30 Aralık 2012 Pazar

HER İNSANA BİR KARDEŞ GEREK


29.09.2009
2.bebek
27 ağustosta test yaptım çıkmadı .bıraktım işlerime baktım.meğer 10 dk. beklemek gerekmiş. sonradan bir baktım pozitif.
yağmurda da 1 ay oruç tutmuştum. ramazan ayında öğrenmiştim gebeliği bundada öyle oldu.
6-10 yada 12 ağustos ta hamile kalmış olmalıyım.
mayısta doğacak allah izin verirse. biraz gergin ve asabiyim. sanırım korkuyorum. sakat ayakla nasıl taşıyacağım.
yağmurda nasıldı bilmiyorum ama bu bebek çok midemi bulandırıyor. hiçbirşeyin tadı yok.
Kızım artık 3 yaşını bitirdi.
1 bitince yürümeye başladı.
2 bitince tuvaletini söyledi.
3 bitince de R ler çıkmaya başladı. Şimdi bazen fazladar r ler kullansada. çok tatlı konuşuyor.Bebeklere bayılıyor.ablalık yapmayı çok seviyor. kardeş gerektiğini düşündük. İnşallah iyi etmişizdir.


30.12.2012

      
Üç sene önce yazmışım bu yazıyı seve isteye sahip olduğu mikinci bebeğime (oğluma) hamile olduğumu öğrendiğimde biraz korku yaşamışım anlaşılan. Beni bu şekilde korku hissetmeye iten şeyler hayatın zorlukları , yaşam koşulları çocuklarıma iyi bir gelecek bırakabilmek endişesi gibi nedenlerdir ,bugün düşünüyorum da iyi etmişiz, çok iyi etmişiz. Her ne kadar bazı kardeşler düşmandan beter olsada kardeşlik güzel şey ve bu hayatta herkesin bir kardeşe sahip olması gerek. Tecrübeyle sabittir. Şöyle ki: 25 Ocak 2007 de bir trafik kazası geçirdim.Ayağım da 3 kırık 3 çıkık tespit edildi. Hayatımın en kötü görüntüsüydü. Sağ ayağım ters dönmüştü. Çok şükür şimdi dümdüz. Ara sıra ağrılar yaşıyorum o kadar. 1 hafta tuvalete dahi kalkmadan sırt üstü yattım, ayağıma( tam hatırlamasamda) 10-15 kg ağırlık taktılar, evet resmen çivilerle taktılar ağırlıkları. Çektiğim acıları nasıl anlatırım bilemiyorum ama anlatabileceğim şey bu zor günlerimde hep kardeşlerim yanımda oldu. Sabahlara kadar başucumda bekleyip, masajlar yaptılar, ağzıma beslediler, gözyaşlarımı sildiler, dualar okudular,bir ağrı kesici iğne için hemşirelerle, doktorla rla( haksız olduklarını bile bile) tartıştılar mücadele ettiler. Bir taraftan abim(eşimin kardeşi) resmi işler peşinde koşturdu, polisle ayrı karşı tarafla ayrı görüşmeler yaptı. 7 aylık kızımın hasretine dayanamadığım içinı 1 saatlik mesafeden gün aşırı bana taşıdı. Yavrumu görmem için koklamam için, biraz olsun hasretimi dindirmek için gün aşırı kızımı bana getirdi.Kardeşlerimiz olmas eşim hangi birine yetişirdi , hangi işin başında olur hangi işin ucundan tutabilirdi bilmiyoruz. 2 hafta hastanede kaldım eşim her gece yanımdaydı. Yanımda olmadığı kısa sürelerde de hep kardeşlerim başımda oldu. 6 ay değneklerle yaşadım bunun üç ayı ayağımın üzerine basamadan geçti.Evime baktılar,çocuğuma baktılar. Yemek, içmek, temizlik...  herşey ellerinden geçti. Kardeşlerimiz 6 ay boyunca Maddi ve manevi olarak o kadar büyük destek oldular ki bize; dünyayı bağışlasak borcumuzu ödeyemeyiz. Sevim, Safiye, Şukran ve Erdal abim ve tabiki eşleri... ailelerimiz. Allah hepsinden razı olsun. Dilerim çocuklarımızda bizim kardeşlerimiz gibi kardeş olsun. Kardeşliğin karın deşmek değil; bir karında yaşamış olmak olduğunu, aynı candan kopmak olduğunu, ayrı gayrı olamayacağını, herşeyden çok sevmek olduğunu bilsinler anlasınlar dilerim.
         Şimdi kızım 6,5 yaşında oğlum 2,5 çok eğlendikleri ve birbirlerini sevdikleri her hallerinden belli. Eşim veya ben birinden birine kızmaya kalktığımızda diğeri hemen kardeşini korumaya geçiyor, birbirlerine söz söyletmiyorlar, ara sıra atışmalar bağrışmalar olmuyor değil tabiki ama bu da kardeşliğin tuzu biberi sanırım.Annemin de dediği gibi “iki kaşık bile yanyana durunca ses çıkarmadan olmuyor.” İnsanlar da birlikte oldukları sürece her türlüsünü görür ve yaşar. Her ilişkide acıları paylaşıp azaltmak, tatlıları paylaşıp kat kat arttırmak esastır. Evlilik gibi arkadaşlık gibi dostluk gibi kardeşlikte paylaşmak demektir. En kötü gününüz mutlulukları paylaşarak kahkahalarla dolu olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkürler.