4 Temmuz 2013 Perşembe

DİLEKLERİNİN GERÇEKLEŞMESİNİ KİM İSTEMEZ ? İŞTE SİZE BİR YOL...

Düşüncelerinizi gerçekleştirmek biraz zor olabilir. Ama yeterince ki enerjisiyle doldurursanız gerçekleşecektir.Yaklaşık bir aylık ki enerjisi çekmenizi sağlayacak bir büyü vardır. Doğru yapılırsa dileğiniz garanti gerçekleşir. Bu sistemin beklentilerinizi karşılamadaki başarı oranının göreceksiniz. Bu tekniğin yaratıcısı David S. Claire’dir.
Pentagram büyüsüyle düşüncelerinizi gerçekleştirmek için enerji kullanmanız gerekir.
1) Önce NE istediğinizi bilin. Bir “dilek cümlesi” kurun, dileğinizi kim, ne, nerede, ne zaman ve niçin detaylarıyla ifade edin. Mesela “Vergisiz, koşulsuz 2008′in 15 Mayıs’ında 1 Milyon $’ın evime gelmesini diliyorum.”
Bu sizin dileğiniz. Şimdi bunu bir aylık enerji (ki/pranic) çekecek sembollere dönüştürelim. Unutmayın; enerjisiz hiçbir şey olamaz. Arabanız hareket edemez. Ocağınız yanmaz. Büyü işe yaramaz.
Büyük bir kağıt alın ve üzerine beş köşeli bir yıldız çizin.
Yıldızın üzerine “Ben” yazın. Yıldızın tepe noktası dileği KİMİN gerçekleştireceğini temsil eder. Ayrıca büyü seanslarında hedefin kim ya da ne olduğunu sembolize edebilir.
Saat yönünde hareket edin. Bir sonraki uç, “ne” bölümüdür. Tam olarak neyi diliyorsunuz? Vergisiz 1 milyon dolar istiyorsunuz farz edelim. O zaman zincirleri kırılmış bir banknot çizebilirsiniz, paranın herhangi bir engeli olmasın diye. Psionik dilde, “ne” bölümü yönü belirler ya da büyüyle verilen emirdir. Bu olmasını istediğiniz şeydir!
Bir sonraki aşama, “nerede” aşamasıdır. Paranın evinize gelmesini istediğinizden bir ev sembolü çizin. Arzuladığınız şeyin gerçeğe dönüşmesi için böyle yaparak ki enerjisini istediğiniz yere yönlendirirsiniz.
Bir sonraki aşama ise “ne zaman” aşamasıdır. Olmasını istediğiniz tam tarihi gösterecek bir takvim çizin. Zaman aşaması önemlidir çünkü enerjiniz dileğinizi dilediğiniz zamanda gerçekleştirmek için bir araya gelecektir.
Yıldızın son ucunda ise “NİÇİN” bölümü vardır. Sembollerle bu dileğin gerçekleşmesini neden hak ettiğinizi yazın. Bu dileği, insanlığa daha iyi hizmet etmek için, yardım amacıyla gerçekleşmesini isteyebilirsiniz. Bu durumda, dünyayı destekleyen bir direk çizebilirsiniz.
Size yardım etmesini isterseniz, mantığınız büyülü sözleri söyledikten sonra size yardım etme konusunda kararını verecektir.
Şimdi pentagramınızı yarattınız, ona bakın ve her gün her sembolün ne anlama geldiğinin farkına varın. Çiziminizi hergün sık sık görebileceğiniz bir yere asın. Şimdi ona bakın ve net bir ses tonuyla üç kez dileğinizi tekrarlayın. Bunu yaparken sembollerin üzerine gelerek her kelimeyi söyleyin. Üçüncü tekrardan sonra, odadan çıkın ve üzerinde düşünmeyin.
Şimdi her gün çiziminizin yanından geçtikçe (ne kadar sık o kadar iyi), tüm niyetinizle ve tam kavrayışınızla sembollere bakın. Her birinin ne olduğunu iyice anlayın. Bunu her seferinde yaparak asıl niyetinizi ki enerjisiyle doldurmuş olursunuz. Bu ki enerjisi dünyaya yayılır ve yazmış olduğunuz dileğinizi gerçeklikte yaratır.
Bir ay geçtikten sonra, kağıdın yanından geçeceksiniz ve kağıtta müthiş bir itici güç hissedebilirsiniz. Bu kağıdın güçle dolduğunu ve sonunda serbest bırakılmaya hazır olduğunun göstergesidir. Bu anın geldiğini hissettiğinizde, kağıdınızın önüne geçin ve üç kez tekdüze bir tonda söyleyin dilek cümlenizi. Bunu yaparken, her sembole bakın ve ne anlama geldiğini bilin. Üçüncü kez söylerken, kollarınızı havada sallayın, yüksek sesle bağırın ve sembollerden ve çiziminizden enerjinin çıkışını, havaya karışışını ve nihayet gerçeğe dönüştüğünü hissedin. Bu noktada, çizimin enerjisi kalmayacaktır. Niyetiniz ve ki enerjisi planınızı gerçeğe dönüştürmek için nihayet ayrılmıştır.
Çizimi yakın ve dileğinizin istediğiniz gün gerçekleşmesini bekleyin.
Bu Tekniğin Değerlendirilmesi
Pentagram Büyüsü kelimelerden oluşan bir büyü değildir, düşüncelerinizi kullanmakla alakalıdır.
Etik anlayışa göre: Dindarlar için bu yöntem nötr kabul edilebilir.
Özet: Bu teknikte ustalaşın. Bu yöntem %70 başarılı bulunmuştur.
Amargi Hillier / Beynin Gizli Güçleri



Pentagram beş köşeli bir yıldızdır. Wicca ve insanı temsil eden bir semboldür.Sevginin işaretidir.Farklı şekillerde Pentagram vardır.Günümüzde insanların çoğu bilmektedir ki pentagramın ucu aşşağı doğru ise Satanistik pentagramdır.
Ucu aşşağı bakan her pentagram negatif değildir.
Satanistik pentagramda üstdeki iki uç şeytanın boynuzlarını temsil eder.
Eğer ucu yukarı doğru ise bu pozitif bir pentagramdır.Elbetdeki
Wiccalıkda kullanılan pentagramın da ucu yukarı doğrudur.
En yukarıdaki uç insan başını ayrıca ruhçuluk,ruh(spritualizm)i sembolize eder.
Diğer dört uç,bir insanın kolları ve bacaklarını ayrıca toprak,hava,ateş,su elementlerini
Sembolize eder.Bunun dışında dört mevsimin deviniminin de işaretidir,beşinci uç tanrısaldır.
Pentagramın anlamı,günlük hayatta sahip olunan ruhsal enerjinin kullanabilme olasılığıdır.
Pentagramdan alınan gücün örnekleri meditasyon veya reiki esnasında hissedilebilir.Tarot veya Runede de doğru kart veya taşı cekmek için bunun gücünden faydalanılabilir


*RUH
*HAVA:Anlayış,iletişim,bilgi,konsantr asyom,meleklerle kontak,telepati,hafıza, kehanet,hız,bilim:atmaca,karga,kartal
*ATEŞ: İçimizdeki enerji,arınmak,cesaret,cesaret etme isteği,yaratıcılık,başarı ve zerafet,transformasyon(dönüşüm)sadak at ve güç:ejderha,aslan
*SU : Sezgi,heyecan,maneviyat,cesaret etmek için gü,akıcı hareketler,sempati ve sevgi,düşünme,hayatın akım ve gelgitleri,rüya ve rüya zamanı:yunus,yengeç
*TOPRAK:Büyümenin gizemi,bereketlilik,doğa ve onun cömertliği ile iletişim,doğum tedavi,iş,endüstri ve işgal:ayı,mantar,geyik

Bu beş element doğal hayatta ve her insanda vardır.
Wicca içinde pekçok akım,pentagramı bir covenın ilk açılışında kullanırlardı.Amerika’da genelde covenlar Satanizmi çağrıştırması nedeni ile bu geleneği bıraktılar.
Pentaram beş köşe olarak da adlandırılır.Bir kerede çizilir ama bu farklı tarzlarda gerçekleşir.Eğer pentagram en üst noktadan aşağı doğru geliyorsa bu bir davet pentagramıdır.Eğer sol üst ucundan başlayarak yukarı doğru gidiyorsa
bu bir çıkartma yada afaroz pentagramıdır.
Davet pentagramı,rituelin başında,görünmeyen canlıları çalışmalara yardımcı olması için çağırmakta kullanılır.Çıkartma pentagramı ise bir ritüelin sonunda görünmeyen canlıları yeniden dairenin dışına çıkartmak ve göndermek için kullanılır.
Eski klasik zamanlarda da pentagram mevcutmuş.O zamanlarda, insanlar sihirli formul(büyü formülü)ünde bu sembolü kullanırlarmış.
Cadılar pentagram ile elementler üzerinde güç sahibi olurlarmış.
Amacına ulaşmak için kişi, mistik güçleri kullanır bunun için de pentagramdan yararlanır. ALINTI

erkekler neden erken ölür?

 

 Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.

Annem, 'Geç oldu,' dedi, 'zaten yorgunum, ben yatıyorum.'

... Annem kalktı, mutfağa gitti.

Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı.

Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu.

Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi.

Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu.

Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı.

Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu.

Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu.

Banyodaki çöp sepetini boşalttı.

Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı.

Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti.Çiçekleri suladı.

Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu.

Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.

Kek tarifleri defterini çıkardı,arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu.

Bakkaldan alınacakları not etti, notu da çantasına koydu.

Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı,dişlerini fırçaladı.

Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü.

Tırnaklarına baktı, törpüledi.

İçeriden 'sen yatmaya gitmemiş mıydın' diye seslenen babama 'şimdi gidiyorum' deyip köpeğin su kabını doldurdu.

Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı.

Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş diyerek, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı.

Bana geldi, 'haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,' dedi.

Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı.

6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.

Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.

İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir 'ben yatıyorum' dedi ve gitti yattı.

Sizce bu işte bir gariplik yok mu?

Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz?

ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ

(ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)!

Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara gönderin - emin olun, hepsi bayılacaktır.

SONRA DA ARTIK YATIN !

1 Temmuz 2013 Pazartesi

 
KONFÜÇYÜS DEMİŞ Kİ!
 
 
1. Kalbinize yoğunlaşmaya çalışın. Kalbin atışlarına. Nefesinizi dinleyin. Nefes alıyor… Veriyor…Kalbinizin çalışması veya soluk alıp vermeniz hiçbir şekilde yaşadığınız ülkeye bağlı değildir. Ve hiçbir şekilde yaşamdaki rolünüze bağlı değildir. İlahi Hakikat de aynıdır. O, varlığını kendi kendine sürdürüyor ve bilincinize ve düşüncelerinize bağlı değildir. Eğer bu dünya siz olmadan da harika bir şekilde idare edebiliyorsa öyleyse neden varsınız? Bu soruyu hiç sordunuz mu? Neden yaşadığınızı hiç kendinize sordunuz mu? Sanırım bu soru hayatınızda bir kere bile olsa her birinizin karşısına çıkmıştır. Pek çoğunuz için bu soru öyle ısrarlı ve sık durmuştur ki hayatın anlamını bulmak onlar için resmen hayatın anlamına dönüşmüştür.
 
2. Sevgililerim haklısınız - neden yaşadığınızı ve çevrenizdeki her şeyin neden var olduğunu anlamak onurlu bir görevdir. Ben bedende bulunurken bu soru beni resmen esir almıştı. Bazı günlerde bu soruya tekrar ve tekrar cevap bulamaya çalışarak kendime yer bulamıyordum. Ben inançlı bir insandım ve çevremdeki topluluğun kabul ettiği dünya görüşüne bağlıydım. Ta ki bu dünya görüşün benim gibi insanlar tarafından yaratıldığını anlayıncaya kadar. Yaşlanmaya başladığımda kusursuz olmadığımı anlamaya başladım, bu yüzden bütün düşüncelerim ben daha onları söylemeden kusurlu oluyordu. Neden kusurluyum? Ve neden ne kadar çabalarsam çabalıyım içimdeki bu kusurları aşamıyorum? Bu sorular size tanıdık geliyor mu? Siz de mi onları kendinize sordunuz? Zamanla bu soru yanımda okumak isteyen insanlara verdiğim eğitim sisteminin temelini oluşturdu.
 
3. İçimde Yüksek, benden daha mükemmel bir parça bulunduğunu net bir şekilde anlamıştım. Ve bu parçam ile iletişim kurabileceğimi anlamıştım. Fakat aynı zamanda bu parçamın kendini ifade etmesine ben kendim engellediğimi de anlıyordum. Benden başka birisinin değil, bizzat ben kendim. Bu dünyayı, beni ve tüm canlı varlıkları yaratan bizim çok üstümüzde Bulunan’ın suretine göre yaratıldığımızı ve hepimiz O’na bağlı olduğumuzu ve ayrılmaz Birliği oluşturduğumuzu tahmin ediyordum. Ve tıpkı benim bir Yüksek parçam olduğu gibi bu Dünya’nın Yaratıcısının da Kendi Yüksek parçası ve Kendi alt parçası vardı. Ve Onu’nun alt parçası da bedende bulunan bendim. Bedenlenen ben ve tüm diğer bedenlenmiş canlı varlıklar ve göz alabildiği kadar tüm Dünya.
 
4. Biz hepimiz bedenlenmiş O’yduk. Ve O, bizim vasıtamızla yaşıyor ve yaratıyor ve öğreniyor. Ve O, bizim aracılığımızla, her canlının aracılığıyla Kendini tanıyor. Biz hepimiz O’nun hücreleri ve kılcal damarlarıydık. Biz O’nun bedenini oluşturuyorduk. Ve hepimiz O’na ve birbirimizle bağlıydık. Birbirimizden ve O’nunla Bir olmamızı ayıran her şey aşılmalıdır. Bu yüzden öğrettiğim ve şimdi de öğretmeye devam ettiğim tek basit şeydir. Ben her birinizi, sizi Yaratanla bir olmanızı engelleyen parçanızın, sizi Tanrı’yla, Yaratanla, Atmanla, Yüksek Bilinç ile tamamen birleşme durumundan ayıran, içinizdeki parçanızın üstünde çalışmanıza çağırıyorum. O’nu nasıl adlandıracağınızı önemli değildir çünkü aslında O’nun bir parçasısınız.
 
5. Siz başkasının yapması gereken bir şeyi yapamazsınız. Size gerekli olanın başkasının yapmasını zorlayamazsınız. Daha doğrusu, bunu yapabilirsiniz ama bunun için şiddet kullanmanız gerekir. Güç kullanarak birilerin sizin için çalışması veya emirlerinizi yerine getirmesini zorlayabilirsiniz. Bunu kaba kuvvetle mi yoksa sizin yazmış olduğunuz kanun gücüyle mi olacağının bir önemi yoktur.
 
6. Fakat vücudunuzda kalbinizin soluk almasına, akciğerlerinizi ise kanınızı kan dolaşım sisteminizde hareket etmesini zorlamayı deneyin. Bunu yapamayacaksınız. Eğer tarihe dönüp bakarsanız, tüm tarih, birilerin kendisine gerekli olan şeyi, başkasına zorla yaptırmaya çalıştığı anlardan oluşmaktadır. Savaşların, dünyada meydana gelen her türlü haksızlıkların sebebi buradan kaynaklanmaktadır. Bu haksızlıkların temelinde ise daima birilerin bir şeyi onun istediği şekilde yapma arzusu yatmaktadır. Ve kendi kusurluğumuz konusuna geri döndük.
 
7. Ben gençken ikna gücümle ve örnek davranışlarımla bu dünyaya ilham vererek onu değişebileceğine gerçekten inanıyordum. İnsanları nasıl hareket etmeleri, nasıl davranmaları gerektiğine ikna etmeye çalışarak çok emek ve çaba harcadım. İnsanları, kendimce doğru zannettiğim şekilde davranmalarını ikna etmeye gücüm yetmedi. O zaman kendi düşünce sistemimi kabul eden insanlarla birlikte hareket etmeye çalıştım. Fakat daha öncede olduğu gibi buna da gücüm yetmedi.
 
8. İnanın bana insanların yanlış şekilde yaşadıklarını ikna etmek ve nasıl yaşamaları gerekmeleri konusunda, yalnızca beni dinlemeleri için bile çok emek harcadım. Yıllar, on yıllar birbirini kovalıyordu, ama ne kadar gayret edersem edeyim ne kadar çabalarsam çabalıyım dünyadaki durum değişmiyordu. Neden? Ben sadece bir kum tanesiydim, bu evrenin bedeninde yalnızca küçük bir hücreydim. Ve ben tüm evreni kendi yasalarıma göre yaşaması gerektiği konusunda ikna etmeye çalışıyordum.
 
9. Ve onlarca yıl geçtikten sonra nihayet Dünya’da beni engelleyen tek kişinin ben kendim olduğumu farkına vardım. Bu benim aşırı kibirliliğim ve tüm Hakikati bildiğimi ve başkalarını da bu Hakikate öğretebileceğim konusundaki aşırı güvenimdi. Benim dış kişim, bu evrende işleyen yasaları kabul edeceğine, tüm evreni kendi yasalarına göre yasamaya zorlamaya çalışıyordu. Ve ben asıl Hakikati anladım. Ve bu Hakikati kavrayabilmek için tüm hayatı harcamaya deydiğini söylemem gerekir. Yaşadığımız dünyaya kendi yasalarımızı kabul ettirmeye çalışmamız mantıksız ve boşunadır. Bizler bu evrenin temelinde yatan ve evrenin yaratılış anından beri belirlenmiş Yasaya itaat etmemiz gerekiyor.
10. Ve Yasa, hayatımızda kendimizi, egomuzu ifşa etmekten vazgeçmemizi, Tanrı’ya bizim aracılıyla kendini ifade edebilme imkânı vermemiz için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. O zaman Birliğimizi yeniden kurabiliriz. Ve o zaman Yaratan’ın bu evren için tasavvur ettiğinin gerçekleşmesinde rol alabiliriz. Ve bu herkesin yerine getirmesi gereken bir görev ve bir iştir. Ve tüm evrende bu işi sizin yerinize yapabilecek hiçbir kimse yoktur. Bu yüzden bu en önemli iştir. Ve bu işin gerçekleşmesi, kendiniz dışında aradığınız ama bulamadığınız hayatınızın amacıdır. Size dünyevi yaşamımın süresi boyunca düşüncelerimin meyvesini veriyorum. Ama onu yemeniz için sizi zorlayamam. Bunu kendiniz yapmanız gerekir. Sizin dışınızda bu işi yapacak hiç kimse yoktur.