20 Ağustos 2013 Salı

A kan grubuna göre beslenme

Birazda kader elimizde...
İnsan, onu varedenin, gene ona verdiği o gizemli gücü doğru kullanabilseydi, bugün başındaki birçok musibeti de def edebilirdi. Bakalım insana varmak için daha ne kadar yol alınacak? İyi insana...
A kan grubu beslenmesiyle diziye girecek okurların, konuya tam vakıf olabilmeleri için, aynı bölümde daha önce kaleme alınmış, ''Lektinler... Hem dost, hem Düşman!...'' başlıklı yazımızı öncelikle okumalıdırlar.
A kan grubu, insanlığın gelişim sürecinde, 0 grubundan sonra oluşagelen bir kan grubudur. A kan grubu, tarım toplumuna geçiş süreci içinde değişime uğrayarak, günümüze dek varlığını sürdürmüştür. A grubu insanları, 0 ve B kan grubuna göre, biraz daha yerleşimci, daha az savaşkan özellikleri bünyelerinde taşıdıklarından, beslenme değişimlerini daha vejetaryen şekilde geliştirebilirler. Anadolu coğrafyasının insanları için, bu beslenme durumu yerel farklılıklar arz etse de, Ege, Marmara ve Akdeniz bölgesi insanlarının, A grubuna uyan beslenmeye geçmede pek fazla zorlanmaları söz konusu olmayabilir. Çünkü bu bölge insanının yemek kültüründe, sebzeler ve meyveler ve zeytin yağı tüketimi önemli bir yer tutar.
Biyolojik yapısı itibariyle A kan grubu kan taşıyanlar; Şeker hastalığı (Diyabet), Kalp ve damar hastalığı ve kansere karşı eğilimli bir yapıya sahiptirler!... Aslında bu hastalıklar, A kan grubunun bir kaderi olmamakla birlikte, gene onlar için yalnızca önemli bir risk arz ederler!... Ve A kan grupları, kendilerine uygun olan bu diyet (beslenme) biçimini, bir yemek kültürü olarak uygularlarsa; bağışıklık sistemlerini güçlendirip, yaşamlarını tehdit altında tutan birçok hastalığı da, baştan def edebilirler!...
Ve öncelikle leptin ve insülin direnci oluşturan(!) şeker ve glisemik indeksi yüksek gıdaları tüketmekten kaçınarak! ...
Onların genetik miraslarının, gene onlara verdiği avantaj; doğanın onlara sunduklarını iyi ve uygun biçimde kullanma yeteneğidir!...
Önerdiğimiz, A kan grubu beslenmesine geçtiğinizde; vücudunuzun zayıflayıp normal hale geçiş süreci de doğal olarak başlayacaktır!... Et yeme alışkanlığınız varsa, beslenmenizden bu toksit etkisi yapan gıdaları bir şekilde çıkardığınızda; ilk aşamada çok hızlı kilo vermeniz, kaçınılmazdır!...
0 kan grubunun aksine, A kan grubunun metabolizmaları ters bir durum gösterirler! Hayvansal gıdalar, 0 kan grubu metabolizmalarında, hız arttırıp, genelde olumlu durum ortaya çıkarırlarken, A kan grubunda farklı bir etkileşime geçerler! A kan grubu olarak, sanırız ki, et yediğiniz zamanlar, sebze ağırlıklı bir yemeğin sizde yarattığı hafifliğin aksine, bir zaman sonra kendinizi hantallaşmış, bitkin, enerjisi azalmış bir durumda hissetmişsinizdir! Bazı A kan grupları da, bu hantallaştıran gıdaları yedikten sonra, sindirimlerinin yavaşladığını, vücutlarında sıvı biriktiğini (geçici kilo artışı )görmüşlerdir!
0 grubu, eti yakıt olarak depolarken, A kan grubu eti son çözümlemede, yağa dönüştürüp depolar! Bu fark önemli ölçüde mide asiti yüzündendir. 0 kan grupları yüksek düzeyde mide asitine sahip oldukları için, eti rahat sindirirler. A kan grubu, tarım toplumuna geçip, tarımsal ürünlerle beslenme alışkanlığı kazanan atalarının uyum süreci sonunda, daha düşük düzeyde mide asiti salgılama yeteneği kazanmışlardır. Bu yüzden A kan grupları, et ve süt ürünlerini iyi sindiremezler.
Süt ürünleri ensülin tepkimelerini hareketlendirerek, metabolizmanın yavaşlamasına önemli bir neden teşkil eder. Ayrıca ette olduğu gibi, süt ürünlerinde de doymuş yağlar fazlasıyla bulunur. Bu da, kalp, damar hastalıkları riskini arttırdığı gibi, şişmanlık ve şeker hastalığına da (diyabete) neden olabilirler!...
Buğday ve ürünleri A kan grubu için, karmaşık bir etkiye sahiptir.A kan grupları aşırıya kaçmamak kaydıyla, az miktarlarda buğday tüketebilirler (Organiği tercih nedenidir.) Çünkü buğday ve türevleri, kas dokularını fazla asidik hale getirir ki bu da enerji tüketimini yavaşlattığı gibi, kalori mekanizmalarını da zorlamak anlamına gelir. Buğday 0 kan grubu için bazik özellik gösterirken, A kan grubu için tam tersi, asidik bir durum göstermektedir. Bu gıdaların oluşturduğu gıda tepkimesi, gıdalarında kan gruplarına göre farklı tepkiler verdiğine yönelik anlamlı bir işarettir.
A kan grupları, temel olarak, çeşit zenginliği yüksek, düşük yağlı gıdalarla sebze ve hububat dengesi içinde beslenmeyi ilke edinirlerse de, kendilerine yararlı ve zararlı gıdaları ve türevlerini de sağlıklı bir yaşam için; iyice bilmek zorundadırlar!...
KİLO ALMAYI DESTEKLEYEN GIDALAR:
ET:
Vücutça az sindiriliyor, genelde yağ olarak depolanıyor ve sindirim toksinlerini arttırıyor!...
SÜT ÜRÜNLERİ:
Beslenme sistemimizi engelliyor...
FASULYE:
Sindirim sistemimize zarar veriyor, metabolizma hızını yavaşlatıyor...
BUĞDAY:
Tüketimi fazla olduğunda; ensülinin etkisini durduruyor ve vücudun kalori kullanımını azaltıyor (!) dolayısıyla birçok yiyeceğin yağ olarak depolanmasına, zararlı katkı sunuyor!...
 
ETLER:
A grupları için en doğal olan, sağlıklı bir yaşam için eti, beslenmelerinden uzaklaştırmalarıdır!...
Gerçekçi olarak konuya yaklaşırsak, bu mümkün müdür?...
Batı'da, beslenme zincirinin merkezinde protein ağırlıklı beslenme, istikrarlı bir şekilde, erki elinde tutuyor. Ülkemizde de ete olan düşkünlük hepimizin malumu... Batı'da olduğu gibi bizde de, maalesef , bol kızarmış yağ ve yüksek kalori içeren, transyağ denizinde gezen, fast-food beslenme zincirleri ve taklitleri artmaya devam ediyor!....
Ancak bunun beslenmeye ciddi ve farklı bir vizörden bakan insanlar için çok fazla bir değeri olmayabilir; yeter ki ön yargısız, net bir bilinçle konuya göz atalım. Size sunulan (çok az da olsa ) bu rehber bilgiler; sizi A grubu için risk oluşturan, kanser, kalp ve damar hastalıklarından korumaya bizce önemli katkılar sunabilecektir.

Peter J.Adamo; vejetaryen bir beslenme biçimine geçmenizin zaman alacağını kabul ederek, bu geçiş sürecini, kırmızı et ve tavuğun yerine, uygun balık çeşitleriyle haftada bir, iki defa yiyerek başlatabileceğinizi ve eğer ki canınız et çekerse, bunu da en az yağlı olanıyla ve tavukla başlatmanızı öneriyor. Tavuk etinin kırmızı etten görece daha uygun olduğunu, bu etleri de, fırın, haşlama ya da ızgara (en uygunu elektrikli ızgaradır...) olarak tüketebileceğinizi öneriyor!...

A kan grubuna sahip insanlarında ataları, Afrika, Kafkasya ve Asya kökenli olmak üzere üç grupta toplanmıştır. A kan gurubu da, atalarının kökenine göre, etleri, şöyle tüketebilirler: (Porsiyon, erkekler için, 120-180gr , kadın ve çocuklar için, 60-150 gr.olarak düşünülmelidir.)

Afrika kökenliler, yağsız kırmızı etleri haftada 0-1 porsiyon, kümes hayvanlarını haftada, 0-3 porsiyon.

Kafkasya kökenliler, yağsız kırmızı etleri haftada 0 porsiyon, kümes hayvanlarını haftada, 0-3 porsiyon,

Asya kökenliler, yağsız kırmızı etleri, haftada 0-1 porsiyon, kümes hayvanlarını haftada, 1-4 porsiyon.


ÇOK YARARLI ET ÜRÜNLERİ:
Hiç bir et ürünü, A kan grubu insanları için bu kategoride bir değer ifade etmemektedir...


NÖTR ET ÜRÜNLERİ: Yalnızca, Tavuk ve Hindi etleri bu kategoride kabul görmektedir.


SAKINCALI ET ÜRÜNLERİ: Dana eti, Sığır eti, Koyun eti, Domuz eti, Ördek eti, Keklik eti, Kaz eti, Geyik eti, Sülün eti...


DENİZ ÜRÜNLERİ:

A kan grubuna bağlı olan insanlar, haftada 3-4 kez, abartmamak kaydıyla, deniz ürünlerini tüketebilirler... A kan grubunun sindirim sisteminde, sorun yaratıp, rahatsızlık verecek lektinler içeren, Dil balığı gibi beyaz etli balıklardan kaçınmalı, kendilerini dinleyerek, bu tür balıklardan uzak durmalıdırlar!...

Eğer ailenizde ve yakın akrabalarınızda, göğüs kanseri sorunuyla karşılan bir kadın birey varsa ve sizde kadınsanız, beslenmenize (kültürümüzde olmasa da), Helix Pomatia gibi ( Bahçe Salyangozu ) yenilir bir salyongozu almaya çalışın!...Bu cins salyangozlarda bulunan lektinler, A kan grubundaki kanserli hücrelere yapışarak, kısaca; onları hedef haline getirirler, yok olmalarına destek sunarlar!...

Deniz ürünlerinden en iyi yararlanma yöntemi, onları, fırınlama, haşlama ve en son olarak da ızgara olarak tüketmeye çalışmaktır.Kızartmalardan, elden geldiğince, kaçınalım, çok pişirmemeye dikkat edelim!.

Deniz ürünlerinin porsiyonlarını, yaklaşık, 120-180 gr. arası olarak belirlersek; Afrika kökenliler haftada, 0-3 porsiyon, Kafkasya kökenliler haftada, 1-4 porsiyon, Asya kökenli A kan grubuna bağlı insanlar da haftada, 1-4 porsiyon olarak tüketebilirler...

YARARLI DENİZ ÜRÜNLERİ:
Uskumru, Sardalye, Deniz Alası, İstavrit, Palamut, Torik, Turna, Morina, Tatlı Su Levreği, Kızıl Levrek, Salyangoz, Sazan, Alabalık, hani ve Çelikbaş balıkları...

NÖTR DENİZ ÜRÜNLERİ:
Levrek, Lüfer, Sinarit, Tuna balığı(Orkinos-Ton), Kılıç balığı, Köpek balığı, Mersin balığı, Çamuka.

SAKINCALI DENİZ ÜRÜNLERİ:
Hamsi, Dil balığı, Ringa, Yılan balığı, Mezit balığı, Yayın balığı, Barlam, Yengeç, İstiridye, Midye, Karides, Kalamar, Deniz Tarağı, İstakoz, Kerevit.
SÜT ÜRÜNLERİ VE YUMURTA:
A kan grupları, tam yağlı süt ve süt ürünlerinden, uzak durmaya çalışmalıdırlar!... Ancak, mayalanmış bazı süt ürünlerini, atalarının kökenlerine göre, küçük porsiyonlar olarak, az miktarlarda tüketebilirler. Bu süt ve süt ürünlerin, A kan grubunun atalarının kökenlerine göre tüketimi, bazen de hiç yapılmamalıdır...
Yumurtada, organik olanlar (gerçek köy yumurtası) öncelikle tercih edilmek koşuluyla, Omega3 ve Selenyum içeren ya da organik yemle beslenmiş çiftlik yumurtalarını ( en fazla iki adet tüketmek kaydıyla), tüketebilirler... A kan grupları, yumurta, tereyağ, süt, krema , ( Ayrıca, un, tuz ve şeker bazlı ) kek, kurabiye, turta, pasta ve börek ve de dondurmaları yavaş yavaş beslenmelerinden uzaklaştırmalıdırlar!...
A kan grupları için, soya sütü ve peyniri, sağlıklı ve yararlı , fevkalade yiyeceklerdir... Ancak, kefir, yağsız ekşi krema, çökelek uygun seçenekler olarak kabul edilebilinir... Sütte az yağlı olan çeşit tercih edilmeli, mümkünse, keçi sütü kullanılmalıdır... Birçok süt ürünleri A kan gruplarınca sindirilemediği gibi, bu durum bazen gaz yapıyor diye geçiştirilir!...
Dr.Peter J. D'Adamo, bunu şöyle yorumlamaktadır:
'Birçok süt ürünü A gruplarınca sindirilemez!... Çünkü, bu kan grubu sütteki ana şekerlerden biri olan D-galaktozamin karşısında, antikorlar üretmektedir... Daha önce de anımsattığımız gibi, bu ana şeker, fukoz'la birleşip, B kan grubu antijenini oluştururlar... Ve A kan grubunun bağışıklık sistemi, B kan grubuna benzer herşeyi reddetmek için tasarlandığından, A kan grubu sistemini B kan grubu antijeninden korumanın yanısıra, ayrıca kendini bütün süt ürünlerinden koruyacak antikorlar üretir!...''(*)
Allerji sorunlarıyla boğuşan, bir A kan grubuysanız yada solunumla ilgili sorunlarınız varsa eğer, süt ürünleri sizde de mukoza salgılamasını arttırabilir!... Genelde A kan grupları, diğer gruplardan daha fazla mukoza salgılarlar... Belki de bu yüzden, kırılgan bağışıklık sistemleri, dışardan destek arar... Birçok bakterinin vücutta yuvalanmasına neden oluşturan, mukoza salgılamasındaki miktar yükselmesi, A kan gruplarına zarar verebilir!...
Bu fazlanın, allerjik reaksiyonlara, enfeksiyonlara ve solunum güçlüklerine neden olması kaçınılmaz görünmektedir!... Bu yüzden; günlük süt ve ürünlerinin tüketimini 'sınırlı' tutmakta, sağlık açısından önemli yararlar olabilmektedir!...
Porsiyon olarak, yumurtayı 1 adet, peyniri 60gr, yoğurt ve sütü de 120-180gr. olarak kabul edersek;
Kafkasya kökenli A kan grubu, haftada, yumurtayı 1-3 adet arası, uygun türde peyniri 2-4 porsiyon arası, yoğurtu1-3 porsiyon arası ve sütü 0-4 porsiyon arasında tüketebilirler...
Asya kökenli A kan grubu haftada, yumurtayı 1-3 adet, uygun türde peyniri 0-1 porsiyon, yoğurtu 0-3 porsiyon ve sütü 0-1 porsiyon olarak tüketmelidirler!... Aslında, peynir ve sütü hiç tüketmemeye çalışmalıdırlar...
Afrika kökenli A kan grubu, haftada, yumurtayı 1-3 adet, uygun türde peyniri 1-3 porsiyon olarak tüketmeli, süt ve yoğurttan uzak durmalıdırlar!...
ÇOK YARARLI SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ:
Yalnızca Soya peyniri ve Soya sütü...
NÖTR SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ:
Keçi peyniri, Keçi sütü, Kefir, Beyaz peynir, az yağlı Mozarella peyniri, Şerit peynir, az yağlı Ricotta peyniri, Yoğurt...
SAKINCALI SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ:
Amerikan peyniri, Gravyer peyniri, Çedar peyniri, Gouda peyniri, İsviçre peyniri, Parmesan peyniri, Edam peyniri, Süzme peynir, peynir suyu, dondurma , süt....
YAĞLAR:
Bilelim ki, zeytinyağ da dahil, özellikle sıvı yağlar, yüksek ısıda doğal özelliklerini kaybederek, zehir misali, insana zarar veren trans yağlara dönüşür!.
A kan grubunun yağa olan ihtiyacı azdır... Bu yüzden fazla yağlı yemeklerden ve dolaylı yağ tüketiminden kaçınmaları gerekir!... Ancak buharda pişirilmiş sebzelere ve salata çeşitlerine eklenen az miktarda, doğal zeytinyağı, metabolizmalarının iyi çalışmasına ve bağırsakların da rahat çalışmasına katkı sunar...
Kalp sağlığına çok olumlu etkisi olan zeytinyağı, kolestrolü de olumlu yönde etkilediğinden, A kan grubunun mutfaklarının vazgeçilmezi olmalıdır!... Zaten yararlı katagoride, tek kullanılabilinen yağ da, zeytinyağıdır!... İkinci bir yağ olarak Keten tohumu yağı gelir ki, onun uygulanabilir kullanım özelliği, ülkesel olarak özelimizde zordur!... Ancak öğütülmüş Keten tohumu olarak; çorba ve salatalarda kullanılma şansı daha yüksektir...
Siz siz olun, yemeklerinize zeytinyağını finalde, en son ekleyin!...
A kan grubu kökenlerine göre, 1 çorba kaşığını bir porsiyon olarak kabul edersek;
Kafkas kökenli A kan grubu haftada, 2-6 porsiyon,
Asya kökenli A kan grubu haftada, 2-6 porsiyon,
Afrika kökenli A kan grubu haftada, 3-8 porsiyon.
ÇOK YARARLI YAĞLAR:
Keten tohumu yağı, Zeytin yağı,
NÖTR YAĞLAR:
Balık yağı,
SAKINCALI YAĞLAR:
Ayçiçek yağı(!), Mısırözü yağı (!), Pamuk yağı, Susam yağı.
KABUKLU YEMİŞLER:
Badem, ceviz, yer fıstığı, ayçekirdeği ve kabak çekirdeği gibi kabuklu yemişler, A kan grubu insanlarına katkı sunarlar...
Yer fıstığı kanser karşıtı bir lektin içerir; tuzsuz kabuklu fıstığı, (bulursan çiğ tercih nedeni) koyu renkli zarıyla birlikte tüketmenin ayrıca yararlı olduğı söylenir!...... Bu yüzden yer fıstığını yağlı olduğunu da unutmadan, tüketmekte yarar var...Safra kesesi sorununuz varsa, A kan grubu olarak bu ürünleri, ezerek (havanda döverek) daha iyi bir şekilde tüketebilirsiniz... Bir avuç içi yemişi, bir porsiyon olarak değerlendirip; haftada, tüm gruplar olarak ortalama, 2-7 porsiyon tüketebilirsiniz...
BAKLİYATLAR:
Bu yiyecek grubu içinde yer alan bitkisel proteinler, A kan grubu insanlarına yarar sağlar...
Soya fasulyesi ve ondan üretilen ürünler (çok tuzlu soya sosunu saymazsak...), size katkı sunarlar.Ancak bazı kuru fasulye türleri ve Lima fasulyesi, ensülüi salgılanmasını azaltan lektinler içerebilirler( Anadolu coğrafyasında çokça fasulye türü olduğu için, yediğiniz fasulyeden, hazım, nefes alma güçlüğü, vb sorunlar duyuyorsanız, size yararlı olmadığını hissederek, tüketiminden sakınabilirsiniz...) ve bu yüzden sakıncalıdırlar... Şişmanlık ve diyabet sorunlarına kapı açabilirler...
Porsiyon olarak, bir kase kuru bakliyat olarak düşünürsek;
Kafkas kökenli A kan grupları haftada, 3-6 porsiyon,
Asya kökenli A kan grupları haftada, 2-5 porsiyon,
Afrika kökenli A kan grupları da haftada, 4-7 porsiyon tüketebilirler.
ÇOK YARARLI BAKLİYATLAR:
Yeşil mercimek, Kırmızı mercimek, Soya fasulyesi, Börülce, Yeşil fasulye,
NÖTR BAKLİYATLAR:
Bakla, Bezelye,
SAKINCALI BAKLİYATLAR:
Bazı Kuru fasulye çeşitleri, Lima fasulyesi...
 

A kan grubuna göre beslenmenin son bölümünde; tahıllar ve ekmekler, sebze, meyve ve baharatlardan ve de muhtelif içeceklerden bahsedeceğiz.


TAHILLAR:
A kan grubuna sahip olan kişiler, özellikleri gereği, tahıllar konusunda , buğday dışında, bir sorunla çok az karşılaşabilirler...Genelde tahıl ürünlerini tüketirken, işlenmemiş, bütün olanlarını tercih etmeleri yararlarınadır. Günde iki defa bu ürünleri rahatlıkla tüketebilirler. Mısır unu, akdarı ve yulafı da öğünlerine katmalıdırlar.

Buğday, süt ürünleri gibi, asidik özelliğinden dolayı, mukoza salgılarını çoğalttığı için, mukozaya bağlı olarak ortaya çıkan, astım gibi solunum sorunları ve enfeksiyonlara yatkınlığı arttırdığı için,her insan kendi özelinde bu durumu sınayarak, buğday ve ürünlerinin tüketim miktarını kendileri saptayabilir.

Buğdayı tüketmek vücudun asit üretmeye olan yatkınlığını arttırdığı için, alkali özellik taşıyan besinlerl daha fazla tüketerek, bu durumu nötr hale bilinçli bir şekilde getirmeye çalışmalıyız.

Vücudumuzun asit / bazik dengesini, örneğin; şeker oranı düşük ve aynı zamanda düşük asitli meyveler ve ağırlıklı olarak alkali sebzeler aracılığıyla sağlamalıyız. Tercihen asit değeri sekiz ve üstü ( Ph 8- 8,2) bir bardak suya (bulursan temiz yağmur suyu tercihtir.) yarım limonu süzgeçden geçirmek kaydıyla sıkıp, kahvaltı öncesi içerek, vucuda alkali ve de antioksidan doğal bir destek de sağlamış oluruz, ve günde en azından 5-6 bardak alkali su ya da arınmış ve yarım saat bir kapta dinlendirilmiş şebeke suyu içmeyi de ihmal etmeyerek!...

Zaten söz konusu edilen, midedeki asitlilik durumu değil, kaslardaki bir dengedir. A kan grubu, avcı 0 kan grubunun tam tersi özellikler gösterir. Örneğin; kepeksiz buğday 0 kan grubu için bazik özellik gösterirken, A kan grubu için, asidik özellikler gösterir. A kan grupları için en iyi pozisyon, 0 kan grubunun aksine, kas dokularının biraz bazik olmasıdır.

Porsiyonu bir kase kabul edersek; uygun olanlarından, Kafkas kökenli A grupları haftada, 5-9 porsiyon, Asya kökenli A kan grupları haftada, 4-8 porsiyon ve Afrika kökenli A kan grupları da haftada, 6-10 porsiyon tüketebilirler.

Ayrıca ek olarak, yulaf, çavdar, pirinç unu yararlı kategoride olup, nötr olarakda arpa unu, gluteni alınmış unları ve pirinçleri de, haftada genel olarak, 2-4 porsiyon kase olarak tüketebilirsiniz...

ÇOK YARARLI: Esmer buğday, esmer bulgur, Horoz ibiği tohumu ( Amaranthus tricolor)

NÖTR: Arpa, yulaf ezmesi, yulaf kepeği, pirinçler, pirinç kepeği, kızıl buğday

SAKINCALI: Buğday, bulgur, buğday kepeği, mısır nişastası...

EKMEKLER VE ÇÖREKLER:
Ekmekler, kurabiye ve çöreklerle ilgili tablosal değerler, tahıllar gibidir. Aşırı mukoza salgısı yapıyor ve şişmanlatıyorsa, size gene bu tahıl ürünlerini önermeyiz. (Ayrıca dayanmaları için bol katkı maddesi ve maalesef insülin ve leptin direnci oluşturan ucuz mısır şurubu kullanılan büskivi, çörek, kek vb paketlenmiş ürünleri de dikkatle ve bilinçle kullanalım.)

Soya unu ve pirinç unu içeren ürünleri ve glutenin yansızlaştığı, çimlendirilmiş buğday içeren ekmekleri öneririz.

ÇOK YARARLI: Essene ekmeği, Ezekiel ekmeği, çimlendirilmiş buğday ekmeği, soya ekmekleri, pirinç kekleri...

NÖTR: Yulaf ekmeği ve çörekleri, gluteni alınmış buğday unundan yapılmış ekmek (İstanbul halk Ekmek üretiyor.) tam çavdar ekmeği, kızıl buğday ekmeği, akdarı ekmeği, mısır çöreği, esmer pirinç ekmeği...


SAKINCALI: Beyaz ve kepekli buğdaydan yapılan ekmekler ve çörekler, yüksek proteinli ekmekler, karışık tahıl ekmekleri, hamursuz ekmeği, İngiliz çöreği...



Ekmekleri bir dilim porsiyon, çörekleride bir adet porsiyon olarak kabul edersek; ortalama her grup haftada 2-5 dilim ekmek ve haftada 1-2 adet çörek tüketebilirler. (Zoru yazmak da zor oluyor, ancak verilen mesaj; ekmekten ve unlu mamüllerden, çok çok uzak durmayı içeriyor.)

SEBZELER: Antioksidan özellikler gösteren, mineral ve vitaminlerce büyük bir zenginliği bünyesinde taşıyan sebzeler, A kan grupları için yaşamsal bir öneme sahiptirler.
Sebzelerin bu özelliklerinden en üst düzeyde yararlanmak içinde, onları elden geldiğince taze ve bekletmeden, doğal hallerine sadık kalmaya çalışarak, çiğ, az pişmiş ve buharda pişmiş şekilde ya da kendi suyunda, kısık ateşte yavaş yavaş pişirmekte yarar vardır.

Bu şekilde doğallığını, lezzet ve besleyici değerlerini de korumuş oluruz. (Sebzeleri, bol yağda kızartmak, onları trans yağ cehennemine dönüştürmek(!) , kızgın alevde sotelemek, yüksek ateşte ve bol suda hızla kaynatarak ya da kavurarak pişirmek, bizce, kötü bir uygulamadır)

A kan gruplarına sebzelerin çoğu üygundur... Onların hassas midelerini tahriş eden, patlıcan, biber, domates ve salamura fermente olmuş zeytinler bunun istisnasıdır!...

Ayrıca bazı A kan gruplarının, patates ve lahanalardaki lektinlere karşı çok hassas olduklarıda gözlemlenmiştir...Domatesdeki zararlı lektinler, A gruplarının bu sebzeden elden geldiğince uzak durmasını gerektirmektedir ( ki kökeni bizim coğrafyamız olmasa da, biz onu çok severiz...) !...

Peter J.Adamo; domatesin kanı ağdalaştırması nedeniyle, ''Panhemagletunna'' olarak nitelendirilen bir gıda olduğunu, 0 ve AB gruplarının bu maddeye karşı antikor üretmediklerinden, bu grupların bu ürünü tüketebildklerini, ancak birçok domatesin A ve B kan grupları için zarar verici olduğunu vurgular.

Antioksidanların anormal hücre bölünmesinin engellenmesine katkı sunması ve genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmesi, Brokoli'nin bu özellikleriyle gözde bir sebze olmasını sağlamıştır.


Ispanak, havuç, Helvacı kabağı da, A kan grupları için gözde sebzeler grubundadır.

Havucu hafifçe buğuda pişirerek yerseniz, ondan en üstün verimi alırsınız.

A kan grubuna genelde lahana gibi zararlı olan patatesi (ki pişerken zararlı bakteri üretmeye başlar, birde tavukla pişirirsen vede bekletirsen, vay haline! ) yememeye çalışmak, yenirse de, aynı öğünde tüketmek ve kesinlikle bekletmemek gerekir. Zaten kızartmasının ve gevreklerinin 12-13 yaşındaki çocukların bellerinde ve bacaklarında yarattığı hasarı görmemek olası değildir!...

Yemeklerde bol bol , antioksidan özellikler taşıyan , hastalıkları defeden Sarmısağı, taze zencefili önemseyip kullanın. Sarmısak en çok A kan gruplarına katkı sunar. Sarı soğanda...
Soya ve soya ürünlerini önemseyin, mutfak kültürünüze sokun...(Soya deyince filizi ve ordan çimlendirilmiş ürünler aklıma geldi. Rahmetli Müheyya İzer ablamız, size uygun olan , çimlenmeye müsait tüm tahıl ve bakliyatı 2-3mm gibi çimlendirip, onun içindeki yüksek sinerjiyi ortaya çıkarıp, farklı lezzetlerde ve olağan üstü besin gücünde yepyeni besinler elde edebileceğimizi, 1980'lerde söyleyip, bizlere miras bırakmıştı. Toprağı ışıkla dolsun.)

Bizim kültürümüzde pek yer almayan Tofu'yu, fazla yememek kaydıyla (beraber pişirildiği sebzelere uyum sağlar.) zencefil, sarmısakla çok hafif soteleyerek tüketebilirsiniz.

Soya ve ürünleri (genetiğiyle oynanmamış olmak kaydıyla) , haftada 4-6 fincan porsiyon(180-240gr.) olarak tüketilebilir .Menapoz dönemindeki hanımlar ve hormonal sorunları olanlar, ilaç alanlar, gene de bu doğal gıdaları, doğal östrojen hormonu içerdiğinden, doktora danışarak tüketmelidirler. Soya ve organik sütü, çok yararlı ve özel ürünlerdir.... Kemik erimesinden diyabete, bazı böbrek hastalıklarından, kalp ve damar sorunlarına kadar katkı sunabildiği gibi, tıbbi olarak desteklenmiş bir gıdadır. Bu yüzden Soya ayrıca , dikkatlice incelenmelidir!...Ve iyi kalite, organik sütünü bulursanız günde bir bardak tüketmeye çalışın.

Sebzeler çiğ olarak, haftada 2-5 fincan arası , pişmiş olarak da, 3-6 fincan arası tüketilmelidir.Afrika kökenliler, çiğ 3-6 fincan, pişmiş olarak, 1-4 fincan arası tüketebilirler.


YARARLI: Brokoli, enginar, bamya, havuç, pırasa, sarmısak, maydanoz, şalgam, ıspanak, hindiba, yer elması, kırmızı soğan, sarı soğan, pazı, bayır turpu, helvacı kabağı, pancar yaprağı ve Tofu.


NÖTR: Karnabahar, kereviz (ezik ve çürük yüzeyli olmamasına dikkat!...), yeşil soğan, salatalık, kuşkonmaz, marul, Frenk maydanozu, mısır, avakado, turp, balkabağı, taze hardal, yeşil zeytin ve deniz yosunu.


SAKINCALI: Patlıcan, yeşil biber, kırmızı biber, sarı biber, domates, pates türleri, kırmızı lahana, beyaz lahana, Çin lahanası, Lima fasulyesi, salamura siyah zeytinler ve çiftlik mantarı.


MEYVELER: A kan grubuna bağlı insanlar, günde üç kez meyve yemelidir...
Bütün meyveler A kan grubuna hemen hemen uygun olmakla beraber, gene de bazik olan, fazla asitli olmayan, ananas, erik, şeftali, böğürtlen gibi meyveleri tercih etmekle, tahılların kaslarda oluşturduğu asidik yapıyı dengelemeye katkı sunmuş olursunuz...

Kavun bazik olmasına rağmen, bazı türleri (şişiren!..), A kan grubunda sindirimi zorlaştıran etkiler yaratabilir. Mango, Papaya gibi, bizde daha çok karışık konsantre suları satılan bu meyveler de, A kan grubuna yararlı olmazlar... Halbuki bu meyvelerde bulunan enzimler, diğer kan gruplarına yararlı olabilmektedir. Bunların yanısıra, ananas, ülkemizde çok fazla tüketilme alışkanlığı olmamasına rağmen, A kan gruplarının sindirim sistemine mükemmel katkılar sunan bir meyvedir. Çok yumuşak ve aşırı olgunları dışında, özel bir lezzete sahip olan bu meyveyi, bu grup insanlarının tüketmesini , şiddetle öneriririm.


İthal muz ve portakaldan uzak durulmasında fayda vardır...Portakalın asidi her nedense, mide çeperlerine zarar verir. Asidik olan greyfurtsa ilginçtir, tam ters etki yaratır.

Limon'da mükemmel bir antioksidan meyve olarak, A kan gruplarının sindirimine katkı sunup, sistemde oluşan mukozayı temizler. Muz'da bulunan bir lektin ise, bu grubun sindirim sistemine zararlı olabilmektedir.

Tekrar anımsatarak, sağlıklı A grupları sabahları, yarım limon sıkılmış, ılıkça bir bardak tercihen alkali suyu içip, yarım saat sonra yapılan kahvaltıyla güne başlarlarsa, ağır çalışan sindirim sistemlerine, gece boyu biriken mukozaların atılmasına ve boşaltım sistemlerinin daha iyi çalışmasına, ciddi katkı sunarlar!...

Yararlı ve nötr, tüm meyvelerden, bir adet yada 100-150gr bir porsiyon kabul edilerek, günde 1-2 porsiyon tüketilmeleri önerilir...


ÇOK YARARLI: Kayısı, ananas, limon, kiraz, greyfurt, erik çeşitleri, taze İncir, kuru İncir, kuru erik, kuru üzüm, yaban mersini ve böğürtlen.

NÖTR: Elma, şeftali, çilek, yeşil üzüm, siyah üzüm, kırmızı üzüm, armut, karpuz,kavun... (Bu iki meyvenin çeşidi ülkemizde çok bulunduğu için, herkes kendi deneyiyle, hazım sorunu yaratmayan az zarar verenini bulmaya çalışmalı. Örneğin; ben, bazı karpuzları sindiremezken. bazı yerli türlerde hiç sıkıntı yaşamam.) Trabzon hurması, kivi, nar, ahududu ve kuş üzümü.

SAKINCALI: Muz, portakal, mandalina, mango, Van kavunu ve hindistan ceviz.

BAHARATLAR: A kan grupları baharatları rahatlatıcı ve lezzet verici olmanın ötesinde, kendi kan gruplarının bağışıklık sistemlerine çok önemli destekler veren uygun karışımlar bütünü olarak görmelidir.

Bizde çok bilinmese de, örneğin; soya çıkışlı, Tamari, Miso ve Soya sosu gibi baharatlar, insana yararlı olabilmektedir. Zencefil çayının insana katkısı, ayrı bir çalışma konusu olabilir.

Sirkeler midenin iç çeperine zarar verdiği için elden geldiğince, üzüm ve balzamik sirkelerden uzak durmalı. Bulunursa, İyot ve başka minerallerce zengin olan Kelp'i kullanmaya çalışmalı, çikolata ve şekeri de az ölçeklerde tüketmeye çalışmalı, az miktarda siyah çikolata (Bitter ve mısır şurupsuz...) her zaman tercih edilmeli.

Yararlı baharatlar ve çeşniler; Sarmısak, zencefil, arpa maltı, soya sosu, Tamari ve Miso ve hardal olup, sakıncalı olanlar da, sirkeler (evde yapılan elma sirkesi denenebilinir.), kırmızı ve kara biber, jelatin, karışık baharatlı et sosları, ketçap ve mayonez olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların dışındakileri nötr olarak kullanabilirsiniz.

Ayrıca istisna olarak, tercihen gene ev yapımı, bir tatlı kaşığı elma sirkesi, bir tatlı kaşığı çiçek balı ( karışım baziktir.) bir bardak suda karıştırılıp, sabah kahvaltıdan yarım saat önce ve günde bir kez olmak kaydıyla, başta kalp kası olmak üzere, tüm kaslara katkı sunan bir içki olarak içilebilir.

ÇAYLAR VE İÇECEKLER:
A kan grubuna, yeşilçay, yasemin çayı, kahve, zencefil, papatya, kuşburnu, kediotu, Akdiken(Alıç), Ginseng, Dul avratotu, Boy Otu, Binbirdelik otu ve Alfa-alfa çayları ve kırmızı şarap (bir bardak/gün) yararlı olup; siyah çay, mısır püskülü, Ravent, bira, likörler, maden sodası ve sodalı meşrubatlar sakıncalıdır. (Ancak gazı alınarak, maden suları içilebilir.)

Günlük şeker ihtiyacımız ençok 30 gramdır. Her türlü gazlı ve şekerli (ve en kötüsü mısır şuruplu kola tarzı içeceklerden (her kutu ya da şişede 34-54 gram arası şeker vardır!...) uzak duralım ve çocuklarımızı da bu konuda bilinçlendirelim.

15.Ekim.2012 / Salem - Massachusetts

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkürler.