1. İnsanlığın tüm gelişim
tarihi, bu dünyanın kontrolü ve zenginliği için iktidar mücadelesi ve aralıksız
savaşlardan oluşmaktadır. Aralıksız süre gelen cinayetler, zorbalıklar,
savaşlar, afetler, acılar.
2. Başka bir dönem geldi.
İnsanlığın bilinci bir sonraki bilinç seviyesine yükselmesi gerekir. Ve tıpkı
Dördüncü Irk’ın, Beşinci Irk ile değişiminde olduğu gibi sürekli savaşlar ve
çatışmalar oluyor.
3. Ama bu savaşlar daha da
yıkıcı bir hal aldılar. Son Dünya savaşlarında milyonlarca kişi hayatını
kaybetti ve günümüz kitle iletişim araçları sayesinde herhangi bir çatışmaya
bütün ülkeler anında kendilerini onun içinde buluyorlar.
4. Dünya, bir tek kıvılcımla
bile tüm gezegeni parçalara ayırmasına yeterli bir barut fıçısına benzemeye
başladı. Bu şartlar altında her türlü şiddetten vazgeçme öne çıkmaktadır. Ve her
şeyden önce kendi bilincinizde şiddetten vazgeçmeniz
gerekmektedir.
5. Gecenin en karanlık vakti gün
doğmadan önceki zaman gibi, son küresel savaşları da milyonlarca kurbanlarıyla
birlikte sonsuza dek geçmişte kalmalıdırlar. Dünya artık başka bir küresel
savaşı kaldıramaz. Bu nedenle size şiddetsizlik ve şiddetti reddetme Öğretisini
vermeye geldim.
6. İnsanlığın gelişim evriminde,
yüz binlerce yıl süren şiddet kullanılmaya izin verildiği belirli bir dönem
vardı. Savaş ve çatışmalar sırasındaki cinayetlerin karmık sorumluluğu günümüzde
olduğu gibi ağır değildi.
7. Ve şimdi size, gezegeninizin
kozmik gelişimin yeni etabı gereği, yeni dönemde sadece fiziksel olarak cinayet
işlediğinizde değil, bilincinizde, düşüncelerinizle düşmanlarınızı yok etmeye
çalışmanız bile karmik borç edindiğinizi söylemem gerekir.
8. Yeni bir Çıkış zamanı
gelmiştir. Dünya’ya gelen ve hala gelmeye devam eden Eski Beşinci ırkın yerine
geçecek yeni insan ırkının Çıkışı. Ve bilincinizde Çıkış’ı gerçekleşme,
bilincinizde eski ve geçmişte kalan her şeyden ayrılma zamanı gelmiştir.
9. Yeni ırkın insanlarına özgü
özelliklerinden birisi de her şeyden önce şiddetin her türlü biçimini reddetmesi
olacaktır. Ama şiddetin yakın zamanda Dünya’dan silinip gideceği anlamına
gelmez. İnsanoğlunun şiddet ve savaşma duygusundan, her şeyden önce bilincinde
vazgeçebilmesi için pek çok neslin değişmesi gerekecektir. Ve yeni bilince sahip
insanların yaşadığı bölgeler ve eski bilinç ve eski düşünce tarzın hâkim olduğu
bölgeler olacaktır.
10. Ve zamanla eski düşünce
tarzının hâkim olduğu bölgeler bir biri ardına sulara gömülecektirler. Ve yeni
ırkın insanlarının yerleşeceği yeni topraklar ortaya çıkacaktır. Ve bu
insanlarla şimdiki yaşayan ırk arasında tek bir fark olacaktır– tamamen yeni bir
bilinç ve bu ırkın her türlü şiddet ve savaşma duygusunun
reddetmesi.
Savaşma duygusu İlahi bir duygu
değildir
1. Bu dünya birbiriyle mücadele
eden iki ayrı gücün çarpışma alanıdır. Ve bedenlenmede bulunan son bireyin
bilincinde her türlü savaşma duygusu silinmediği sürece, savaş devam
edecektir.
2. Savaşmaya hazır iki ordu
hayal edin. Asker sıraları çarpışma düzenindedir. Yüzler gerilmiş. Her bir asker
savaşmaya başlaması için komut bekliyor. Dünyadaki durumunuz işte bu askerlerin
durumuna benziyor.
3. Şimdi ise bir mucizenin
gerçekleştiğini hayal edin. Çarpışma alanın üstündeki karanlık bulutların
arasında güneş ışını beliriyor, çarpışma alanını ve askerlerin gerilmiş ve asık
yüzlerini aydınlatıyor.
4. Bir an için bile olsa bir
mucize olabileceğini ve bulutlar arasında süzülen güneşin okşayıcı ışınları,
askerlerin kalplerindeki tüm düşman duygularını çözebileceğini hayal edebilir
misiniz? Askerlerin içsel hallerinin değişebileceğini hayal edebilir
misiniz?
5. Çarpışmaya katılanların
bilinci ve dış aklı daha ulvi bir karaktere sahip olabilmesi için her askerin
yüreğinden tek bir düşünce, tek bir impuls yeterlidir.
6. Bilincinizde farklı, daha
yüksek bir aşamaya geçtiğinizde, sizi düşmanlarınızdan ve rakiplerinizden ayıran
her şeyin tüm anlamını yitirdiğini fark edebilirsiniz. Çünkü birden gözleriniz
önünde açılan İlahi Hakikatin güzelliği ve her şeyi kapsayıcılığı, nefesinizi
kesiyor.
7. Ve sizler artık hiçbir
düşmanca duygu hissedemiyorsunuzdur. Çünkü yaşamın her parçasıyla birliğinizi
hissediyorsunuz. Ve her canlı parçanın acısını hissediyorsunuz. Ve her tür
savaşma duygunun, her türlü kin ve nefret duyguların İlahi duygular
olmadıklarını anlıyorsunuz.
8. Ve bu olumsuz duyguların
etkisinde kalan insanlar sadece acınabilirler. Bu insanlara yardım
edebileceğinizi anlıyorsunuz. Onlara kendi Aşk duygunuzu, anlayışınızı hediye
edebilir ve düşmanınıza Aşkınızı hissetmesine izin verecek İlahi Enerjiden bir
parça verebilirsiniz.
9. Tıpkı güneşin bulutların
arasında parladığında size ümit ışığı, sevgi ve merhamet duygusu verebildiği
gibi, aynı şekilde siz de hayatınızda karşılaştığınız her insana yüreğinizin
Sevgisini verebilirsiniz.
10. İnanın bana yalnızca Aşk
dünyanızın tüm olumsuz belirtilerini kovabilir.
Dışınızda düşman aramayı
bırakın
1. Siz hepiniz Ruhun
savaşçılarısınızdır. Bu fiziksel dünyaya illüzyonlarla savaşmak için
geliyorsunuz. Çünkü Tanrı’nın şimdiki planı böyledir.
2. Önceleri illüzyon ile
bütünleşiyor, hatta bu illüzyonla kendinizi tamamen özleştirebilirsiniz. Ve işte
bu illüzyondan ayrılmak, daha üst bir bilinç seviyeye geçmeniz gereken bir an
geliyor.
3. Ve sizler, bu illüzyonu
savunan güçlerin ve bu illüzyonu aşmayı çalışan güçlerin savaş arenasına
dönüşüyorsunuz. Bu savaşın dünyanızda olduğunu zannediyor ama gerçekte her şey
her birinizin içinde gerçekleşiyor. Bu etapta geçtiğiniz tekâmül bundan
ibarettir- tüm savaşın içinizde olduğunu anlamanızdır.
4. Ve bu savaş içinizde devam
ettiği sürece, bu fiziksel dünyaya tekrar ve tekrar bedenlenecek ve bu savaşı
içinde sürdürdükleri benzer insanlar arasında kendinizi bulacaksınız. Ve
tutkularınızla, eksikliklerinizle ve kusurlarınızla, onları tamamen yeninceye
kadar savaşacaksınız.
5. İyilik Güçlerin ile karanlık
güçlerine karşı yürüttüğü savaşın anlamı budur. Ama bu anlamı size şimdi
veriyorum ve bu savaşın anlamı bilinç seviyenize göre veriliyorum. Bilinciniz,
daha da berraklaştığında ve akılınız şeffaf bir kristal gibi olduğunda o zaman
size savaş ile ilgili yeni bir bilgi ve yeni bir anlam vereceğiz.
6. Bu yüzden size tavsiyem-
dışarıda bir savaş sürdürmekten vazgeçin, kendi dışınızda düşman aramaktan
vazgeçin. Fiziksel planda size gelen herkes, titreşimlerinizin bunu yapmasına
izin verdiği için gelmiştir.
7. Ve eğer bu kişi size zarar
veriyor, sizi üzüyor ise bu kişiyi kişisel düşmanınız veya düşen bir melek
olarak algılamamanız gerekir. O, size ya karmik borcunuzu ona geri vermeyi ya da
size ders vermeye gelmiştir. Öğretimiz aracılıyla bizden aldığınız dersleri ne
derece öğrendiğinizi kontrol emek için gelmiştir.
8. Ve her seferinde size zarar
veren kişiden intikam almayı, onu cezalandırmayı istediğinizde, bu kişinin
suretinde derslerimizi ne derece öğrendiğinizi sınamak için Maitreya’nın
geldiğini anlamanız gerekir.
9. Kendi dışınızda, savaşmanız
gerektiren bir şey yoktur. Ve eğer size gerçek düşmanınızı göstermemi
isterseniz, aynaya yaklaşın ve ona bakın. Tüm bedensel istekleriyle, benciliyle,
küstahlıyla, artık tüm Hakikati bildiğini ve bu Hakikati başkalarına da
öğretebileceğini güveniyle, işte sizin gerçek düşmanınız.
10. Hakikati öğretebilmeniz için
kendi üzerinde çok çalışmanız gerekir. Ve gerçek olmayan parçanızla savaşmalı,
eşikteki düşmanınızı, egonuzu yenmelisiniz. Kendi bilincinizde zaferi
kazanmalısınız. Bu savaştan galip olarak çıkmalısınız.
Düşmanlarınızı
seviniz
1. Yoğun dünyanızdaki her Işık
kaynağı karanlık güçlerini rahatsız ediyor ve Işık kaynağına karşı aktif eyleme
sebep oluyor.
2. Ve her taraftan bu karanlık
güçler size saldırmaya başladıklarında, 2000 yıl önce İsa’nın verdiği Öğretiyi
hatırlayın. Ve eğer sizi sol yanağınızdan vurduysalar, tüm zamanların ve tüm
halkların en güçlü silahını kullanın – diğer yanağınızı çevirin.
3. Düşmanlarınızı sevmeniz
gerekir. Düşmanlarınıza şükretmeniz gerekir. Düşmanlarınız size karmik
borçlarınızı geri ödeme imkânını veriyor ve düşmanlarınız ders almanızı ve
testleri geçmenize fırsat veriyorlar.
4. Pek çok durumda size
yönlenmiş tüm suçlamaları, saldırıları ve tehditleri tevazuuyla ve şükrederek
kabul etmenizi çok zor olacağını biliyorum. Ama payınıza düşen her şeyi
tevazuuyla ve tevekkülle kabul etmeye öğrenmelisinizdir.
5. Sizler ve yalnızca sizler
çatışma durumlarında tartışmaları çözmekle görevlendirilmiş yetkili güçlerin ve
organların yardımıyla kendinizi hangi seviyede koruyacağınıza karar
veriyorsunuz. Fakat düşmanlarınıza karşı hiçbir olumsuz duygu hissetmemeye
öğrenmeniz gerekir.
6. Size saldıran, gönlünüzü
kıran, gücendiren, aşağılayan insanlar özünde mutsuzdurlar. Yüreğinde Tanrı olan
bir insan hiçbir zaman başka bir insana zarar vermeye kendine izin vermez. ."
7. Bu yüzden düşmanlarınız size
saldırdığı zaman yapabileceğiniz tek şey onları bağışlamanız ve onlar için dua
etmenizdir. Çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar. Bilinçleri kararmış ve
bazen karanlık güçler tarafından tümüyle ele geçirilmiştir ve onlar gerçekten de
ne yaptıklarını bilmiyorlar. Yalnızca bilgisiz bir kişi, kendi aracılıyla
karanlık güçlerin hareket etmesine müsaade edebilir, ahlaksız davranışlar
yapabilir ve kutsal masumlara zarar verebilir.
8. Bazen öyle oluyor ki, ateşi
üzerinize almak ve diğer insanlar aracılıyla hareket eden ve onları saldırı ve
şerri ataklar için kullanan karanlık güçlerin hedefi olmanız için Tanrı sizi
seçiyor. Tanrı size test vermek ve aynı zamanda bu durumda ikiyüzlülük ve
dindarlık maskelerini çıkartan ve canavar dişlerini gösteren güçlerin ortaya
çıkmalarına imkân veriyor.
9. Kendinizi Tanrı’nın ilgisine
bırakın. Tanrı, tüm koyunlarıyla ilgileniyor. Bedeninizi feda etmeye ama
ruhunuzu korumaya hazır olun. Gerçek her zaman, bu dünyanın iğrençlikleri
arasında en yüce duyguların bulunduğu yerdedir. Sizler sadece kendinizden, kendi
tepkilerinizden sorumlu olduğunuzu hatırlayın. Ve diğer insanların tavırları
size göre ne kadar haksız olursa olsun, onları bağışlayın.
10. Düşmanlarınızı sevin. Çünkü
bazen yalnızca sizin sevginiz ve şefaatiniz, cahiliyetin ele geçirdiği ve ne
yaptıklarını bilmeyen bu ruhların hayatını kurtarabilir. Düşmanlarız için dua
etmeniz bazen İlahi adaletin elini durdurabilir ve bu ruha Yaşamaya devam etmesi
için bir şans daha verir.
Sizler ruhsal
savaşçılarsınız
1. Sizler bu dünyada
savaşçısınız, sizler ruhsal savaşçılarsınız ve sürekli çarpışıyorsunuz. Bu
savaş, illüzyonların ortaya çıktığı an başlamış ve o ancak evrenin var oluş
dönemi bitiğinde ve yaratılan dünyaların küçüldüklerinde bitecektir. O zamana
dek bir birine karşıt ve iç içe geçen aydınlık ve karanlık güçlerin savaşı
sürecektir.
2. Sürekli hareket, sürekli çaba
ve gelişmeye karşı sürekli muhalefet. Bedenlenmiş insanlık farklı bilinç
seviyelere sahiptir. Ve farklı bilinç seviyedekiler, bu savaşı farklı anlıyor ve
bu savaşta farklı biçimde yer almaya çalışıyorlar.
3. Gerçekten de her şey insanın
bilincine göre belirleniyor. Orta çağda, İsa’nın mezarını korumak için gitmeye
hazırlanan bir şövalyeye, dünyada gerçekleşen savaşı yanlış anlağını anlatmaya
deneyin. Günümüzde intihar eden teröriste, dünyada gerçekleşen savaşı yanlış
anladığını anlatmaya deneyin. Bu farklı kişilerin haklı olmadıklarını ikna etme
çabalarınızın nasıl sonuçlanacağını tahmin edebilirsiniz.
4. Onların İlahi Gerçeğini
algıladıkları seviye budur. Ve onlar, korumak için kendini adadıkları güçlerin
zaferi için gerçekten hayatlarından çok şey feda etmeye, hatta kendi hayatlarını
bile feda etmeye hazırdırlar. Problem şu ki bu insanların bilinç seviyeleri,
gerçekte hangi güçleri korumaya adadıklarını belirler.
5. Ve eğer onlar Buda veya İsa
bilincine sahip olsaydı, o zaman fiziksel veya düşünce ve duyguların daha ince
planında her türlü savaşma belirtisi, illüzyonların çoğalmasına neden olduğunu
anlayacaklardır.
6. Yaratılışın çerçevesinde
savaşan bu iki güçten birisi illüzyonların çoğalmasına hedefleyen illüzyon
güçleri ve diğeri illüzyonların küçülmesini hedefleyen Gerçek İlahi dünyanın
güçleridir. Göklerdeki bu savaş yaratılan evren var olduğu ve yaratılan dünyalar
var oldukları süre boyunca devam edecektir.
7. Bu savaşı günümüzde yaşayan
insanların bilinç seviyesine indirgendiğinde, insanlar onu kendi bilinç
düzeylerine göre algılıyorlar. Ve bu savaştaki eylemleri, geçmişte elde
ettikleri enerjitik ve karmik birikimleriyle tümüyle uyumludur. Ve kendince
haklı buldukları savaşta, İsa için kâfirleri öldürmeye hazır olan şövalyeler,
bugün kelimelerle savaşıyor ve karanlık güçleri bağlamaya devam ederek onlara
karşı biraz daha farklı araçlarla savaşmaya devam ediyorlar.
8. Ve eğer onlara Buda ve
İsa’nın öğretilerinin bakış açısına göre yanlış hareket etiklerini söylersiniz
size asla inanmayacaklardır. Çünkü bilinç seviyeleri öyledir. Elektronik
kuşaklarındaki enerji kendisini tüketmesi gerekir ve o, bilinçleri bu dünyada
gerçekleşen savaşı gerçek anlamını anlamaya başlayacak seviyeye yükselinceye
kadar onlara tekrar ve tekrar çeşitli bedenlenmelerde geri dönecektir.
9. İnsanlığın bilinci, bu
savaşın bilincinde izin verdiği müddetçe savaş devam edecektir.
10. Dünya, insan bilincinin
sadece bir yansımasıdır. Buda’nın bilincine erişen bir birey, meditasyonlarda
nirvana denilen duruma ulaşabilen bir birey, bu aşamada hiçbir savaşın
olmadığını anlıyor. Bu aşamada sadece sevgi, uyum, mutluluk, sevinç vardır.
İnsanın alt bilinç aşamaları tarafından gölgelenmemiş tüm İlahi özellikler.