23 Ağustos 2013 Cuma

MUTLU DEĞİLİM AYRILMALIMIYIM? YAPMALI MI? YAPMAMALI MIYIM? AH BU İLİŞKİLER......



      Yapmalı mıyım ?-yapmamalı mıyım?  Hepimiz bunu yaşarız. Birşeyler yapmamız gerektiğini düşündüğümüzde, bu rahatsız edici dönemden geçmek zorunda kalırız. Ama cevaplara ulaşamayız.

        Duygusal açıdan en zorlu sözcüklerden birini ele allalım." İLİŞKİ" Bu, insana kendini iyi hissettiren kavramlardan biri değildir; tıpkı para gibi. Keşkelerle dolu bir his yaşatır. "Keşke çok param olsaydı." "Keşke sevgilimin yalan söyleme huyu olmasaydı." Düşünüldüğünde genellikle OLUMSUZ hislere neden olur.

         Bir ayrılık yaşadığımızda yada böyle bir olasılıkla karşı karşıya kaldığımızda, yeni bir ilişkiye başlamak o kadar da heyecan vermez. Ancak bir ilişkiye başlarız; hemde aynı ya da daha kötü bir senaryo ile. Sadece oyuncular değişmiştir.

        Oysa bizim senaryoyu değiştirmemiz gerekmektedir.Şimdiki yada bir sonraki ilişkimizde birşeylerin değişmesini istiyorsak, birşeyleri farklı görmeli ve farklı hissetmeliyiz. Eğer birşeyin farklı olmasını istiyorsak ta senaryoyu değiştirmeliyiz.

          Diyelim kş şu an yanlızsınız, kendinizi yeni bir ilişkiye hazır hissediyorsunuz.Peki ilk düşündüğünüz şey denir?????????? Eski sevgiliniz! On kişiden dokuzunda eski sevgiliyi düşünmek OLUMSUZ duygular yaratır. Sizde hep eski sevgilinize benzer erkek yada kadınları, ya da daha kötülerini çekmeye devam edersiniz.

          Yapmanız gereken şey senaryoyu değiştirmek ve olumsuz titreşimlerden  kurtulmak! Eski sevgiliniz konusundaki düşüncelerinizi gözden geçirin. Onu affedin. Yani" Kimin umurunda! o aptalca ve tatsız birşey yaptı işte... Ne olmuş yani?..." diyebilmeli ve samimi olmalısınız. Eğer bunu yapmazsanız, pişmanlık ve öfke (OLUMSUZ) duygularına takılıp kalmayı sürdürür, bu durumda da eski yaşadıklarınızı yada daha kötülerini hayatınıza çekmeye ve yaşamaya devam edersiniz.Elde ettiklerinizi belirleyen şey, titreşimlerinizdir.Tıpkı eskisi gibi titreşip, yeni ve farklı şeyler yaşamayı bekleyemezsiniz. Sizin yaydığınız titreşimler, kendileriyle uyumlu (olumlu yada olumsuz) titreşimleri bulacaktır.Siz olumsuz titreşirşeniz, olumsuz titreşimli insanları çekersiniz.

          Bir serseriyle beraber olmuş olabilirsiniz. Eğer aynı şeyleri yaşamaya devam etmek istemiyorsanız,onun olumsuz taraflarına yoğunlaşıp olumsuz titreşimler yaymaktan vazgeçmelisiniz. Bu olumsuz titreşim bağlarını koparmak için bu kişi hakkında seveceğiniz yada takdir edeceğiniz bir yön bulmalısınız.Aksi halde iki ilişki arasında ne kadar zaman geçerse geçsin, siz kendinizi ne kadar iyileştirmeye çalışırsanız çalışın ,eski sevgilinizin olumsuz yönlerinin aynılarını yada benzerlerini çekmeye devam edersiniz. Çünkü bunlardan yakınırken, arkadaşlarınıza bunlardan kurtulduğunuz için ne kadar memnun olduğunuzu anlatırken, onca zaman bunlara katlandığınız için kendinize kızarken, halaaaa bu yönler üzerinde yoğunlaşıyor ve duygularınızı olumsuzlaştırıyorsunuzdur.
Düşündüğümüz yada hissettiğimiz şeylere göre enerjimiz de titreştiği için ,istemediğimiz şeyleri tekrar çekeceğimiz anlamına gelir.
   
         Eğer çocukluğunuzda kötü şeyler yaşadıysanız ve hala bunlara takılıp kaldıysanız, ilişkinizde ,evliliğinizde, hatta işinizde de benzer şeyleri yaşarsınız.

          Mevcut durumunuza dönelim. Diyelim ki bir ilişkiniz var ve hala bu ilişkiyi sürdürüp sürdüremeyeceğinize karar vermeye çalışıyorsunuz. Koşullar üzerinde yoğunlaşmaktan vazgeçip kendinize sizi neyin rahatsız ettiğini sorma vakti gelmiş demektir.Böylece olumsuz titreşimler tersine dönecektir.Bu şu anki ilişkinizde fark yaratmayabilir;ama sorun üzerinde durmaktan vazgeçmenizi ve bazı cevaplar bulmanızı sağlayacaktır.

        İnsanları sevilmeye değer olup olmadıklarına bakmaksızın sevin. Kendilerine çok kızsanız bile onları takdir edin.Olumsuz çekim zincirini kırın. O zaman gitmek mi kalmak mı gerektiğine ilişkin cevapları bulabilirsiniz. Gitseniz bile eski yaşadığınız olumsuzları yada benzerlerini kendinize çekmezsiniz.

         Biri hakkında bir durumu düzeltmeye yardım etmek istediğimizde  bu kişiyi gözümüzde "kötü" durumda canlandırıyoruz ve ona daha fazla olumsuz enerji aktarıyoruz. Bunun yerine onların takdir edilecek yönlerini bulsak  (ilişkilerinde şanssız olan bir arkadaşımızın ne kadar iyi ve güzel bir insan olduğunu düşünerek) onlara olumlu titreşimler gönderebilir ve olumlu bir değişimin başlamasına yardım etmiş olabiliriz.
Birinin sıkıntısından kurtulmasını istiyorsanız ona" herşey yoluna girecek" mesajını gönderin.Kendini iyi hissetmesi için bir fırsat tanıyın.Onun üzüntüsüne katılırsanız, sadece yaydığınız titreşimlerle bu üzüntüyü ikiye katlamış olursunuz.

        Bu gezegendeki herkez "HERKEZ"(kimse ben bu olamam demesin.) İSTEDİĞİ sürece ,kendi yolunu bulma yeteneğine sahiptir.Ancak bazen bazılarının batışına tanık oluruz. Bu da onların kendi seçimlerinin sonucudur.Titreşimsel olarak onların ACI zincirine bağlanırsak bizde batarız. Ne olursa olsun kendimizi koşullara esir etmez ve olumlu enerjiye sahip olursak, hayat bambaşka olur. Eğer eleştirmenin ve suçlamanın değil, takdir etmenin ve övmenin yollarını ararsak, hem diğer insanlar hemde kendimiz için olumlu herşeyi çekeriz.

   Neler olacak bilmiyorum ama sizler için herşeyin çok güzel olacağından eminim. Duygularınız, enerjinizi ve titreşimlerinizi yaratır. Bu nedenle senaryonuzu yazın; nedenler ve nasıllar üzerinde durmayın ( Bu kısımlar sizin işiniz değil, bunlar evrenin işi) . Gerçekleşmemiş şeyler üzerinde de durmayın. Ne olursa olsun pozitif enerjiye sahip olun. Yaşayacaklarınızı siz yaratın.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkürler.