsuyu sürünüz. Bu ot zehirli olduğu için çocuklardan uzak tutunuz.

Sinir krizleri, beyin yorgunluğu, sürmenaj

Semizotu sinir krizlerini, beyin yorgunluğunu ve uykusuzluğu giderir.

Marul da sinirleri teskin eder, uyuyamayanlara, asabı bozuk olanlara çok fayda verir.

Enginar beyin ve ruhi yorgunluğa, sinir zafiyetini sürmenajı çabuk iyiliğe kavuşturur.

Bir su bardağı kadar suya 1 tatlı kaşığı içlenmiş ayçiçeği çekirdeğini ezere koyduktan sonra, buna bir tatlı kaşığı da kuru yaprağını koyunuz. Yarım saat orta ateşte kaynatıp süzünüz. Bal ile tatlandırarak yatarken içiniz.

Kereviz de çok iyi bir sinir ilacıdır.

Şeker hastalığı

Hasta, taze fasulye, salatalık ve bol soğan yemeklidir. Rafine gıdalardan kaçınmalı, buğday çimi ve bira mayasına devam etmeli, civan perçemi çayı içmelidir.

Şen olmaya gayret etmelidir.

Tansiyon

İki baş sarımsağı ezip bir bardak su ve 100 gr. Bal veya şekerle karıştırın. Günde iki çorba kaşığı içiniz:

İki litre suya üç baş sarımsağı doğrayıp suyu ile günde iki kez el ve ayak banyosu yapınız.

Yaşlılık meseleleri

(Andropoz: Erkeklerin 50-55 yaşlarından sonra çıkan problemleri)

Buğday çimi yeyip, bira mayası ve yulaf ezmesi çayı içiniz.

10 tane limonu sıkın, bunun içine ezdiğiniz 10 baş sarımsağı ve bir demet maydanozu katın. Öğle yemeklerinden önce 1 çorba kaşığı için.

1 su bardağı kaynar suya

1 çay kaşığı lavanta

1 çay kaşığı adaçayı

1 çay kaşığı civanperçemi

4 çay kaşığı nane

koyarak demleyin sabah ve akşam birer fincan için.

Ayrıca vücudumuzun bütün çabalarına rağmen, dışarıya tamamını atamadığı zararlı kalıntıları atabilmesi için ona yardımcı olmalıyız.

Sonsöz

Dr.Haluk Nur BAKİ isimli kitabında alkolden bahsederken mide hakkında şunları söylemektedir:
Muhterem okuyucu, görüldüğü gibi İslamiyet asırlarca önce DERTLERİN EVİ MİDEDİR derken ne kadar haklıdır! Şu halde abur-cubur, olur olmaz zamanda ve ölçüsüz yeyip-içmek bütün sağlığımızı bozan sebeplerin başında gelmektedir.

Mezkür doktor çok yemenin metabolizma hastalıklarının menşei olduğunu, insanı pankreas iflasına dolayısıyla şeker hastalığına götürdüğünü hazım ve kalp hastalıklarının bununla vahimleştiğini zikretmektedir.

Bazı maddi yanlış davranışların insanın sağlığını bozması gibi, ihtiras ve gurur gibi manevi hastalıkların da hipofiz bezinin çalışmasına ayak uyduramayacak bir noktaya bedeni sürüklediği, böylece daha bazı sebeplerin eşliğinde KANSERE yol açtığı anlaşılmaktadır. 


Kaynakça:
  • Prof.Dr. A.Nihat Eskioğlu
Nebatların Şifası
1990
  • Dr. M. Göbelek
Gıdalarımız ve Sağlığımız
1986
  • M.Z.Kotku
Yemek Adabı
1982
  • A. Gürbüz
Şifalı Nebatlar
1982
  • A. Yalçın
Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi
1982
  • S. Kutup
Fizilalil Kuran
1974


HAYATA TEPEDEN BAKARSAN İNSANLARIN SADECE TEPESİNİ GÖRÜRSÜN.
HAYATA DAİMA İNSANLARLA AYNI MESAFEDEN BAK; O ZAMAN İNSANLARIN HEM YÜZÜNÜ, HEM KALBİNİ GÖRÜRSÜN. MÜHİM OLAN YÜKSEKLERE ÇIKIP HAYATA TEPEDEN BAKMAK DEĞİLDİR. MÜHİM OLAN NE KADAR YÜKSELSENDE HER ŞEYE EŞİT MESAFEDEN BAKABİLMEKTİR.  HAYATTA HERŞEY OLABİLİRSİN: FAKAT MÜHİM OLAN HAYATIN İÇİNDE İNSAN OLABİLMEKTİR.

16 Ocak 2013 Çarşamba

ŞİİRLERİM



Bunlarda nacizhane şiirlerimden  ...


benim sözüm kendime
benim sözüm
nefreti kendilerine kılık kıyafet edinenlere.
yüreklerindeki sevginin farkına varamayanlara
yavrusunu okşayıp bağrına basan analara değil
gözyaşlarını gizlemeye çalışıp
mutluluklar yavrum diyen babalara değil.
Yürekleri avuçlarında, kor alev olup ayrılanlara da değil.
benim sözüm,
sevgisizlikten kuruyan çiçekleri görmeyenlere,
sevgiden başka herşeye değer verenlere,
mutsuzluklarını parada arayanlara.
çiçekleriyle konuşan delilere değil sözüm.
gözleri martılara dikili hükümlülere değil.
dağları denizleri aşan yollara değil.
her gözyaşında sevinen ayrılıklara değil.
benim sözüm sevgiden korkanlara.
SEMRA YAĞIZ ÜSTÜN

BEKLİYORUM
Bir rüzgar bekliyorum
tutup ellerimden uçuruverecek aydınlıklara.
bencilce değil, sevgiyle okşayacak saçlarımı,
Ben sustukça konuşacak,
konuştukça susacak.
ellerim yorulup usandığında,
yüreğime tutunup koşturacak.
bir rüzgar ki:
Bıkmadan bıktırmadan
bezmeden bezdirmeden.
umutla ,sevgiyşe haykıracak.

bir yağmur bekliyorum
düşüp üzerime damla damla,
nefret adına ne varsa aklayacak.
gülücükler konduracak dudaklarıma,
ben ıslandıkça kurutacak.
kurudukça yeşertecek.
gücüm tükenip bittiğinde,
kol kanat gerecek,
bir yağmur ki korkmadan, korkutmadan,
acımadan acıtmadan,
dünümle yarınımla kucaklayacak.
bir güneş bekliyorum
tüm siyah düşlerimi renklerle buluşturacak
bir gün bir ay değil.
sonu belli bir an değil.
sonsuza kadar aydınlığım olacak.
ben yandıkça alev alev, ferahlatacak.
ferahladıkça umut olacak, yol olacak.
yüreğim pişip olgunlaştığı gün,
sevgime sarılıp kucaklayacak.
bir güneş ki
yanmadan yakmadan,
yormadan yorulmadan.
günahımla sevabımla sevip
herşeyim olacak.
SEMRA YAĞIZ ÜSTÜN




SEN BENİM HERŞEYİMSİN.
sen benim hiçbirşeyimsin.
gece uykumun en güzel yerindesin.
yediğimde içtiğimde
yürüdüğüm yoldasın.
yolları kısaltan her adımımsın
sen benim hiçbirşeyimsin.
kokladığım gülde papatyadasın.
gözümün baktığı çocukta,
yüreğimin takıldığı kuştasın.
saçımı okşayan rüzgarda,
tenime dokunan güneştesin.
gölgesinde oturduğum ağaçtasın.
sen benim hiçbirşeyimsin.
dinlediğim şarkılarda, okuduğum masallarda,
geceleri yıldızlarda,
kimi zaman dolunaysın.
aldığım nefeste,
verdiğim soluktasın.
sen benim hiçbirşeyimsin.
yüzüm gülüyorsa sevincimde,
ağlıyorsam yaşımdasın.
kimi zaman öfkemde,
imi zaman isyanımsın.
düşündüğüm yarınlarda,
yaşadığım geçmiştesin.
sen benim hiçbirşeyimsin.
varsam: varlığımda,
umutlarımın sebebinde,
sorularımın cevabında,
susuyorsam ,dinlediklerimdesin.
konuşuyorsam söylediklerimde,
yazdığım kağıtta,
okuduğum kitaptasın.
sen benim hiçbirşeyimsin.
yaptıklarımda,
yapamadıklarımda,inanıp savunduklarımda,
karşımda iken bile yanımdasın.
bir kanımda.
bir canımda.
birde sevgimin bittiği yerdesin.
SEMRA YAĞIZ ÜSTÜN

7 aşk tipi


Aşk her devrin, her dönemin en önemli konusu, yüzyıllardır sanatçılar şairler ve bilim adamları aşk üzerine binlerce eser, milyonlarca araştırma yapmışlar. Günümüzde hâlâ aşk insanların en çok ilgilendikleri, ihtiyaç duydukları, kafa yordukları konu. Bu haftaki yazım mükemmel aşka ulaşmak için ihtiyaç duyulan üç temel özellik olan Tutku, Yakınlık ve Bağlılık hakkında. Bakalım bu üç temel özellik aşkımızın tipine nasıl etki ediyor?
Sadece “tutku”
Tutku aşkın fizyolojik boyutuyla kendini belli eder.
Heyecanlanma, sevgiliyi arzulama, sevgilinin yanında olunca soluğun kesilmesi, kalp çarpıntısı ve takıntılı şekilde eşi düşünme gibi özelliklerle... Genelde çoğu aşığın ilk planda ve en heyecanlı hissettiği, birlikteliklerin ilk zamanlarının deli dolu yaşandığı, motivasyonunu cinsellikten ve fiziksel arzulardan alan aşktır. Yakınlık özelliği de geliştiğinde bu deli dolu aşklar romantik aşklara dönüşebilir; aksi taktirde yakınlığın ve bağlılığın olmadığı durumlarda genellikle kısa sürer.
Sadece “yakınlık”
Arkadaşlık esas nedendir ve cinsellik çok arka plandadır.
Yakınlık kurulabilmiş ilişkilerde sıcaklık, samimiyet, duygusal destek, iletişim, anlayış, huzur, beraber geçirilen zamandan keyif alma durumları gelişir. Tutku içermeyen, uzun süreli olmayan aşklar sadece yakınlıkla beslenen aşk tipidir. Bu tip aşkta taraflar genellikle partnerlerine ilişkin cinsel çekim, fiziksel arzu hissetmezler. Arkadaşça ve dostça iyi anlaşma, “kardeş gibi sevme”, geçici heves, bittiğinde hemen unutma ama hatırlandığında saygı duyma gibi hallere sıklıkla rastlanır.
Sadece “bağlılık”
Duygulardan çok mantık ve tutarlılık ile yürür.
Çiftler arasındaki karşılıklı bağımlılık, her şeye rağmen birlikte olmayı isteme, ortak bir hayat hedefi oluşturma ve sürdürme kararının verildiği ilişkilerdir. Tutku ve yakınlığın olmadığı, sadece hayatı birlikte geçirme kararının verildiği bu tip birlikteliklere görücü usulü evlilikler örnek verilebilir.
“Yakınlık” ve “tutku”
Hem fiziksel hem de ruhani çekimin yoğun hissedildiği aşklardır.
Romantik aşklarda duygu yoğunluğu ve partnerin arzulanması ilişkinin dolu dolu hissedilmesine sebep olur. Unutulmayan aşklar genellikle bu tip ilişkilerden çıkar. Ancak ne fiziksel çekicilik ne de yakınlık hissi, ilişkinin kalıcı olması açısından tek başına yeterli olmaz. Uzun vadede sahiplenici ve aşırı duygusal aşka dönüşebilir. Eşler arasında rekabet, tartışma, kıskançlık ve duygusal iniş-çıkışlar yaşanabilir.
“Yakınlık” ve “bağlılık”
Huzur ve güvene dayalı ancak fiziksel çekimin olmadığı aşklardır.
Çiftlerin birbirine yoğun yakınlık hissettiği, saygı ve sevgi çerçevesi içinde her türlü duygusal ve düşünsel paylaşımın engellenmeden yaşandığı, ancak fiziksel çekimin olmadığı aşklar. Uzun yıllar ilişki kurup kavga bile etmeyen, dengeli ve tutarlı birliktelikler sıklıkla bu tip aşklarda görülür. Zamanla arzu ve fiziksel çekimin azaldığını hisseden çiftler de dostluğun paylaşıldığı ilişki tipine dönebilir. Duygusal ihtiyaçların karşılanmasının, memnuniyet ve ortak geçmişin önemli olduğu, huzur ve güvene dayalı aşk tipine dönüşebildiği gibi sadakatşizlik ile de sonlanabilir .
“Bağlılık” ve “tutku”
Uzun süren fırtınalı aşklardır.
Beraberliği ve evliliği uzun süre devam ettirmenin altındaki temel dürtünün arzu olduğu aşklardır. Yakınlık faktörünün olmaması bu tip ilişkilerde anlaşmazlıkların ve tartışmaların olmasına yol açar.
“Tutku”, “yakınlık” ve “bağlılık”
Her üç boyutun da tamam olduğu, ideal aşklardır.
“Mükemmel çift, ruh ikizi, hayatımın aşkı” ve benzeri tanımlamaların yapılabilmesi için tutku, yakınlık ve bağlılık boyutlarının eksiksiz şekilde beraber bulunması zorunlu sayılıyor. Eksiksiz aşk, aşıklara müthiş bir ilişki deneyimi sunuyor. Eksiksiz aşkı elde etmenin zor, ancak devam ettirmenin daha da zor olduğu biliniyor. İlişkiyi canlı tutmak için çaba sarf etmek, özverili olmak, etkili ve empatik iletişim sağlamak, sürprizlere açık olmak, cinsel açıdan uyumlu olmak, saygı ve anlayışı her şeyden üstün tutmak gerekiyor. Özveri esastır. Karşı tarafa hep bir şeyler katılmak istenir. Bağışlayıcı aşktır. Çoğunlukla manevi insanlar bu tür aşklar yaşar. Bu tip aşklarda aşıklar eşlerini kendilerine bir armağan olarak görür ve onlara değer verirler.
Haftanın Kitabı:Aşk ile İlgili Cevaplar Kitabı” Carol Bolt
Haftanın Sözü:İnsanın canını en çok acıtan şey, hayal kırıklıkları değil, yaşaması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır.” Dostoyevski

14 Ocak 2013 Pazartesi

ÖĞRENMEYİ KOLAYLAŞTIRAN 24 KURAL

ÇOCUĞUN ÖĞRENMESİNİ NASIL KOLAYLAŞTIRIRIM?
1 . Planlarınızı Paylaşın:

Düzenli olarak yaptığınız aile toplantılarında, çocuğunuza model rolünde bir ebeveyn olarak kendi planlarınızdan bahsedin. Planlı olunduğu aktiviteler planlaması için yardımcı olun ve ders çalışma programının aralarına aile toplantıları koyun.
...
2 . Kitap Okuma Saatlerinin Kaydını Tutun:
Yatay eksende haftanın günlerinin yazılı olduğu bur grafik tutarak çocuğumuzu okuma konusunda motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun en sevdiği kitaptan her akşam kaç sayfa okuyacağı konusunda hedef belirlenmesini sağlayın ve grafiği nasıl işaretlemesinin gerektiğini öğretin. Bu şekilde her gün okuduğu sayfa sayısının arttığın göreceksiniz ve daha da önemlisi çocuğunuza bu ilerlemesinden dolayı övdüğünüz zaman yüzündeki ışıltıyı sizde fark edeceksiniz.
3 . Problemlerine Yardımcı Olun (Sorunlarıyla İlgilenin):
Çocuğunuzun okulda sürekli tekrar eden bir problemi olduğunda, çocuğunuzun öğretmeniyle konuşun ve problemi çözmek için planlar yapın. Buna rağmen sorun hâlâ devam ediyorsa, çözülmemişse ilerlemesine engel olan belirli bir öğrenme problemi olup olmadığını anlamak için bir test uygulayın.
4 . Dinlenme Metodlarını Öğretin:
Eğer çocuğunuz sınav olurken panikliyorsa, ona küçük bir dinlenme, rahatlama tekniği öğretin. Önce, karnından yavaş ve rahat nefes almasını söyleyin. Daha sonra, nefesini verirken fısıltıyla D-İ-N-L-E-N demesini söyleyin. Çocuğunuza gerginliği ve vesveseleri arttığında bu yeni metodu uygulaması için cesaretlendirin. Bunu aynı zamanda siz de uygulayabilirsiniz.
5 . Sınavlarda Kendime Güvenmesi Gerektiğinin Tahşidatını Yapın:
Bazı çocuklar herhangi bir sınava tam olarak hazır olduklarını hissetmek için aşırı çalışma ihtiyacı duyarlar. Eğer sizin çocuğunuzda bu kategorideki çocuklardan biriyse, sınav gününden günlerce önce tekrar etmesini sağlayan, makul bir ders planı hazırlamasına yardımcı olun. Çocuğunuzun kendine güvenini kuvvetlendirecek uygulama sınavlarına girmesini sağlayın.
6 . “Araştır, Sor, Oku, Anlat, Tekrar et” Metodunu Çalışma Aracı Olarak Kullanın:
Sayısal sözel veya herhangi bir ders ile alakalı bir konuya çalışmaya başlamadan önce, çocuğunuza önce o konunun genel olarak ne hakkında olduğunu anlaması için araştırması gerektiğini, daha sonra konudaki başlıklar hakkında kendi kendine sorular üretmesi gerektiğini, bir sonraki aşmada bu sorunlara verilen cevapları okumasını, daha sonra verilen bu cevapları kendi kendine anlatmasını ve en son olarak da bütün öğrendiklerini tekrar etmesi gerektiğini öğretin veya sağlayın.
7 . Televizyon İzleme Vaktini Sınırlayın:
Çocuğunuzun her hafta kaç saatini TV önünde geçireceğine karar verin. TV rehberinden, programları ve showları çocuğunuzun önceden seçmesini sağlayın. Uygun zamanlarda tekrar izletmek için özel programlar kaydedin.
8 . Aile Olarak Yılda TV’den Uzak Kalmayı Planlayınız:
Yılda bir hafta TV izlemeyin. Bu süre daha zevkli işlerin yapılmasına ve yeni şeylerin öğrenilmesine vesile olabilir.
9 . Çocuğunuzla Beraber TV İzleyin:
Programın içeriğini çocuğunuza açıklayın. Çocukların gerçek ve hayali ayırt etmelerine yardımcı olun. Reklamları tartışın ki çocuğunuz bilinçli bir tüketici olabilsin.
10 . Beraber Okuyun:
Bütün ailenin aynı anda katılabileceği bir okuma saati ayarlayın. Çocuklar, anne-babalarını okurken görmeye ihtiyaç duyarlar. “Söylediğimi yap”, ifadesinin “Yaptığımı yap” kadar etkili olmadığını unutmayın. Okuma kelime dağarcını arttıracaktır ve sohbetleri zevkli hale getirecektir.
11 . Öğretici Oyunlar Oynayın:
Bekleme zamanlarında ve diğer boş vakitlerde, çocuğunuzun düşünmesini harekete geçirmek için aklınızda bir oyun hazır olsun. Twenty Question (20 soru), Categories (sınıflar) ve I Spy (casusluk yaparım) sınıflandırma becerilerini ve yöntemini öğretir. En erken yaşlardan başlayarak, çocuğunuzun aletlerin çalışma şeklini, kavramları ve çevresindeki nesnelerin özelliklerini anlamasının nasıl geliştiğini gözlemleyin.
12 . Mantıklı Hedefler Belirleyin:
Bir çocuk için C’den A’ya derece atlamak imkansız gibi görünür. Her seferinde çocuğunuzun her gece çalışması için destekleyin ve gösterdiği çaba için her gün onu tebrik edin. Gelişmeyi göreceksiniz.
13 . Soruları Cevaplayın:
Öğrenme, saat 3’te bitmez. Soruları öğrenme deneyimine çevirin. Eğer çocuğunuzun sorunlarının cevabını bilmiyorsanız bir kaynak kitaba baş vurun. Bir gezi planladığınızda önce biraz ev ödevi yapın. Beraber gideceğiniz yerin tarihini araştırın. Görülmeye değer yerlerin listesini yapın ve bu yerin neden önemli olduğunu bulun.
14 . Matematiği Gerçekçi Yapın:
Çocuğunuz, gerçek yaşam durumları yansıtan kelime problemine sahip olduğunda, gerçek araçları kullanın. Oturma odanızı adımla ölçün. Belli bir hızla gidilirse, büyükannenin odasına gitmenin ne kadar süreceğini hesaplayın. Matematiği gerçek hayatta ilişkilendirmek, çocuğunuzun öğrenme için ilkeleri ve sebepleri anlamasını kolaylaştırır.
15 . İyi Bir Dinleyici Olun:
Çocuğunuzun, size her gün okumasını sağlayın. Onu sadece yanlış okuduğu kelimeleri düzeltmek için dinlemeyin. Biriyle bağlantılı kavramlar hakkında o durumda karakterlerin başka neler yapmış olabileceği hakkında, daha sonra ne olabileceği hakkında konuşun. Çocuğunuzun, benzer temalarda okumuş olduğu hikayeleri hatırlamasını ve onları karşılaştırmasını sağlayın.
16 . Birlikte Sesli Okuyun:
Çocuğunuz okumaya başladıktan sonra ona kitap okumayı sürdürün. Şiir ve klasiklere de yer verin ve çocuğunuza okutturun. Sizin çocuğunuza okuduğunuz kitapların çoğu daha sonraları en sevilen ve tekrar tekrar okunan kitaplar arasında yer alır.
17 . Okul İşlerinde İstekli Olun:
Çocuğunun gittiği okulun faaliyetlerini destekleyen velilerden olun. Özel durumlarda okulda bulunacak telefon konuşmalarında bulunarak okula yardımcı olun. Çocuklar anne ve babalarını okulda görmekten çok hoşlanır. Ayrıca okulun sizin yardımınıza ihtiyacı var.
18 . Öğretmenlerle Konuşun:
Çocuğunuzun öğretmeniyle görüşmek için bir sorun çıkmasını beklemeyin. Diyalogu ilk günlerden başlatın ve devam ettirin. Okulun ve öğretmenlerin yaptığını takdir etmek, bunu onlara hissettirmek çok önemlidir. Ufak bir teşekkür pek çok yol aldırır. Öğretmenlerin de olumlu tepkilere ihtiyacı vardır.
19 . Konuşmayı Genişletin:
Küçük çocuklar konuşmaya başladığı zaman onlara baş sallayarak yada tek kelimelik cevap vermeyin. Çocuğunuzun kelime dağarcığını genişletin ve onları düşünmeye sevk edecek cevaplar verin. Sonraları, çocuğunuzun uzun cümleler kurmasına ve düşüncelerini detaylarıyla açıklamasına yardımcı olun.
20 . Çok Pratik Yaptırın:
Mükemmellik amaç değildir. Büyüklerle kurulan en küçük bir diyalog, oyunlarda rol alma gibi faaliyetlere çocuğunuzun pratik yapmasını sağlayacaktır.
21 . Her gün Matematikle Uğraşın:
Çatalları saydırarak, kurabiyeleri toplatarak, malzemelerin ölçülerini verdirerek, termostatı ayarlayarak vb. çocuğunuza matematiğin önemini sezdirin.
22 . Okul Takip Çizelgesi Tutun:
Çocuğunuzun her yıl çalışmasını gösteren bir çizelge belirleyin ve böylece onun neleri öğretmekte olduğunu anlayabilirsiniz. Bu şekilde sık sık tekrarladığı hataları ya da dikkatsizlikleri saptayarak gerektiği zaman bu çizelgenin size yardımcı olmasını sağlayabilirsiniz.
23 . Okul Çalışmalarını Sağlayın:
Çocuğunuz okulda olamadığında ev ödevlerini gözardı etmeyin. Çocuğunuzun ödevlerini düzenlemesinin önemli bir yeri vardır. Bu çocuğunuzun çalışmalarını saklı tutmasına ve hergün sınıfta olanların önemli olduğunun sizin tarafınızdan bilinmesine yardımcı olacaktır.
24 . Ev Ödevi Planı Yapın:
Çocuğunuza ödevlerini yapması için iyi bir ışık ve aydınlatma sağlayın. Düzenli bir zaman ayarlayın. Çocuğunuzun yaptığı ödevleri zamanında ve doğru biçimde övün.