Kanola yağı hakkında 2 farklı görüş savunulmaktadır. Her 2 fikride anladıktan sonra kullanıp kullanmamanız sizin tercihiniz.
Kanola yağını desteklemeyen yorumlar: Kanola yağı, kolza bitkisinin genetiği değiştirilmesi sonucu elde edildiğinden büyük zararlarının olabileceği savunuluyor. Hatta genetiği değiştirilmiş gıdalar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda bu tarz besinler ile beslenen canlılarda büyük problemler oluştuğu gözleniyor. Dünyanın birçok ülkesinde genetiği değiştirilmiş gıdaların üretimi ve satışı yasaklanmış durumda. Etkileri hemen görülmesede yıllar geçtikten sonra çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Aslında ülkemiz yağ konusunda bu kadar zenginken kanola yağına yönelmek çokta mantıklı gelmiyor.
Kanola yağını destekleyen yorumlar:
Konola yağı ilk olarak Kanada’da üretilemeye başlandı ve daha sonra avantajlarının öğrenilmesiyle beraber diğer ülkelerde bu yağın üretimine başlamaya karar verdiler.
Konola yağı hakkında birçok insan yanlış bilgi ediniyor. Bu yanlış bilgilerin başında konola yağının tüketimi sunucunda; kalp hastalıkları, amfizem solunum sıkıntıları, kansızlık, kabızlık, aşırı duyarlılık, körlük, böbrek üstü ve tiroid bezlerinin yağlı dejenerasyonu gibi birçok ciddi rahatsızlığın görülebileceği düşünülüyor. Bu tür düşüncelerin nedeni konola yağının hammaddesi olan kolza bitkisinden kaynaklanmaktadır. Eskilere bakıldığında kolza bitkisinden elde edilen konola yağının makinelerde kullanıldığı görülüyor. Bu yağ içersindeki erosik asit oranının çok yüksek düzeylerde oluşu yukarıdaki rahatsızlıkların meydana gelmesinde birinci faktördür. Fakat şuanda marketlerde satılan konola yağları, kolza bitkisinin hibritleme yoluyla erosik asit oranının elemine edildiği bitkilerden elde edilen yağlardır. Yani kolza bitkisi olumsuz etkileri(erosik asit) ortadan kaldırılarak insanların tüketebileceği sağlıklı bir ürüne dönüştürülmüştür. Şuanda satışa sunulan konola yağlarındaki erosik asit oranı %40 tan %0.1 oranlarına kadar düşürülmüştür. Böyle düşük bir oran insan sağlığını tehdit edebilecek bir düzeyde değildir.
Konola yağındaki doymuş yağ oranına bakıldığında oranın %7 civarında olduğu görülüyor. Bu oran zeytinyağında %15, ayçiçeği yağında ise %12 olduğu tespit edilmiştir. Konola yağının böylesine düşük doymuş yağ oranına sahip olması ve omega-3 yağ asiti içermesi insan sağlığını olumlu yönde etkiliyor. Konola yağı doymamış yağ oranı konusunda zeytin yağından hemen sonra gelişi ise konola yağının, zeytin yağına bir alternatif olarak görülmesine neden oluyor. Tekli doymamış yağ oranı zeytinyağında %73, konola yağında ise %63 civarındadır. Konola yağının yüksek oranda tekli doymamış yağ oranı içermesi bu yağın kandaki kötü kolesterolü(LDL) engellemesini sağlamaktadır.
Konola yağının kısa sürede çok fazla tutulmasının nedenlerinden biride ayçiçek yağına göre daha yüksek ısıya dayanıklı oluşudur. Bu özelliği konola yağını kızartma işlemlerinde kullanılmasını sağlamakta ve kızartma sonrası yağdaki olumsuz tat değişikliklerini engellemektedir.
Kanola yağını tüketip tüketmemek sizin elinizde, genetiği değiştirilmiş gıdaların tüketilmesine büyük tepkiler devam ediyor. Bu durumda kanola yağ yerine zeytinyağı veya ayçiçek yağı tüketilmesinde yarar var.
Kanola yağını desteklemeyen yorumlar: Kanola yağı, kolza bitkisinin genetiği değiştirilmesi sonucu elde edildiğinden büyük zararlarının olabileceği savunuluyor. Hatta genetiği değiştirilmiş gıdalar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda bu tarz besinler ile beslenen canlılarda büyük problemler oluştuğu gözleniyor. Dünyanın birçok ülkesinde genetiği değiştirilmiş gıdaların üretimi ve satışı yasaklanmış durumda. Etkileri hemen görülmesede yıllar geçtikten sonra çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Aslında ülkemiz yağ konusunda bu kadar zenginken kanola yağına yönelmek çokta mantıklı gelmiyor.
Kanola yağını destekleyen yorumlar:
Konola yağı ilk olarak Kanada’da üretilemeye başlandı ve daha sonra avantajlarının öğrenilmesiyle beraber diğer ülkelerde bu yağın üretimine başlamaya karar verdiler.
Konola yağı hakkında birçok insan yanlış bilgi ediniyor. Bu yanlış bilgilerin başında konola yağının tüketimi sunucunda; kalp hastalıkları, amfizem solunum sıkıntıları, kansızlık, kabızlık, aşırı duyarlılık, körlük, böbrek üstü ve tiroid bezlerinin yağlı dejenerasyonu gibi birçok ciddi rahatsızlığın görülebileceği düşünülüyor. Bu tür düşüncelerin nedeni konola yağının hammaddesi olan kolza bitkisinden kaynaklanmaktadır. Eskilere bakıldığında kolza bitkisinden elde edilen konola yağının makinelerde kullanıldığı görülüyor. Bu yağ içersindeki erosik asit oranının çok yüksek düzeylerde oluşu yukarıdaki rahatsızlıkların meydana gelmesinde birinci faktördür. Fakat şuanda marketlerde satılan konola yağları, kolza bitkisinin hibritleme yoluyla erosik asit oranının elemine edildiği bitkilerden elde edilen yağlardır. Yani kolza bitkisi olumsuz etkileri(erosik asit) ortadan kaldırılarak insanların tüketebileceği sağlıklı bir ürüne dönüştürülmüştür. Şuanda satışa sunulan konola yağlarındaki erosik asit oranı %40 tan %0.1 oranlarına kadar düşürülmüştür. Böyle düşük bir oran insan sağlığını tehdit edebilecek bir düzeyde değildir.
Konola yağındaki doymuş yağ oranına bakıldığında oranın %7 civarında olduğu görülüyor. Bu oran zeytinyağında %15, ayçiçeği yağında ise %12 olduğu tespit edilmiştir. Konola yağının böylesine düşük doymuş yağ oranına sahip olması ve omega-3 yağ asiti içermesi insan sağlığını olumlu yönde etkiliyor. Konola yağı doymamış yağ oranı konusunda zeytin yağından hemen sonra gelişi ise konola yağının, zeytin yağına bir alternatif olarak görülmesine neden oluyor. Tekli doymamış yağ oranı zeytinyağında %73, konola yağında ise %63 civarındadır. Konola yağının yüksek oranda tekli doymamış yağ oranı içermesi bu yağın kandaki kötü kolesterolü(LDL) engellemesini sağlamaktadır.
Konola yağının kısa sürede çok fazla tutulmasının nedenlerinden biride ayçiçek yağına göre daha yüksek ısıya dayanıklı oluşudur. Bu özelliği konola yağını kızartma işlemlerinde kullanılmasını sağlamakta ve kızartma sonrası yağdaki olumsuz tat değişikliklerini engellemektedir.
Kanola yağını tüketip tüketmemek sizin elinizde, genetiği değiştirilmiş gıdaların tüketilmesine büyük tepkiler devam ediyor. Bu durumda kanola yağ yerine zeytinyağı veya ayçiçek yağı tüketilmesinde yarar var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkürler.