11 Ekim 2013 Cuma

YÜKSEK TİTREŞİMLİ RENKLER – Laura Bruno


YÜKSEK TİTREŞİMLİ RENKLER – Laura Bruno



İnanın ya da inanmayın, tüm renkler (hatta kırmızı, siyah, kahverengi ve gri) yüksek titreşimler taşırlar. Bu sadece bakış açınıza bağlıdır. Bir çok kişi Siyah hakkında “olumsuz” bir renk olduğunu düşünür, aslında o tüm renkleri içerir. Hiç şüphe yok ki siyah yoğun enerji sunar ancak aşağıya çeken yerine kucaklayan renk olarak düşünmelisiniz. Zaman zaman, siyahı kötü olarak algılarız bunun sebebi bizim sonuçlara çok yakın ya da bağlı olmamızdır. Öncelikle geri adım atın ve güzelliğiyle tanışmak isteyin. Birliğin farkındalığından yaklaşıldığında siyah, karanlıkla çevrelenmiş başkalaşımların bir fırsatı, kutsal boşluk ve tüm bunların derin gizemi olarak gelir.



Gri, hiçbirşeyin sadece siyah ya da beyaz olmadığını hatırlatır bize. Belki de herhangi bir renkten daha fazla griden korkarız çünkü ikiliğin “apaçık” dünyasının ötesine taşımak için bize meydan okur. Gri bizi alacakaranlık saatine alır, kayan şekiller ve formların altında yatan akışkanlığı açığa çıkartır. Dünya gezegenini ilk defa yaşanabilir yapan, nem taşıyan, yaklaşan sis veya karanlık gökyüzündeki, sulu güçtür. Gri; bulutların arasından günışığının akışını gördüğümüzde, o büyülü anların vaadini verir.



Kahverengi, daha çok aura üzerinde bir leke ya da bulut olarak anlaşılabilir, ayrıca ışığın gücünü tutar. Pek çok tohumun kahverenginin tonlarında oluştuğunu düşünün. Bu kilit, sonunda aktif, büyüyen hayata patlayan yaşam gücü enerjsidir. Güneşe maruz kalınca insan derisi, pek çok ağaç kabuğu, çikolata gibi nemli zengin toprak, kahverengidir. Kahverengi bizi dünya enerjisine bağlar ve tüm hayatımızı sürdüren gizli güç olduğunu hatırlatır.



Kırmızı, sık sık taç çakranın beyazı ya da moruyla zıtlaşan kök çakranın rengidir. Bazen insanlar bir aurayı mor ya da mavi gördükleri ölçüde “iyi ya da kötü” olarak okurlar. Yine, bakış açımız renkler hakkında karar verdirir ve doğruluğunu zayıflatır. Kırmızı bizi dünyaya çapalar ve insan formumuzu korurken yüksek manevi boyutlara genişlememize izin verir. Güçlü kökler olmadan, maksimum ruhsal gelişimimizi sürdüremeyiz. Beyazın, tüm renklerin birleşiminden; morun, mavi ve kırmızının (üçüncü göz ve boğaz ile kök çakranın) karışımından geldiğini hatırlayın.



İşte “Sessizlik Sen Olur” filminden tüm zamanların en sevdiğim sözü:

“Beyaz ışık siyahın boşluğu ile buluştuğunda, gri olmaz. Evrenin tüm rekleri yapar.”



“Düşük titreşimli renklerle” karşılaştığınızda kendi beyaz ışığınızı yakın ve sonra tekrar bakın. Daha çok gökkuşağı yakalayacağınızı garanti ediyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkürler.